Türkiye, Kasım ayında Rusya’dan ham petrol ithalatını önemli ölçüde azaltarak günlük 100 bin varil azalma ile toplam alımları yaklaşık 200 bin varile indirdi. Bu durum, Rusya’nın en büyük ham petrol şirketi Urals’tan yapılan sevkiyatların önceki aya göre belirgin bir düşüş göstermesiyle gerçekleşti.
2022’den bu yana Avrupa’nın pazardan çekilmesiyle birlikte Türkiye, Urals’ın deniz yoluyla en büyük alıcılarından biri haline gelmişti. Türkiye, Rus ham petrolü ithalatında Hindistan’ın ardından ikinci sıradaydı.
ABD’nin Lukoil ve Rosneft gibi Rus enerji devlerine uyguladığı yaptırımlar, tedarik havuzunu daraltırken, Avrupa Birliği’nin Rus petrolünden üretilen yakıtların alımına 2026 yılının Ocak ayı sonuna kadar getireceği yasak, şirketleri ham madde kaynaklarını çeşitlendirmeye zorlamaktadır.
TÜRKİYE, KAZAK PETROLÜNE YÖNELDİ
Urals’taki düşüşe paralel olarak Türkiye, Kazakistan kaynaklı CPC Blend ve KEBCO ile Irak’ın Basra petrolü gibi alternatif kaynakların ithalatını artırdı.
CPC Blend, Rusya’daki bir limandan yüklense de büyük ölçüde Kazak üretimi olarak kabul edildiği için yaptırımlardan muaf sayılmakta ve Kasım ayında 105 bin varil ile Şubat 2024’ten bu yana en yüksek seviyeye ulaşmıştır.
Bununla birlikte, Kazak ham petrolü Türkiye’nin tüm ihtiyacını karşılamada yetersiz kalabilir. Ayrıca, mevcut altyapının yetersizliği, Türkiye’ye yönelen petrolün maliyetini artırma potansiyeline sahiptir.