Belce Örü Erçin
Türkiye ekonomisi, yüksek enflasyon, yüksek faiz ve çalışan yoksulluğu gibi ciddi sorunlarla boğuşurken, siyasi krizler çözümü daha da zorlaştırıyor. İktidarın ekonomik ve siyasi hamlelerinin sonuçları, vatandaşa kesilen faturaların her geçen gün artmasıyla kendini gösteriyor. CHP’ye verilen mutlak butlan kararı, bu karmaşayı derinleştirdi. Prof. Dr. Veysel Ulusoy, bu durumun ekonomik etkileriyle ilgili olarak, “10 milyar dolar satıldı ama onun fırsat maliyeti yıllarca halkın omuzlarında olacak” değerlendirmesinde bulundu.
‘ÇATIR ÇUTUR YAKIYOR’
Dr. Cüneyt Akman, mutlak butlan kararını bir iç şok olarak nitelendirerek, son piyasa hareketleri hakkında, “Resmen açıklanmadı ama haberlere yansıdığına göre Varlık Fonu devreye girdi ve alım yaparak borsayı yükseltti. Bu sürdürülebilir bir hareket değil. Para yakarak dövizi tutmak da kısa vadeli bir çare. Türkiye’de enflasyon yüzde 30’ların üzerinde. TL, aşırı değerlenmeye doğru gidiyor, cari açık ise rekor kırıyor.” dedi.
Ekonomi yönetiminin sıcak para çekmek için yurt dışında çare arayışında olduğu belirtilirken, Türkiye’nin net Uluslararası Yatırım Pozisyonu, 2026 yılı Mart ayı itibarıyla 360.8 milyar dolar açık verdi. Ayrıca Türkiye, yüzde 37 politika faiz oranı ile dünyada Venezuela’dan sonrası en yüksek faizi veren ikinci ülke durumunda. Akman, “Yabancı tefecilere kazanç sağlıyorsun ve reserve yakıyorsun, halk yoksullaşıyor. Net uluslararası yatırım pozisyonu Türkiye’nin gerçek durumunu gösterir. Türkiye’nin son üç aydaki açığı 28 milyar dolarla daha da arttı.” ifadelerini kullandı.
‘Bu kumarhane düzenidir’
Ekonomist İnan Mutlu, “Birçok çevrenin mutlak butlan kararından önceden haberdar olduğu anlaşılıyor. Deneyimlerimizden biliyoruz ki bazı kişiler borsa ve döviz üzerinden ciddi vurgunlar yapıyor. Bu kumarhane düzeni, milyonlarca insanın kıt birikimini yok ediyor.” şeklinde eleştiride bulundu.
Yazık değil mi vatandaşa?
Finansal piyasalar uzmanı İris Cibre, “Ülke ekonomisi, ocaktan beri süregelen kırılganlık içindeydi ve savaşla daha da sarsıldı, butlanla daha da kötüleşecek. Şu an, carry koşa koşa kaçarken, menkul kıymet ya da doğrudan yatırım gelmezken, ihtiyaç nereden karşılanacak? Rezervler ne kadar yeterli olacak? Yazık değil mi vatandaşa?” diye sordu.