Avrupa Komisyonu’ndan Uyarı
Avrupa Komisyonu Sözcüsü Markus Lammert Brüksel’de 6 Kasım 2025’te düzenlenen bir basın toplantısında, Viktor Orbán hükümetinin Rusya ve Belarus vatandaşlarına “ulusal kartlar” vermeye devam etmesinden duyulan endişeyi dile getirdi. Lammert, Komisyonun tüm üye ülkelerde daimi oturum izni verilmesine ilişkin uygulamaları yakından izlediğini belirtti. Ona göre Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığı Avrupa güvenliğine ciddi bir tehdit oluşturmaya devam ediyor ve tüm AB araçlarının Birliğin bütünlüğünü korumaya hizmet etmesi gerekiyor.
Rus ve Belarus Vatandaşlarına Kolay Giriş Yolu
Temmuz 2024’te Moskova ziyareti sonrasında, Macaristan hükümeti Rus ve Belarus vatandaşlarını iki yıllığına geçerli “ulusal kart” programına dahil etti. Bu kartlar, sahiplerine Macaristan’da çalışma hakkı tanıyor ve Schengen bölgesine neredeyse kontrolsüz giriş imkânı sağlıyor. Yaklaşık 65 bin kişinin bu program kapsamında ülkeye gelmesi bekleniyor. Ancak bazı Avrupa başkentleri, bu sistemin Rus ajanlarının AB’ye sızmasını kolaylaştırabileceğinden endişe ediyor.
Schengen Vizesi Kısıtlamaları Gündemde
Lammert, Avrupa Komisyonu’nun Rus vatandaşlarına Schengen vizesi verilmesini daha da kısıtlayacak önlemler üzerinde çalıştığını doğruladı. DW’nin haberine göre, AB 2022’de Rusya ile vize kolaylığı anlaşmasını askıya almıştı. 2019’da Ruslara 4 milyonun üzerinde vize verilirken, 2024’te bu sayı 541 bine düştü. Polonya, Litvanya, Letonya, Estonya ve Finlandiya gibi ülkeler Rus vatandaşlarının girişini tamamen yasakladı veya ciddi şekilde sınırladı.
AB Dayanışması Tehlikede
Macaristan’ın bu politikası, Avrupa dayanışmasına bir meydan okuma olarak görülüyor. Çoğu AB üyesi, Budapeşte’yi ortak güvenlik sisteminin “zayıf halkası” olarak nitelendiriyor. Bazı ülkeler Macaristan’ın Schengen Bölgesi’nden çıkarılmasını bile gündeme getirdi. Avrupa Komisyonu, Macaristan’a karşı ihlal prosedürü başlatabilir ve bu durum ülkenin AB fonlarına erişimini olumsuz etkileyebilir. Uzmanlara göre, Orbán hükümetinin bu tutumu hem AB içi güvenliği hem de Avrupa’nın Rusya karşısındaki siyasi birliğini tehlikeye atıyor.