Japonya’nın en büyük adaları olan Honşu ve Hokkaido’yu deniz altında birbirine bağlayan Seikan Tüneli, mevcut zorluklar ve uluslararası ulaşım sistemlerindeki değişimlerle birlikte teknik başarısıyla dikkat çekiyor.
FELAKETTEN İNŞAATA GİDEN YOL
1920’li yılların sonlarında temelleri atılan projeyi hızlandıran olay, 1954 yılında Tsugaru Boğazı’nda beş feribotun batması oldu. Bu trajedi, adalar arası ulaşımın güvenliğini sorgulattı ve daha önce 1940’larda başlayan fizibilite çalışmaları, 1964 yılında inşaat aşamasına geçirildi.
15 YILLIK ÇALIŞMA YAPILDI, 34 İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ
Bölgenin deprem ve tsunami kuşağında oluşu, inşaat sürecinde büyük zorluklar yaşanmasına sebep oldu. Tünelin volkanik kayalar arasındaki inşası sırasında mühendisler, yüksek su basıncına dayanıklı çözümler geliştirmek zorunda kaldı. 15 yılı aşkın sürede yaşanan su baskınları ve göçüklerde toplamda 34 işçi yaşamını yitirdi.
53 KİLOMETRE UZUNLUĞUNDA
13 Mart 1988’de hizmete açılan Seikan Tüneli, toplam maliyeti 1,1 trilyon yen ile planlanmış bütçenin 12 katına mal oldu. Teknik özellikleri arasında:
Toplam Uzunluk: 53,8 kilometre (33,4 mil).
Su Altı Bölümü: 23,3 kilometre (14,5 mil) ile dünyanın en uzun deniz altı tüneli.
İçerik: İki istasyon binası ve turistik denizaltı turları içermektedir.
ULAŞIM ALIŞKANLIKLARI DEĞİŞTİ
Tünelin tamamlandığı dönemde ulaşım dinamikleri büyük değişim yaşadı. Proje başlangıcında ana rakip feribotlar olsa da, açılışla birlikte hava yolu taşımacılığı öne çıktı. Günümüzde Tokyo ile Şin-Hakodate-Hokuto arasında 4 saatlik tren yolculuğu, maliyet ve süre açısından uçak yolculuğunun gerisinde kalıyor.
GÜNDE 50 TREN GEÇİYOR
Günde yaklaşık 50 trenin geçtiği tünel, yolcu sayısının beklenenin altında kalmasına rağmen adalar arası gıda sevkiyatı için önemli bir lojistik hat işlevini sürdürüyor.