Atacama Çölü, Şili’nin doğal güzelliklerinin ötesinde, küresel tekstil israfının sembolik bir yeri haline geldi. İthalat ve ihracat fazlası kıyafetler, bu benzersiz çölü doldurarak ciddi bir çevre sorununa yol açıyor. Son yıllarda buraya ulaşan tonlarca giyim eşyası, çölün ortasında devasa kıyafet dağları oluşturarak ciddi çevresel etkiler yaratıyor.
KOCA BİR SEKTÖRÜN ÇÖPÜ ORADA
Şili, yalnızca doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda Atacama Çölü’nde biriken devasa giysi yığınlarıyla da anılmaya başladı. Bu durum, bölgenin estetik değerinin çok ötesinde bir tahribat yaratıyor.
TEK LİMAN TONLARCA ATIK
Iquique Limanı, dünya çapında tekstil trafiğinin kilit noktası olarak işlev görüyor. Tüm dünya tarafından gönderilen yaklaşık 59 bin ton ikinci el veya satılmamış kıyafet bu noktaya ulaşıyor. Ancak bunların en az 39 bin tonu, satışı gerçekleşmediği için doğrudan Atacama Çölü’ne atılmakta. ABD, Avrupa ve Asya’dan gelen bu kıyafetler, sadece israf edilmek için burada toplanıyor.
FAYDALANANLAR DA VAR
Birleşmiş Milletler’in 2019’da yayımladığı bir rapor, moda endüstrisinin dünya genelindeki su israfının yüzde 20’sinden sorumlu olduğunu göstermekte. Bir kot pantolonun üretimi için kullanılan 7 bin 500 litre su, bu krizin boyutlarını gözler önüne seriyor. Moda sektörü ayrıca küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 8’ini oluşturuyor; her saniye bir çöp kamyonu dolusu tekstil ürünü ya gömülmekte ya da yakılmaktadır.
Şili’deki giysi yığınlarından bazı kişiler faydalanmakta. 300 bin kişilik nüfusun yaşadığı bölgede yoksul insanlar, ihtiyaç duydukları veya satabilecekleri ürünleri buralardan temin ediyor.
İSRAF ÜSTÜNE İSRAF YAPIYORLAR
Moda sektörünün ham madde ihtiyacı, su kaynaklarının kurumasına yol açarken, aynı zamanda üretilen kıyafetlerin büyük bir kısmı yakılarak yok ediliyor. Yılda 39 ton kıyafetin imha edildiği Atacama Çölü, bu bağlamda bir israf alanı haline geldi. Bu durum, sürdürülebilirlik ve kaynakların korunması adına ciddi sorunlar barındırıyor.