Alman Frankfurter Allgemeine gazetesi, Almanya ile Türkiye arasında vize serbestisi konusundaki müzakerelerin, ne Berlin’in ne de Ankara’nın öncelikleri arasında yer almadığını bildirdi. Bu durum, Türkler hakkında genel bir olumsuz yargıdan kaynaklanmıyor; zira Almanya, nitelikli Türk iş gücünü ülkesinde görmek istiyor.
500 bin dolardan fazla ihracat gerçekleştiren Türk iş insanları, akademisyenler, devlet memurları ve avukatlardan bazıları, yeşil pasaport sahibi olarak Avrupa’ya kolayca giriş yapabiliyor. Bu süreç, gerekli belgelerle oldukça basit hale gelmiş durumda.
Avrupa, Türkiye’den istediği kişileri kabul ederken, istemedikleri ise vize başvurularında aylarca beklemek zorunda kalıyor ve çoğu kez olumsuz yanıt alıyor.
VİZE KRİZİ, NORMAL VATANDAŞ İÇİN
Gazete, Avrupa ve Türkiye arasındaki vize krizinin esasen sadece sıradan vatandaşlar için geçerli olduğunu belirtiyor. Avrupa Birliği ülkeleri, Türkiye’deki yeşil pasaportların sayısı hakkında bilgi sahibi değil ve bu konuda Türkiye’ye yönelttikleri sorular yanıtlanmamış durumda.
Diplomat çevrelerinden aktarılan bilgilere göre, AB içinde bu konuda belirsizlik sürüyor. Avrupa Birliği Delegasyonu Başkan Yardımcısı Jurgis Vilčinskas, birliğin, Türk makamlarının yeşil pasaportların sayısı ve veriliş koşullarına dair şeffaflık talebine önem verdiğini vurguladı.
Aynı yaklaşım, meslek gruplarının genişletilmesine dair öneriler için de geçerli. Sayıları giderek artan meslek grupları, yeşil pasaport edinmek için başvuruda bulunuyor. Mühendisler, mimarlar, gazeteciler, öğretmenler, kamyon şoförleri ve muhtarlar, bu konuda taleplerde bulunuyor. 2024 yılında 16 yeni başvuru yapılmasına rağmen süreçte ilerleme kaydedilmiş değil.
HERŞEY ANKARA’NIN İSTEDİĞİ GİBİ
Habere göre Türkiye, “seçilmiş elitlerin vizesiz seyahat hakkını korumak amacıyla” yeni önlemler alıyor. Ekrem İmamoğlu’nun eşinin pasaportunun iptal edilmesi de bu durumu doğruluyor. Ankara, Avrupa’ya kimlerin çıkabileceğine karar verme yetkisini elinde tutuyor.
Teorik olarak, yeşil pasaportları kabul eden ülkeler diledikleri zaman onaylarını geri çekebilir. Ancak Kıbrıs dışında, henüz hiçbir Avrupa Birliği ülkesi bu yola başvurmamıştır. Çünkü Avrupa, yeşil pasaport sahipleri ile ilgili büyük bir sorun yaşamaksızın bu kişileri kabul edebilmekte ve normal pasaport sahiplerini geri çevirmek suretiyle konsolosluk yüklerini hafifletmektedir.
İlave olarak Türkiye, böylece Avrupa ile yakın kalmakta ancak Avrupa standartlarına uymak zorunda kalmamaktadır. Yeşil pasaport uygulaması, Türkiye’nin “bir ayağı Avrupa’da, bir ayağı dışında” olmasını sağlamaktadır.