Macaristan’da Viktor Orbán liderliğindeki Fidesz hükümetleri döneminde kamu varlıklarının en az 3 trilyon forintlik bölümünün, kamu görevlerini yerine getiren kamu yararına varlık yönetimi vakıflarına (közfeladatot ellátó közérdekű vagyonkezelő alapítványok – KEKVA) aktarıldığı bildirildi. 444.hu’nun 16 Ağustos 2026 tarihli haberinde, bu yapı üzerinden milyarlarca forintin Fidesz’e yakın şirketlere ve kurumlara yöneldiği ileri sürüldü.
Haberde aktarılan Macaristan Devlet Sayıştayı verilerine göre, söz konusu vakıflara devredilen devlet varlıklarının toplam değeri en az 3 trilyon forint düzeyinde. Bu yapıların kuruluş amacı kamu görevlerinin ve yükseköğretim faaliyetlerinin yönetimi olarak açıklansa da haber, vakıfların sözleşmeleri, yönetim kurullarına yapılan ödemeler ve bağlantılı şirketlerle ilişkileri üzerinden kamu kaynaklarının kullanımını inceliyor.
Vakıflar üzerinden aktarılan kamu varlıkları
KEKVA sistemi, Macaristan’da devlet mülkiyetindeki varlıkların vakıflara devredilmesini mümkün kılan bir model olarak kullanıldı. Vakıflar, kâğıt üzerinde kamu yararına faaliyet gösteren yapılar olarak tanımlandı. Ancak devredilen varlıkların kapsamı ve bu yapıların yönetim biçimi, Fidesz hükümetleri döneminde siyasi ve ekonomik tartışmaların merkezine yerleşti.
444.hu’nun haberinde, vakıfların karar alma organlarında yer alan kişilerin uzun süre görev yapabilmesi ve devletin doğrudan kontrolünün azalması, sistemin temel özellikleri arasında gösterildi. Haberdeki değerlendirmeye göre, bu model yalnızca üniversitelerin veya kültürel kurumların yönetimiyle sınırlı kalmadı; önemli miktardaki kamu malı ve mali kaynak da vakıfların kontrolüne geçti.
Vakıfların kullanımındaki kaynakların hangi şirketlere ve hizmet sağlayıcılara aktarıldığı, haberin başlıca inceleme alanlarından birini oluşturdu. Sözleşmelerin bir bölümü iletişim, bilişim, organizasyon, hukuk ve danışmanlık hizmetleriyle ilgiliydi. Bazı şirketlerin daha önce devlet kurumlarıyla çalıştığı, bazılarının ise Fidesz çevresiyle bağlantılı olduğu aktarıldı.
Kék Bolygó vakfı ve Planet Budapest organizasyonu
Haberde örnek gösterilen yapılardan biri, eski Cumhurbaşkanı János Áder tarafından kurulan Kék Bolygó vakfı oldu. Vakfın, Planet Budapest organizasyonu kapsamında çeşitli yüklenicilerle büyük hacimli sözleşmeler yaptığı belirtildi.
Bu sözleşmeler arasında organizasyon hizmetleri, iletişim çalışmaları ve bilişim tedarikleri yer aldı. Haber, söz konusu işlerin bir bölümünün NER olarak anılan ve Fidesz iktidarı döneminde oluşan siyasi-ekonomik çevreyle bağlantılı şirketlere verildiğini yazdı. NER ifadesi, iktidar partisiyle yakın ilişkileri bulunan iş insanları, şirketler ve yöneticilerden oluşan çevre için kullanılıyor.
Kék Bolygó vakfının bağlantılı olduğu projeler arasında Planet Budapest de bulunuyor. Haberde, bu organizasyona ilişkin tedarik ve hizmet sözleşmelerinde Fidesz çevresine yakın olduğu belirtilen firmaların yer aldığı, bazı şirketlerin ise István Tiborcz’la bağlantılı yapılarla ilişkilendirildiği ifade edildi. Tiborcz, Viktor Orbán’ın damadı olarak biliniyor.
Hauszmann Alajos ve Batthyány Lajos vakıfları
İncelemede adı geçen bir başka yapı Hauszmann Alajos vakfı oldu. Bu vakfın mütevelli heyeti üyelerine yüksek miktarda ödemeler yaptığı, ayrıca daha önce devlet kurumları için çalışmış hukuk ve danışmanlık şirketleriyle sözleşmeler imzaladığı bildirildi.
Haberde, vakıf yönetimlerinde görev alan kişilere yapılan ödemelerin büyüklüğü ile sözleşmelerin niteliğinin, kamu kaynaklarının kullanımına dair tartışmaları artırdığı belirtildi. Ancak haber metninde, söz konusu anlaşmaların tamamının hukuka aykırı olduğuna ilişkin kesinleşmiş bir yargı kararı bulunduğu ifade edilmedi. Aktarılan bilgiler, kamu denetimi ve siyasi bağlantılar bağlamındaki eleştirilere dayanıyor.
Batthyány Lajos vakfı ise hükümete yakın enstitülere ve kültürel projelere finansman sağlamakla gündeme geldi. Vakfın, Fidesz’le bağlantıları bulunan şirketlerle sözleşmeler yaptığı aktarıldı. Bu kapsamda kültür, araştırma ve kamusal iletişim alanlarındaki harcamalar da haberin değerlendirdiği kalemler arasında yer aldı.
Merkez Avrupa mimari mirası vakfı
Merkez Avrupa’nın mimari mirasının korunmasına yönelik vakıf da haberdeki örnekler arasında bulunuyor. Bu yapıya milyarlarca forint tutarında kaynak aktarıldığı ve vakıf yöneticilerine önemli miktarlarda ücret ödendiği bildirildi.
Haberde, bu vakıfların yöneticilerine yapılan ödemelerin, danışmanlık ve hizmet sözleşmelerinin yanı sıra kamu varlıklarının devriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği savunuldu. Devlet Sayıştayı tarafından aktarılan toplam değer, sistemin mali büyüklüğünü ortaya koyan temel veri olarak verildi.
KEKVA modeli, Macaristan’da devlet varlıklarının doğrudan bütçe ve kamu kurumları dışında, uzun süreli yönetim için vakıflara aktarılmasına dayanıyor. Bu nedenle vakıfların denetimi, mütevelli heyetlerinin oluşumu ve kaynakların hangi şirketlere yönlendirildiği, sistemin işleyişine ilişkin tartışmaların ana başlıklarını oluşturuyor.
444.hu’nun haberinde sunulan örnekler, Fidesz iktidarları döneminde kurulan bu yapıların kamu kaynakları, siyasi çevreler ve özel şirketler arasındaki ilişkiler bakımından incelendiğini gösteriyor. Haberde, hükümetin yönetim kapasitesi ve uzmanlığına ilişkin siyasi söylemler ile vakıflar üzerinden gerçekleşen mali transferlere dair eleştiriler birlikte ele alındı.
Haberde ayrıca, iktidarın siyasi iletişim gücünü korumak amacıyla bağımsız medya ve muhalefet üzerindeki baskının artırıldığı ileri sürüldü. Bu iddia, kaynakların kamuoyuna aktarılması ve hükümete yönelik eleştirilerin görünürlüğü bağlamında sunuldu.
Macaristan’daki tartışmanın merkezinde, en az 3 trilyon forint değerindeki devlet varlığının KEKVA vakıflarına devredilmesi ve bu kaynakların kullanımına ilişkin denetim bulunuyor. Vakıfların sözleşmeleri ve yönetim kurullarına yapılan ödemelerle ilgili incelemeler kamuoyunda izlenmeye devam ediyor.