Bölgedeki evler, ilginç bir biçimde neredeyse tamamen taşlardan ve harç kullanılmadan inşa edilmiştir. Bu yapılar, zorlu doğa koşullarına rağmen ayakta kalmayı başarmaktadır.
Yerleşim, özellikle Igatu olarak bilinen taş köy ile özdeşleşmektedir. Bugün ‘taş şehir’ olarak anılan bu bölge, geçmişte yoğun bir insan hareketliliğine tanıklık etmiştir.
9 BİN MADENCİ AYNI BÖLGEDE YAŞADI
19. yüzyılda başlayan elmas keşifleri, bölgedeki göçü tetikledi ve kısa sürede binlerce madenci bölgeye akın etti.
Bu taş yerleşiminde en yoğun döneminde yaklaşık 9 bin kişinin yaşadığı belirtilmektedir. Bu durum, bölgenin önemli bir ekonomik merkez haline geldiğinin göstergesidir.
ELMAS ÇILGINLIĞI HER ŞEYİ DEĞİŞTİRDİ
1840’lı yıllarda bölgede elmas bulunmasıyla Chapada Diamantina cazibe merkezi haline geldi. Ülkenin dört bir yanından gelen insanlar, nehir yataklarında ve dağlık alanlarda değerli taş aramaya girişti.
Bu süreçte geçici kamplar, hızla kalıcı yerleşimlere dönüştü ve taş yapılar inşa edilmeye başlandı.

ZENGİNLİK KISA SÜRDÜ
Ancak elmas rezervlerinin azalması ve dünyanın farklı bölgelerinde yeni kaynakların keşfi ile birlikte bölgedeki hareketlilik zamanla azalmıştır. Özellikle Güney Afrika’daki elmas keşifleri sonrasında, ekonomik cazibe büyük ölçüde ortadan kalkmış, bu da bir zamanlar kalabalık olan yerleşimlerin terk edilmesine yol açmıştır.