Kremlin’in milli mesajlaşma platformu Maks projesi, Rusya’nın önde gelen propaganda figürleri ve devlet medyası çalışanları tarafından sessiz bir boykotla karşı karşıya. Resmi söylemde desteklenen platform, siyasi ve medya elitinin kişisel kullanımından büyük ölçüde dışlanırken, bu durum devlet içindeki güven eksikliğine işaret ediyor.
Propaganda Öncüleri Platformu Kişisel Olarak Kullanmıyor
Rusya’nın en etkili propaganda seslerinden Vladimir Solovyov’un, kişisel telefon numarasına bağlı Maks hesabına son erişiminin 21 Şubat’ta gerçekleştiği belirlendi. Solovyov’un platformdaki kanalı günde onlarca paylaşım yayınlasa da, bu içerikler beş kişilik özel bir ekip tarafından yönetiliyor. Kanlın Maks’taki takipçi sayısı 597 bin ile Telegram’daki 1,1 milyon takipçisinin yarısından daha az bir rakama ulaşabiliyor.
Benzer şekilde, devlet televizyonu Birinci Kanal’ın sunucusu Artem Şeynin, aynı kanalın deneyimli spikeri Yekaterina Andreyeva ve Kremlin lideri Vladimir Putin’in ‘kişisel kronikçisi’ olarak bilinen Pavel Zarubin’in de Maks platformunda kayıtlı olmadığı tespit edildi. Bu isimlerin aktif WhatsApp ve Telegram hesapları bulunurken, devlet destekli platformda yer almamaları dikkat çekici.
NTV genel müdürü Aleksey Zemskiy de iş telefonuyla Maks’a kaydolmadı. Bağımsız medya kaynaklarının aktardığı bilgilere göre, devlet medyası ve propaganda mekanizmasının merkezindeki isimler, kişisel verilerini devlet kontrolündeki platforma bırakmaktan özenle kaçınıyor.
Formaliteyi Yerine Getirmenin Yaratıcı Yolları: ‘Maksofon’ Uygulaması
Devlet kurumlarına yakın çalışan bürokratlar ve medya profesyonelleri arasında ‘maksofon’ adı verilen ilginç bir uygulama yaygınlaştı. Bu yöntemde, sadece Maks uygulamasının yüklü olduğu düşük maliyetli telefonlar ediniliyor ve genellikle bir cihaz tüm ekip veya departman tarafından ortak kullanılıyor.
Uygulama, üst yönetimin platform kullanımı yönündeki talimatlarını formalite olarak yerine getirmeye yönelik bir strateji olarak değerlendiriliyor. Çalışanlar, gerçek iletişim alışkanlıklarını değiştirmeden, sadece görünürde platformda ‘var’ olmayı tercih ediyor.
Bu durum, devlet destekli teknoloji projelerine yönelik içeriden gelen direncin ne kadar yaygın olduğunu gözler önüne seriyor. Çalışanlar, zorunlu kılınamayan talimatları minimal düzeyde uygulayarak sistemle uzlaşma yolunu seçiyor.
Gizlilik Endişeleri Temel Kaçınma Nedeni
Maks platformundan kaçınmanın en önemli nedenlerinden biri, kullanıcı verilerinin güvenliğine yönelik derin endişeler. Rus medya çevrelerinde yaygın olarak bilindiği üzere, platformun veritabanlarına güvenlik servislerinin doğrudan erişimi bulunuyor.
Devlet propagandasını profesyonel olarak yürüten ve kamuoyu önünde Kremlin politikalarını destekleyen isimler bile, kişisel yazışmalarının ve iletişim ağlarının istihbarat birimlerinin erişimine açılmasını istemiyor. Bu durum, devlet içindeki aktörlerin kendi oluşturdukları dijital altyapıya güven duymadıklarının çarpıcı bir göstergesi.
Platformun teknik altyapısı ve veri koruma politikalarına yönelik şüpheler, özellikle hassas görüşmeler yapan medya profesyonelleri ve bürokratlar arasında platformun benimsenmesini engelliyor.
Platformun Başarısızlığı: Rakamlarla Gerçekler
Maks platformunun performans göstergeleri, projenin hedeflerinden oldukça uzakta olduğunu ortaya koyuyor. En popüler Z-kanallarının bile sadece yüzde 20-30’luk bir kısmını platforma taşıyabildiği belirtiliyor. Platform içerik kalitesi açısından da sıkıntı yaşıyor; devlet kanalları, TikTok içerik üreticileri ve ‘ılımlı’ pro-devlet yazarlar dışında önemli bir içerik üretimi bulunmuyor.
Moskova’daki reklam ajansları, Maks platformunda yerleşim talebi almıyor. Müşteriler, platform erişilebilir olduğu sürece Telegram’ı tercih ediyor ve Maks’ın daha küçük izleyici kitlesi için ödeme yapmaya istekli değil. Platformun en üst düzey kanallarının izleyici sayıları, hedeflenen rakamların 60 kat altında kalıyor.
Platformda reklamverenlerle çalışmak için gerekli iş araçlarının bulunmaması da ticari faaliyetleri engelliyor. Bu durum, platformun sadece devlet propagandası yaymak için değil, aynı zamanda sürdürülebilir bir dijital ekosistem oluşturmak için de yetersiz kaldığını gösteriyor.
Kremlin’in Dijital Egemenlik Açmazı
Kremlin yetkilileri, Maks projesinin beklentileri karşılamadığını örtülü olarak kabul ediyor. Platforma geçiş resmi olarak gönüllü olarak tanımlanırken, devlet görevlileri arasında bile platforma yönelik memnuniyetsizliğin arttığı belirtiliyor.
Rusya’nın dijital egemenlik hedefleri ile gerçek uygulama arasındaki bu uyumsuzluk, devlet içindeki farklı çıkar gruplarının çatışmasını yansıtıyor. Teknokratların güvenlik odaklı yaklaşımları ile medya profesyonellerinin pratik ihtiyaçları ve kişisel gizlilik kaygıları arasında derin bir boşluk bulunuyor.
Maks platformunun karşılaştığı içeriden direnç, otoriter rejimlerde devlet destekli teknoloji projelerinin uygulanmasındaki temel zorlukları gösteriyor. En sadık propaganda araçları bile, kişisel çıkarları söz konusu olduğunda devlet talimatlarına uymakta isteksiz davranabiliyor. Bu durum, Rusya’nın dijital alandaki egemenlik arayışının sadece dış tehditlerle değil, içeriden gelen dirençle de mücadele etmek zorunda olduğunu ortaya koyuyor.