Irak siyasetinin en tartışmalı figürlerinden biri olan ve 2003 işgalinin mimarları arasında gösterilen Antifad Kanbar, düştüğü çaresizliği İsrail merkezli i24NEWS kanalına anlattı.
Kanbar, bölgenin savunmasız bırakıldığını belirtirken, bir devrin ve “Amerikan rüyasının” kendileri için hüsranla sona erdiğini ifade etti.
İŞGALİN “GÖNÜLLÜ REHBERİ”YDİ
Antifad Kanbar, Saddam Hüseyin’i devirmek amacıyla kurulan Irak Ulusal Kongresi’nin (INC) stratejisti olarak uzun yıllar Washington kulislerinde faaliyet gösterdi.
Amerikan ordusunun Irak’a girmesi için lobi yürüten Kanbar, o dönemde “kurtarıcı” olarak gördüğü güçlerin bugün kendilerini “kurban” ettiğini anladığını ifade etti.
“RESMEN SİLAHIMIZ YOK, ELİMİZ KOLUMUZ BAĞLI!”
Bugün büyük hayal kırıklığı yaşayan Kanbar, bölgeye yönelik artan füze ve İHA saldırılarını değerlendirirken Peşmerge güçlerinin teknik imkanlarının sistematik bir şekilde kısıtlandığını itiraf etti.
“Bin kilometrelik İran sınırındayız ama elimizde bu saldırıları durduracak tek bir hava savunma sistemimiz yok. Resmen silahsızlandırıldık! Bizi ateş hattında tek başımıza ve korumasız bıraktılar.”
10 MİLYAR DOLARLIK “MİLİS” İDDİASI
Kanbar’ın dikkat çeken diğer bir iddiası, Bağdat yönetiminin devlet bütçesinin büyük bir kısmını milis yapılanmalarına aktardığı yönündeydi. Kanbar, bu gruplara yılda yaklaşık 10 milyar dolara yakın bir kaynak sağlandığını ileri sürerek, kendi bölgesinin bu bütçe trafiğinde tamamen devre dışı bırakıldığını belirtti.
EMPERYALİZMİN “KULLAN-AT” MODELİ
Antifad Kanbar’ın iddiaları, Orta Doğu’da emperyalist güçlere yaslanan tüm aktörler için tarihi bir ders niteliği taşıyor. İşgal döneminde “kurtarıcı” olarak alkışlanan ABD, Mart 2026’ya gelindiğinde çıkarları değiştiği anda eski dostlarını terk mi etti? Her halükarda, dünyada emperyalizmin özeti “Kullan-At” modelidir. İşleri bittiğinde, çıkarlarına uymuyorsanız kapı dışı bırakılmanız kaçınılmazdır.