The Guardian’ın 28 Aralık 2025 tarihli haberine göre Bulgaristan, Ocak 2026’da euroya geçmeye hazırlanırken Rusya kaynaklı yoğun bir dezenformasyon baskısıyla karşı karşıya bulunuyor. Avrupa Komisyonu Ekonomiden Sorumlu Üyesi Valdis Dombrovskis, Moskova’nın Avrupa’ya karşı yürüttüğü hibrit savaşın açık bir parçası olarak bilgi manipülasyonu yaptığını doğruladı. Bu süreç, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşı, artan jeopolitik gerilimler ve Avrupa’nın stratejik bütünlüğü bağlamında daha da kritik bir anlam kazanıyor.
Euroya geçiş, AB’nin en yoksul üyesi olan Bulgaristan için yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi ve güvenlik boyutu olan bir adım olarak değerlendiriliyor. Brüksel ve Sofya, ortak para biriminin yatırımları artıracağını, ticareti kolaylaştıracağını ve ülkenin Avrupa çekirdeğiyle entegrasyonunu güçlendireceğini savunuyor.
Toplumsal bölünme ve siyasi gerilim
Tüm bu beklentilere rağmen Bulgaristan toplumu euro konusunda derin biçimde bölünmüş durumda. Maliye Bakanlığı anketlerine göre halkın yüzde 51’i euroya geçişi desteklerken, yüzde 45’i karşı çıkıyor. Haziran 2025’te parlamentoda yaşanan fiziksel kavga ve Rusya yanlısı aşırı sağcı “Vazrajdane” partisinin sert protestoları, para birimi tartışmasının ülke siyasetindeki kutuplaşmayı yansıttığını gösterdi.
Bulgar güvenlik servislerinin bulguları, Rusya ile bağlantılı ağların sosyal medya üzerinden yanlış ve manipülatif bilgiler yayarak euroya olan güveni zayıflatmaya çalıştığını ortaya koyuyor. En yaygın anlatılar arasında fiyatların hızla artacağı, ekonomik egemenliğin kaybedileceği ve “Brüksel’in diktesi” altına girileceği iddiaları yer alıyor.
Avrupa için stratejik bir sınav
Avrupa Komisyonu, Bulgaristan’daki gelişmeleri Rusya’nın daha geniş çaplı hibrit savaş stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriyor. Moskova, euro bölgesinin genişlemesini Avrupa Birliği’nin birlik ve dayanıklılığını artıran bir tehdit olarak görüyor ve bu nedenle entegrasyon süreçlerini baltalamaya çalışıyor. Bulgaristan, tarihsel ve siyasi bağları nedeniyle bu tür operasyonlar için elverişli bir hedef olarak öne çıkıyor.
Euroya geçişin başarıyla tamamlanması, yalnızca Bulgaristan’ın ekonomik istikrarını güçlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda Avrupa’nın dış müdahalelere karşı direncini de test edecek. Bu nedenle süreç, hem Sofya hem de Brüksel için bir para birimi değişiminin ötesinde, Avrupa dayanışmasının ve demokratik kurumların dayanıklılığını ölçen stratejik bir eşik olarak görülüyor.