Demir gübreleme teorisi testi sonuçları, deniz seviyesi artışında etkisinin beklenenden düşük olduğunu gösteriyor

Demir gübreleme teorisi testi sonuçları, deniz seviyesi artışında etkisinin beklenenden düşük olduğunu gösteriyor

Buzul Çöküşü ve Küresel Deniz Seviyesi Artışı Riskleri

Thwaits Buzulu, “Kıyamet Buzulu” olarak bilinen ve küresel deniz seviyesi artışının yüzde 4’ünden sorumlu olan kritik bir alan olarak dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu buzulun tamamen çökmesi durumunda deniz seviyelerinin 65 santimetreye kadar yükselebileceği uyarısında bulunuyor. Deniz seviyesindeki her bir santimetrelik artışın, yaklaşık 6 milyon insanı kıyı taşkınlarına maruz bırakma riski taşıdığı belirtildi.

Güney Okyanusu’nda önerilen demir gübreleme teorisi, eriyen buzulların deniz suyuna karışan demiri alglere besin olarak sunarak atmosferdeki karbondioksiti emmesine olanak tanıyan bir çözüm olarak sunuluyordu. Alglerin öldüklerinde deniz tabanına çökerek karbonu depolama yeteneği, bu teorinin merkezinde yer alıyordu. Ancak bazı bilim insanları, okyanusa büyük miktarda demir eklenmesinin “ölü bölgeler” yaratabileceği uyarısını yapıyor.

Rutgers University-New Brunswick’den deniz bilimcileri, bu teorinin altında yatan varsayımları test etmek amacıyla 2022 yılında Batı Antarktika’daki Amundsen Denizi’nde bulunan Dotson Buz Rafı’nda araştırma yaptı. Ekip, buzulun altındaki eriyik suyun çevre sulara sağladığı demir miktarını ölçmek için deniz suyunun giriş ve çıkış noktalarını belirleyip su örnekleri topladı.

Araştırmanın sonucunda, eriyik suyun sağladığı çözünmüş demirin yalnızca yüzde 10’unun buzuldan geldiği, geri kalanının %62’sinin derin okyanuslardan ve %28’inin kıta sahanlığı tortularından kaynaklandığı tespit edildi. Ayrıca, buzulun altında bulunan çözünmüş oksijen içermeyen bir eriyik su tabakasının, buz rafı erimesinden daha büyük bir demir kaynağı olabileceği belirtildi.

Bu çalışma, Communications Earth and Environment dergisinde yayımlandı. Araştırmacılar, ısınan iklimin Antarktika’daki demir kaynakları üzerindeki etkilerini daha iyi anlamak için ek araştırmalara ihtiyaç olduğuna dikkat çekti. Bulgular, bilim dünyasında “gümüş astar” olarak görülen beklentilerin sandıkları kadar etkili olmayabileceğini ortaya koyuyor.

Yorum ekle

Your email address will not be published.

Kaçırmayın

WhatsApp'taki otomatik indirme ayarı banka hesaplarınızı tehlikeye atıyor

WhatsApp’taki otomatik indirme ayarı banka hesaplarınızı tehlikeye atıyor

Dünyanın en yaygın mesajlaşma uygulaması olan WhatsApp, her gün milyarlarca mesaj, fotoğraf…