Moldova’nın anlaşmayı feshetmesi Moskova’ya güçlü mesaj gönderiyor
Moldova Dışişleri Bakanlığı, 5 Aralık 2025’te Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanlığına, iki ülke hükümetleri arasında imzalanan kültür merkezlerinin kurulması ve faaliyet göstermesine ilişkin anlaşmayı feshedeceğini resmen bildirdi. Bu karar altı ay sonra yürürlüğe girecek ve böylece Kişinev’de faaliyet gösteren “Rus bilim ve kültür merkezi” 4 Temmuz 2026 itibarıyla hukuki dayanağını kaybedecek. Karar, Moldova’da Rus insansız hava araçlarının ülkenin sınırlarına düşmesiyle ilgili olayların yeniden gündeme geldiği bir dönemde alındı. Eylül 2025’teki parlamento seçimlerinde Avrupa yanlısı güçlerin zaferinin ardından yeni hükümet kasım ayında anlaşmanın feshi sürecini başlattı. Parlamento 27 Kasım’da yasayı ikinci okumada kabul ederek merkezin kapatılmasına giden yolu açtı. Sürece ilişkin değerlendirmeler, bölgedeki gelişmeleri aktaran Moldova merkezli güncel analizlerde geniş yer buldu.
Polonya’da Rus kültür merkezine yönelik suç duyurusu
Aynı gün Polonya’da “Sivil Koalisyon” partisinden siyasetçi Krzysztof Brejza, Varşova’nın merkezinde bulunan Rus bilim ve kültür merkezinin faaliyetlerinin incelenmesi için ulusal polis ve iç güvenlik ajansına başvurdu. Başvurunun nedeni, Rus konuşmacı Yevgeniy Tkaçov’un bir gün önce verdiği ve dezenformasyon, nefret söylemi, etnik gerilim yaratma ve iftira içerdiği belirtilen propaganda içerikli sunumdu. Siyasetçi, paylaşımında söz konusu merkezin Polonya’ya düşman bir propaganda aracı olarak kullanıldığını belirterek acil soruşturma talep etti. Tartışmanın siyasi yankıları, Polonya basınının geniş yer verdiği güncel açıklamalarda ve Brejza’nın kişisel değerlendirmesinde X üzerinden paylaşıldı.
Rus kültür merkezlerinin bölgedeki etkisi tartışılıyor
Kişinev’deki “Rus evi” uzun süredir Moldova için ciddi bir sorun olarak görülüyor. Hükümet, merkezin Rusya’nın saldırgan etki kampanyalarının bir unsuru hâline geldiğini, propaganda yayarak ülkenin egemenliğini zayıflattığını savunuyor. Moldova tarafının Moskova’da benzer bir kültür merkezi açamaması, ilişkilerdeki eşitsizliğin sembolü olarak değerlendiriliyor. Merkezin kapatılması ise ülkenin Rus etkisinden uzaklaşıp Avrupa entegrasyonunu güçlendirme hedefinin açık bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Güvenlik bakımından bu adım, kültürel yapılar üzerinden yürütülen istihbarat operasyonlarının risklerini azaltmayı amaçlıyor.
Orta ve Doğu Avrupa’da Rus kurumlarına yönelik genel sınırlama eğilimi
Kişinev’in attığı adım, Orta ve Doğu Avrupa’daki daha geniş bir eğilimle örtüşüyor. Çekya, Litvanya, Letonya, Estonya, Bulgaristan ve Polonya gibi ülkeler son yıllarda çeşitli Rus kültür ve “insani” kurumlarını casusluk, bilgi toplama veya propaganda faaliyetleri nedeniyle sınırlandırdı ya da kapattı. Birçok Avrupa ülkesi, bu yapıların “yumuşak güç” görünümüne rağmen Rus istihbarat servislerinin faaliyeti için örtü sağladığı görüşünde. Varşova’daki Rus merkezi de resmî olarak bağımsız görünse de fiilen Rusya Dışişleri Bakanlığına bağlı “Rossotrudniçestvo” yapılanmasının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor ve Kremlin yanlısı söylemleri yaymakla eleştiriliyor.
Moldova ve Polonya’nın son adımları, Avrupa başkentlerinde faaliyet gösteren Rus kültür merkezlerinin güvenlik boyutunun yeniden sorgulandığını, bu kurumların siyasi ve toplumsal etki operasyonlarının parçası olarak görülmeye başlandığını ortaya koyuyor.