Pekin, Orta Doğu’daki savaşın etkisiyle ham petrol fiyatlarının yükselmesi üzerine stratejik bir hamleyle vites yükseltti. Çinli araştırmacılar, Nazi Almanyası’nın askeri ekonomisini sürdüren “Fischer-Tropsch” sürecini geliştirerek kömürü plastik ve kimyasalların ana hammaddesi haline getirdi. Tarihsel olarak çevresel etkileri nedeniyle eleştirilen bu süreç, Pekin Üniversitesi’nin yenilikçi çalışmalarıyla modernize edildi.
Katalitik işlemlere entegre edilen metil bromür, karbondioksit emisyonlarını %30’dan %1’in altına indirerek çevre dostu bir alternatif sunuyor. Bu teknoloji, kömürü doğrudan olefinlere dönüştürerek Çin’in petrokimya sektöründeki rekabet gücünü artırıyor.
PETROL ÇÖKERKEN KÖMÜR YÜKSELİYOR
İran’daki çatışmalar ham petrol fiyatlarını artırırken, Çin’in zengin kömür rezervleri ülkeyi kriz döneminde bir sığınak haline getiriyor. 2025 yılına kadar, Çin’in kimya sanayisinde kullandığı kömür miktarı, ABD’nin yıllık toplam kömür tüketimini geçmesi bekleniyor.
Çin’in 15. Beş Yıllık Planı, uluslararası “karbon azaltma” taahhütlerinden ziyade “ulusal güvenliği” önceliyor. Pekin, deniz yollarındaki güvenlik sorunlarını ve batı etkisini en aza indirmek amacıyla sanayisini tamamen yerli kömür kaynaklarına dayandırmayı hedefliyor. 2030 yılına kadar Çin’in gelişmiş malzeme ve kimyasallarda %85 oranında kendi kendine yeterliliğe ulaşması öngörülüyor.
Öte yandan, iç pazarın talep edemediği büyük üretim fazlası, “agresif fiyatlarla” küresel piyasalara sunuluyor. 2025 yılında Çin’in ticaret fazlasının 1,2 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. MERICS raporuna göre, bu düşük fiyat politikası Avrupa Birliği’nde günlük olarak yaklaşık 500 imalat işinin kaybına yol açıyor.