İspanya, yemek kültürü ile dikkat çekiyor. Chris Brown, ülkenin gastronomik zenginliklerini tarif ederken, “Sokak lezzetlerinden ünlü restoranlara kadar İspanyol mutfağı hiç hayal kırıklığına uğratmıyor” diyor. Favori lezzetleri arasında Bask bölgesine özgü küçük atıştırmalıklar olan Pintxos, zeytin, ançüez ve biberden yapılan Hildas ile Padron biberlerinin sunulduğu Pimientos de Padrón bulunuyor.
TARİH VE MİMARİ BÜYÜLEYİCİ
Brown’ın etkilendiği tarihi yapılar arasında Granada’daki Elhamra Sarayı öne çıkıyor. Özellikle “Abencerrajlar Salonu”ndaki “fısıltı galerisi” Brown’ı büyülüyor. Ayrıca, Madrid’deki Reina Sofia Müzesi’nde Picasso’nun ünlü “Guernica” tablosunu görmeyi öneriyor. Bask bölgesindeki Gernika Barış Müzesi de ziyaret edilmesi gereken duraklar arasında.
FESTİVALLER BİR BAŞKA
İspanya, yıl boyunca her şehirde ve kasabada düzenlenen festivallerle dolup taşıyor. Brown’ın en sevdiği festival, her yıl Mayıs ayında Jerez de la Frontera’da gerçekleştirilen La Feria del Caballo. At, dans, yemek ve eğlencenin bir araya geldiği bu festival oldukça ilgi çekici. Ayrıca, Valencia’daki Las Fallas, dev ahşap ve kâğıt heykellerin şehrin dört bir yanına yerleştirildiği ve sonrasında ateşe verildiği muhteşem bir etkinlik olarak anılıyor.
ULAŞIM KOLAY VE UCUZ
Chris, İspanya’nın metro ve otobüs ağının turistler için son derece pratik olduğunu belirtiyor: “Valensiya’da sahile gitmek, oradan da Bilim ve Sanat Şehri’ne ulaşmak son derece kolaydı. Kapıdan kapıya sorunsuz bir yolculuktu.” Tek yön otobüs biletlerinin bazen 1,50 euro olması büyük bir avantaj sağlıyor.
EN SEVDİĞİ ŞEHİR SEVİLLA
Brown’a göre İspanya’nın en özel şehri Sevilla. “Flamenko, sokak sanatı, meydanlar, mimari… Ama en çok da insanların sıcaklığı. Bir kafede yarım saat oturayım, mutlaka yeni arkadaşlarla kalkarım.” ifadeleriyle şehre olan hayranlığını dile getiriyor.