Türkiye Komünist Partisi’nden Tarikat ve Cemaat Eleştirisi
Türkiye Komünist Partisi (TKP), tarikat ve cemaatlerin etkisinin sona erdirilmesi gerektiğini vurguladı. Partinin açıklamasında, “Tarikat ve cemaatlerin hüküm sürdüğü bu düzene ve onun iktidarına son verilmeli, tüm tarikat ve cemaatler derhal dağıtılmalı, bu karanlık yapıların halkı sömürerek elde ettiği devasa servete el konulmalı ve holdingleri devletleştirilmelidir,” ifadeleri yer aldı.
TKP’nin yazılı açıklamasında, “AKP iktidarının ilk günden bu yana en büyük dayanaklarından biri her zaman tarikat ve cemaatler oldu. Aynı zamanda devasa holdingler haline gelmiş olan bu karanlık yapılar, yıllarca iktidarın da desteğiyle devletin birçok kritik kurumunda mevzilendiler, büyüdükçe büyüdüler,” denilerek bu yapıların iktidar üzerindeki etkisi eleştirildi.
Parti açıklamasında, tarikatların gücünü artırma süreci ve Fethullahçıların iktidarı ele geçirme çabaları hatırlatıldı. “Bunun en öne çıkan örneği bilindiği üzere Fethullahçılardı. İktidarı bütünüyle kendi ellerine almak istediklerinde yaşananlar hala hafızalarda,” denildi.
Son günlerde Süleymancılar ve Furkancılara yönelik yapılan operasyonların ardından bu konunun tekrar gündeme geldiğine dikkat çekildi. “İyi tarikat, kötü tarikat” gibi ifadelerle toplumda kafa karışıklığı yaratılmaya çalışıldığı belirtildi. “Bu eksikliği biz düzeltelim: Tüm tarikat ve cemaatler birer suç örgütüdür,” ifadesi kullanıldı.
Tarikat ve Cemaatlerin Gerçek Yüzü
TKP, bu yapıların halk düşmanı olduğunu ve iktidarla yıllarca işbirliği içerisinde hareket ettiğini vurguladı. “Tarikat ve cemaatlerin iyisi, kötüsü olmaz. Bir kez bu tuzağa düşüldüğünde, toplum içinde ‘muhalif’ olarak ortaya çıkanlar, aslında halk düşmanıdır,” denildi. Ayrıca, bugün Türkiye’nin önemli kurumlarında yer alan tarikatların iktidarla pasta kavgasına girebileceklerinin altı çizildi.
TKP, “Tarikat ve cemaatlerin hüküm sürdüğü bu düzene ve onun iktidarına son verilmeli, tüm tarikat ve cemaatler derhal dağıtılmalı, bu karanlık yapıların halkı sömürerek elde ettiği devasa servete el konulmalı ve holdingleri devletleştirilmelidir,” dedi.
