Savaşların yol açtığı can kaybı, toplumsal travmaların yanı sıra geride kalanlar için harabe haline gelen şehir manzaralarıyla birleşiyor.
Savaşların sona ermesi, yalnızca yıkılan binalar ve yerlerinden edilmiş milyonlarca insan demek değil. Aynı zamanda, yüzyıllar boyunca biriken kolektif hafızanın da büyük bir yıkıma uğramasına neden oluyor.
KÜLTÜREL MİRAS YIKIM ALTINDA
Günümüzde devam eden ve yakın zamanda yaşanan çatışmalar, modern şehirlerin yanı sıra insanlığın ortak kültürel mirasını da tehdit ediyor.
SAVAŞIN GÖRÜNMEYEN ENKAZI
Savaş bölgelerinde yıkılan yapılar yeniden inşa edilebilir. Altyapı, yollar ve konutlar milyarlarca dolarlık yatırımlarla onarılabilir.
Ancak tarihi bir çarşı, yüzyıllık bir cami veya antik bir müze yok olduğunda kaybedilen yalnızca bir yapı olmuyor.
Bir şehrin tarihi hafızası da bu yıkımın etkisiyle yok oluyor.
Bu nedenle, tekrar yapılanmanın sadece konut ve altyapı inşasıyla değil, kültürel mirasın korunmasıyla ele alınması önem arz ediyor.
Çünkü şehirleri değerli kılan, yalnızca yaşayan insanların varlığı değil; geçmişten devraldıkları ve gelecek nesillere ilettikleri izlerdir.
Savaşlar şehirleri tahrip ederken, zaman geçmişin izlerini üzerlerine kaplıyor.
GAZZE: TARİH VE ŞEHİR YIKIM ALTINDA
Gazze’deki çatışmaların etkisi konutlardan hastanelere, okullardan tarihi eserlere kadar uzanıyor.
UNESCO’nun Mart 2026’da yayımladığı rapora göre Gazze Şeridi’nde 164 kültürel miras alanında hasar olduğu tespit edildi. UNESCO, Gazze’nin Eski Şehir bölgesindeki zarar gören tarihi yapıların korunması için acil stabilizasyon ve enkaz kaldırma çalışmalarına başladı.
Buradaki kayıplar yalnızca taş ve betonla ölçülemez. Yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan yapılar zarar gördüğünde, toplumsal hafızanın da zayıfladığı gerçeği ortaya çıkıyor.
LÜBNAN: TARİHİN PENCERESİ KAPANDI
Güney Lübnan’daki çatışmalar tarihi mirası ciddi şekilde etkiledi.
UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Sur Antik Kenti’nde tarihi sütunlardan birinin tacının savaşlar sonucunda zarar gördüğü belirtildi. Nabatiye’deki Memlük dönemine ait tarihi çarşı da hasar gören yapılar arasında. Ayrıca, güneydeki bazı köylerde tarihi mezarlıklar, camiler, kiliseler ve türbelerin de tahrip edildiği bildirilmektedir.
UNESCO, Lübnan’daki bazı kaleleri ve Sur’u Temmuz 2026’da “Tehlike Altındaki Dünya Mirası” kapsamına aldı. Bu durum, savaşın yalnızca insanların evlerini değil, binlerce yıllık tarihi taşıyan yapıların da geleceğini tehdit ettiğini ortaya koyuyor.
UKRAYNA: KÜLTÜREL MİRAS ALANLARINDA BÜYÜK YIKIM
Rusya-Ukrayna Savaşı, şehirlerin tamamında geniş bir yıkım bıraktı.
UNESCO’nun 29 Temmuz 2026 tarihli verilerine göre, Ukrayna’da 545 kültürel alanın zarar gördüğü doğrulandı. Bu yapılar arasında 156 dini yapı, 281 tarihî ve sanatsal öneme sahip binalar, 43 müze ve 33 anıt bulunmaktadır.
Kiev’den Harkiv’e kadar çeşitli şehirlerde tarihi yapılar ve ibadethaneler tahrip olurken, savaşın simgesi durumundaki Mariupol’da yıkımın boyutları çok daha ağır oldu.
Bir şehrin yeniden inşası mümkün olsa da, yüzyıllar önce inşa edilmiş yapılar, çarşılar veya ibadethaneler yok olduğunda, bu tarihin yeniden üretilemeyeceği gerçeği ortaya çıkıyor.
SUDAN: KÜLTÜREL MİRAS TEHLİKEDE
Sudan’da savaşın kültürel miras üzerindeki etkisi farklı bir boyut kazandı.
Başkent Hartum ve çevresindeki çatışmalar, müzeleri, tarihi yapıları ve kültürel alanları tehdit etmekte; ülkenin önemli miras alanlarından Meroe piramitleri de korumasız kalmaktadır.
UNESCO’nun verilerine göre, savaşın başladığı andan itibaren Sudan’da 100’den fazla kültürel alan zarar gördü, en az 22 müze yağmalandı veya tahrip edildi. Meroe’deki arkeolojik çalışmaların durması, piramitlerin savaşın dolaylı etkilerine açık hale gelmesine neden oluyor.
Yaklaşık 2000 yıl önce inşa edilen piramitlerde yaşanan kum birikimi, bitki oluşumu ve tuz kaynaklı aşınma artarken, güvenlik koşulları nedeniyle koruma ekiplerinin çalışmalarını sürdürememesi, tarihi mirası daha da savunmasız bırakmaktadır.
İRAN: TARİHİN ÇÖKÜNTÜSÜ
Savaşların yıkıcı etkilerinin görüldüğü ülkelerden biri de İran oldu. Tahran’da konutlar ve çeşitli yapılar saldırılarda ağır hasar gördü; kurtarma ekipleri yıkılan binaların enkazından insan arıyor.
Ancak İran’daki yıkım, yalnızca modern yapıların tahribatıyla sınırlı kalmadı.
Tahran’ın önemli tarihi yapılarından Golestan Sarayı, saldırıların yol açtığı hasar nedeniyle zarar gördü. Bu saray, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almakta ve İran’ın 19. yüzyıldaki siyasi ve kültürel tarihinin en önemli simgelerinden biridir. İsfahan’da da tarihi bir cami ve saray çatışmalardan olumsuz etkilendi.