Bölgedeki İletişim Kopukluğu ve Efsaneler
İletişim kopuklukları, ilk kez 1966 yılında bir petrol şirketi yöneticisi tarafından rapor edilmiştir. O tarihten bu yana, radyo dalgalarının iletilemediği ve cihazların işlevsiz kaldığı bu bölge, çok sayıda meteor düşmesi ve atmosferik sapmalarla gündemde kalmaya devam etmektedir. Bilim insanları, bu fiziki değişimleri manyetik cevher birikimi ve topografik özelliklerle açıklamaya çalışmaktadır.
Amerikan Roketinin Rotadan Sapması Sansasyon Yaratmıştı
11 Temmuz 1970’te, ABD’nin Utah eyaletindeki Green River Üssü’nden fırlatılan yedi tonluk Athena araştırma roketi, beklenen rota yerine Meksika’daki bu bölgeye düştü. Üst atmosferi incelemek için fırlatılan ancak “Sessizlik Bölgesi”ne düşen roketin yarattığı olay, uluslararası boyutta büyük bir merak uyandırdı. Yapılan incelemelerde, roketin düşüş noktasında devasa bir çukur oluştuğu ve cihazların tamamen devre dışı kaldığı belgelenmiştir.
Uzmanlar, bölgedeki sinyal kesintilerinin temel nedenlerinden biri olarak, topraktaki yüksek manyetit konsantrasyonunu işaret etmektedir. Doğal olarak oluşan bu manyetik demir cevherinin radyo sinyallerini emebileceği veya saptırabileceği bilinmektedir. 20. yüzyıl boyunca bölgeye düşen çok sayıda meteorun, topraktaki manyetik özelliklerin değişmesinde ve elektromanyetik anomalilerin artmasında etkili olduğu düşünülmektedir.
Issız Coğrafyada UFO İddiaları
Bilimsel verilere rağmen, Sessizlik Bölgesi, dünya genelindeki UFO araştırmacıları ve meraklıları için popüler bir merkez haline gelmiştir. Bölge halkı tarafından “zoneros” olarak adlandırılan ziyaretçiler, açıklanamayan ışıklar ve tanımlanamayan uçan cisim ihbarlarıyla bölgeyi ziyaret etmeye devam etmektedir. Araştırmacılar, bölgenin aşırı ıssız olmasının ve geniş yüzölçümünün iletişim güvenilirliğini olumsuz etkileyen doğal bir faktör olduğunu vurgulamaktadır.