Dünya’nın çekirdeği, gezegen üzerindeki altın rezervlerinin %99’unu barındırıyor. Bu çarpıcı keşif, bilim insanları tarafından yapılan araştırmalarla ortaya kondu ve altının aslında nadir olmadığını gösterdi. Hesaplamalara göre, çekirdekteki dev altın rezervi, gezegenin yüzeyini yarım metre kalınlığında kaplayacak kadar fazla.
Macquarie Üniversitesi’nden araştırmacı Bernard Wood’un liderlik ettiği ekip, Dünya’nın oluşumunu modelleyerek bu sonuca ulaştı. Yaklaşık 4.5 milyar yıl önce gezegenimiz, erimiş bir lav topu durumundaydı. Bu süreçte, ağır elementler çekirdeğe çökerken, altın gibi demirle kolayca birleşebilen “siderofil” elementler de aşağı doğru sürüklendi.
Yüzeyde kalan altın miktarı, bu büyük çöküşten geriye kalan küçük bir bölümümlük. Araştırmacılar, gezegenin yapı taşlarına benzer elementlerin bulunduğu meteoritleri inceleyerek bu teoriyi doğruladı. Meteoritlerdeki element oranlarındaki fark, çekirdekte kaybolmuş altının varlığını ortaya çıkardı.
Dünya’nın çekirdeğine ulaşmanın şu an teknolojik olarak mümkün olmaması nedeniyle, bu teoriyi kanıtlamak için NASA’nın Psyche görevi hayati bir rol oynuyor. Psyche, başka bir gök cismiyle çarpışarak kabuk katmanlarını kaybetmiş bir proto-gezegenin metalik çekirdeğidir.
NASA, bu asteroide gönderilecek bir uzay aracıyla, gezegen çekirdeklerinin yapısı ve Dünya’nın merkezindeki altın rezervleri hakkında önemli bilgiler elde etmeyi planlıyor. Eğer NASA veya başka bir kuruluş, Psyche gibi metal zengini bir asteroitten altın çıkarabilirse, bu durum dünya ekonomisi için devrim yaratabilir. Piyasaya sürülecek altın bolluğu, altının nadir olma özelliğini ortadan kaldırarak fiyatların düşmesine ve değerinin azalmasına neden olabilir.
Sonuç olarak, Dünya’nın en büyük altın rezervleri, binlerce kilometre derinlikte güvenle saklanıyor. Şimdilik bu hazineye ulaşmak mümkün olmasa da, yapılan araştırmalar, gezegenimizin oluşumuna dair büyüleyici bilgiler sunuyor ve “değer” kavramının ne kadar göreceli olduğuna ışık tutuyor.