ABD ile Rusya arasındaki yaptırım çatışması denizde yeni bir aşamaya girdi
ABD ile Rusya arasındaki yaptırım çatışması denizde yeni bir aşamaya girdi

ABD ile Rusya arasındaki yaptırım çatışması denizde yeni bir aşamaya girdi

Rusya ile ABD arasındaki stratejik gerilim, Ocak 2026 itibarıyla açık denizlerde fiili bir güç gösterisine dönüştü. Washington’un, Rusya’ya ait petrol tankerlerini zorla durdurması ve denetlemesi, iki ülke arasındaki yaptırım mücadelesinde niteliksel bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor. Bu gelişme, Moskova’nın yıllardır sürdürdüğü yaptırımları aşma pratiğinin artık daha sert yöntemlerle karşılandığını ortaya koydu.

Kremlin’in yaptırımları aşma deneyimi ve Batı’nın zaafları

Şubat 2022’ye gelindiğinde Rusya yönetimi, 2014–2021 döneminde uygulanan Batı yaptırımlarını büyük ölçüde etkisizleştirme konusunda ciddi bir deneyim kazanmıştı. Moskova, bu süreçte İran ve Kuzey Kore gibi müttefiklerinden edindiği yöntemleri de kullanarak uluslararası kısıtlamaları sistematik biçimde deldi. Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı askeri saldırının ardından devreye alınan yeni yaptırım paketleri başlangıçta Kremlin için beklenmedik ölçüde sert oldu, ancak AB, Birleşik Krallık ve ABD’nin denetim eksikliği, bu önlemlerin etkisini zamanla sınırladı.

Trump dönemiyle birlikte değişen ABD yaklaşımı

Joe Biden yönetimi döneminde Rusya, nükleer silah kullanımı imasıyla Batı’yı caydırabileceğine ve Washington’un yaptırımları askeri güçle uygulatmayacağına inanıyordu. Ancak Donald Trump’ın başkanlığa gelişiyle birlikte bu denge değişti. Yeni ABD yönetimi, Moskova ile doğrudan gerilimden kaçınmayacağını ve Doğu Avrupa’da olası bir tırmanma riskini göze alabileceğini fiilen göstermeye başladı.

Gölge filoya yönelik doğrudan müdahale

Ocak 2026’da ABD ordusunun bir hafta içinde üç Rus petrol tankerini zorla durdurması, bu yeni yaklaşımın somut bir göstergesi oldu. Bu tankerler, Rusya, İran ve Venezuela petrolünü taşıyan ve 2026 başı itibarıyla yaklaşık 1200 gemiden oluşan “gölge filo”nun parçasıydı. Uzmanlara göre bu filonun faaliyetleri, küresel deniz ticareti standartlarıyla açık bir çelişki oluşturuyor.

Çevresel ve hukuki riskler

Batılı ülkelerin tanker filolarında gemilerin ortalama yaşı 11–13 yıl arasında değişirken, gölge filodaki tankerlerin ortalama yaşı 18–22 yıla ulaşıyor. Üstelik bu gemiler genellikle itibarsız, düşük sermayeli ve çoğu Hindistan veya Körfez ülkelerinde kayıtlı sigorta şirketleri tarafından sigortalanıyor. Açık denizde yaşanabilecek bir petrol sızıntısının maliyetinin onlarca milyon doları bulabileceği, ancak bu zararların karşılanmasının fiilen imkânsız olduğu belirtiliyor.

Limanlar, bekleyen tankerler ve artan riskler

ABD’nin yaptırımları sıkılaştırmasının ardından Aralık 2025 itibarıyla yaklaşık 500 bin ton Rus petrol ürünü denizde beklemek zorunda kaldı. Bazı tankerlerin 30 ila 45 gün boyunca açık denizde kalması, teknik arıza ve çevre felaketi risklerini ciddi biçimde artırdı. Aynı dönemde ABD, Rus petrol ihracatıyla bağlantılı 180’den fazla gemiyi yaptırım listesine aldı; Birleşik Krallık ve AB’nin de ayrı listeleri bulunuyor.

Oyun kurallarının değişmesi

2024–2025 yıllarında Rusya’nın deniz yoluyla petrol ihracatının yaklaşık yüzde 70’i gölge filo aracılığıyla gerçekleştirildi. Ancak ABD, Fransa ve Finlandiya’nın son dönemdeki müdahaleleri bu modeli sürdürülemez hale getirdi. 2025 sonuna doğru daha önce Liberya, Panama veya Marshall Adaları bayrağı taşıyan birçok tanker Rus bayrağına geçmeye başladı; en az 25 geminin Rus donanma geleneğiyle özdeşleşen Andreyev bayrağını çektiği biliniyor.

Venezuela örneği ve açık güç mesajı

ABD Donanması’nın Venezuela kıyılarına yönelik deniz ablukası sırasında yaşananlar, Washington’un kararlılığını pekiştirdi. Aralık 2025’te Guyana bayrağı taşıyan Rus tanker Bella 1’in Venezuela’ya yaklaşmasına izin verilmedi; tanker defalarca rota değiştirse de ABD gemileri tarafından engellendi. Gemi daha sonra Marinera adını alarak Rus bayrağına geçti, ancak bu manevra da sonucu değiştirmedi.

Moskova’nın sınırlı tepkisi ve yeni dönem

7 Ocak 2026’da ABD, Rusya’ya ait bir petrol tankerine el koyduğunu resmen duyurdu. Savunma Bakanı Pete Hegseth, bu adımın Venezuela petrolüne yönelik yaptırımların küresel ölçekte uygulanmasının bir parçası olduğunu açıkladı. Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın sınırlı ve temkinli tepkisi, Moskova’nın Washington’un bu yeni çizgisi karşısında hazırlıksız yakalandığını gösterdi.

Genel tablo, Trump yönetiminin yalnızca yeni yaptırımlar ilan etmekle yetinmeyeceğini, bu yaptırımların etkili olmasını sağlamak için askeri ve zorlayıcı araçları da devreye sokacağını ortaya koyuyor. Bu yaklaşım, ABD ile Rusya arasındaki rekabeti sembolik yaptırımlar döneminden fiili güç kullanımının mümkün olduğu bir safhaya taşıyor.

Yorum ekle

Your email address will not be published.

Kaçırmayın

Rothschild Ailesi, The Economist Group'taki Hisselerini Satmaya Hazırlanıyor

Rothschild Ailesi, The Economist Group’taki Hisselerini Satmaya Hazırlanıyor

Rothschild Ailesi, The Economist Group’daki Hisselerini Satmaya Hazırlanıyor Rothschild ailesi, 1843 yılında…