AKP iktidarlarında Milli Eğitim Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı yapan Erkan Mumcu ile AKP’li eski milletvekili Şamil Tayyar, sosyal medya üzerinden karşılıklı sert eleştirilerde bulundu.
İki isim arasındaki tartışma, Şamil Tayyar’ın 2007’deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Mumcu’nun “askeri vesayet” ile uzlaşarak AKP adayı Abdullah Gül’ün seçilmesine engel olmaya çalıştığı iddialarıyla başladı. Tayyar, Mumcu’nun “Abdullah Gül ve Bülent Arınç’ın 2007’de FETÖ ile işbirliği yaparak Erdoğan’a karşı kumpas kurduğu” iddialarının, günümüzdeki AKP çevrelerinde yankı bulmasından rahatsızlık duyduğunu belirtti ve “Ne hazindir, o tarihte askeri vesayetle işbirliği yaparak AK Parti’nin cumhurbaşkanlığı seçimine takoz koyan Mumcu, sırf Gül ve Arınç antipatisi yüzünden bugün sempati topluyor. Akıl alır gibi değil. Umarım, Bahçeli’ye de FETÖ’cü demez” şeklinde ifadelerde bulundu.
CANLI YAYINA ÇAĞIRIYOR
Mumcu, bu açıklamalara karşılık olarak Tayyar’a “Şamil efendi! Öyle uzaktan sallayıp kaçamazsın. Ben her sözümün ve kararımın arkasındayım. Sen ve yaranmaya çalıştıkların gibi fırıldak değilim. Hangi kanalda istersen canlı yayında sen bildiklerini (bilmeden salladıklarını da) söyle, ben belgeleri ve tanıkları ile gerçeği göstereceğim. 2004’ten beri üstü katman katman örtülen gerçekleri duymak yarandıklarının işine gelmeyecek ama, en azından sen ve sen gibi yaranmacı borazanların ipliğini pazara çıkarmış oluruz. Var mısın?” şeklinde bir cevap verdi.
AKP’li Tayyar, Mumcu’ya “Hakaret etmeden, tahkir edici ifade kullanmadan, isminin önüne arkasına rencide edici sıfat takmadan sadece o dönem şahit olduklarımı anlattım. Naçizane tavsiyem, kafa ayık değilken klavyeden uzak dur. Zor olduğunun farkındayım, biraz terbiyeli ol. Tezgahını bozdum, kızgınsın. Bil ki senin gibi vesayetçi artıkların dönemi geride kaldı.” diyerek yanıt verdi.
“GERÇEKLERİ YÜZÜME SÖYLE”
Eski bakan Mumcu, Tayyar’ın bu sözlerine kayıtsız kalmayarak yüz yüze tartışmaya davet etti.
“Şamil efendi! Uzaktan uzağa olmuyor. Kibarca söylemek yalanı gerçek kılmıyor. Mesele sen veya ben değil, memleket meselesi. Madem biliyorsun gerçekleri gel yüzüme söyle milletin önünde. Sayende görünür olur belki bazı efsanelerin hakikati. Hadi lütfen kırma beni.”