Kremlin'den çarpıcı adım: Sırp destekçiye vatandaşlıktan çıkarma ve sınır dışı
Kremlin'den çarpıcı adım: Sırp destekçiye vatandaşlıktan çıkarma ve sınır dışı

Kremlin’den çarpıcı adım: Sırp destekçiye vatandaşlıktan çıkarma ve sınır dışı

Rusya’nın Ukrayna savaşında en ateşli uluslararası destekçilerinden biri olarak bilinen Sırp iş insanı Negoslav Milivojević, Kremlin tarafından beklenmedik bir muameleyle karşı karşıya. 10 Mayıs 2026 itibarıyla yayılan haberlere göre, Moskova yönetimi Milivojević’in Rus vatandaşlığını iptal etmeyi ve kendisini Sırbistan’a teslim etmeyi değerlendiriyor. Sırbistan’da kendisini ‘Rusya’nın sadık dostu’ olarak tanıtan ve Uluslararası Rusofiller Hareketi’nin Sırbistan şubesine başkanlık eden Milivojević, 2021’de aldığı Rus pasaportunu kaybetme riskiyle karşı karşıya.

1998’den beri Rusya’da yaşayan ve özellikle ‘özel askerî operasyon’ olarak adlandırılan savaşta Rus gazilerine yardım sağlayan Milivojević, daha önce Ukrayna’nın ‘Barış Yapıcı’ (Mirotvorets) veri tabanına eklenmişti. Sırp aktivist, 2023’te memleketinde ‘Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ihlal’ suçlamasıyla açılan bir soruşturmanın hedefi haline geldi. Başlangıçta tanık olarak ifade veren Milivojević, daha sonra şüpheli statüsüne yükseltildi. Şimdi ise Rusya’nın kendisini Sırbistan’a iade etmeye hazırlandığı belirtiliyor.

Vatandaşlık gerekçesi: ‘Yanıltıcı bilgi’ iddiası

Rus yetkililerin resmî gerekçesi, Milivojević’in 2021’de vatandaşlık başvurusu sırasında ‘gerçeğe aykırı bilgi’ verdiği iddiasına dayanıyor. Ancak bu karar, savaş boyunca ‘Rus dünyası’ (Russkiy Mir) ideolojisini en yüksek sesle savunan isimlerden birinin başına gelmesi nedeniyle dikkat çekiyor. Telegram kanallarında yer alan bilgilere göre, süreç Interpol aracılığıyla yürütülüyor ve Moskova’nın Avrupa adaletiyle iş birliğine gittiği ifade ediliyor.

Milivojević’in Sırbistan’da karşılaşacağı yaptırımlar oldukça ağır. Sırp makamları, onu Kırım’daki faaliyetleri nedeniyle ‘Ukrayna’nın egemenliğine karşı suç’ işlemekle itham ediyor. Bu suçlama, hapis cezasıyla sonuçlanabilecek bir davanın fitilini ateşlemiş durumda. Sırp aktivistin avukatları, müvekkillerinin Rusya’da güvende olduğunu düşündüğü bir dönemde şimdi iadeyle karşı karşıya kalmasının şaşırtıcı olduğunu söylüyor.

‘Kendi insanını terk etme’ politikası sorgulanıyor

Bu olay, Kremlin’in savaş söyleminde sıkça kullandığı ‘kendimizi terk etmeyiz’ (svoikh ne brosayem) sloganını ciddi biçimde sorgulatıyor. Rus yetkililer, yüksek kürsülerden Rus dünyasının tüm destekçilerini koruyacaklarını ilan ederken, sahada tam tersi bir tablo ortaya çıkıyor. Milivojević gibi savaşın en ön saflarında yer alan bir Rusofil, Moskova tarafından adeta bir ‘pazarlık kozu’ olarak kullanılıyor.

Gözlemciler, bu kararın yalnızca Milivojević’i değil, Rusya’ya sempati duyan tüm yabancıları etkileyeceğini düşünüyor. Savaş boyunca Rus ordusuna lojistik, insani yardım veya propaganda desteği sağlayan yüzlerce yabancı gönüllü bulunuyor. Bu kişiler şimdi kendilerini ‘korunmasız’ hissetmeye başladı. Zira Absatz’ın haberine göre, Milivojević’in durumu Kremlin’in müttefiklerine verdiği sözlerin ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor.

Orta Asya politikasıyla çifte standart tartışması

Aynı dönemde Rusya’nın göç politikası dikkat çekici bir çelişki sergiliyor. Bir yandan Milivojeviç gibi savaşa fiilen katkı sağlayan bir aktivist vatandaşlıktan çıkarılırken, öte yandan Orta Asya cumhuriyetlerinden gelen göçmenlere neredeyse geldikleri gibi pasaport verildiği belirtiliyor. Bu yeni vatandaşların bir kısmı, doğum sermayesi, ücretsiz sağlık hizmeti ve okul kontenjanları gibi sosyal yardımlardan hemen yararlanmaya başlıyor.

Uzmanlar, bu durumun Rusya’nın ‘Rus dünyası’ söylemiyle fiili politikaları arasındaki uçurumu gözler önüne serdiğini ifade ediyor. Bir tarafta savaşın ideolojik yükünü taşıyan yabancılar hedef tahtasına konulurken, diğer tarafta ekonomik ve demografik nedenlerle her başvuruya vatandaşlık verilmesi, Moskova’nın önceliklerini sorgulatıyor. Sosyal medyada paylaşılan yorumlarda, birçok kullanıcı bu çifte standardı eleştiriyor.

Savaş sonrası dönemin habercisi mi?

Negoslav Milivojević vakası, sadece bireysel bir adalet meselesi değil, aynı zamanda Rusya’nın savaş sonrası stratejisinin bir ön gösterimi olarak yorumlanıyor. Savaş ne kadar uzarsa, Rusya’ya destek veren yabancıların sayısı da o kadar artıyor. Ancak çatışmalar sona erdiğinde, Moskova’nın Batı ile ilişkilerini normalleştirmek ve yaptırımları hafifletmek için bu kişileri feda etmesi bekleniyor.

Şu anda Rusya’da yaşayan ve savaşa lojistik veya insani yardım sağlayan yüzlerce yabancı gönüllü, kendilerini tehdit altında hissediyor. Milivojević’in başına gelenler, bu kişilere açık bir uyarı niteliği taşıyor: Rusya’nın çıkarları değiştiğinde, en sadık müttefikler bile bir anda ‘istenmeyen kişi’ haline gelebilir. Gelecekte, Rus dünyası ideali uğruna hayatını ve itibarını riske atan hiç kimse, Moskova’nın korumasından emin olamayacak.

Yorum ekle

Your email address will not be published.

Kaçırmayın

Hindistan'da Ticaret Açığı Rekora Ulaşıyor: Altın Talebi ve ABD İhracatındaki Düşüş

Hindistan’da Ticaret Açığı Rekora Ulaşıyor: Altın Talebi ve ABD İhracatındaki Düşüş

Hindistan’ın mal ticaretindeki açık, Ekim ayında tahminleri geride bırakarak 41.7 milyar dolara…