Güney Pars doğalgaz sahasına yapılan füze saldırısı, bölgedeki kriz dinamiklerini daha da tırmandırdı. Katar ve İran, saldırılardan doğrudan İsrail’i sorumlu tutarak, bu eylemi “tehlikeli ve sorumsuz” olarak nitelendiriyor. İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ve bölgedeki enerji altyapısının “meşru hedef” ilan edilmesiyle, dünya genelindeki enerji arzını tehdit ediyor. Bu durum, Basra Körfezi ülkelerinin petrol ihracatını büyük ölçüde engelledi ve tankerler yük dolu halde denizde bekliyor.
BENZİN %32 ZAMLANDI
Benzin fiyatlarının durumu, Trump yönetimi için ciddi bir kriz haline geldi. Yönetim, 100 yıllık Jones Yasası’nı 60 günlüğüne askıya alarak, yabancı gemilerin ABD limanları arasında yakıt ve gübre taşımalarına izin vermeyi planlıyor. Ancak analistler, bu adımı “tamamen sembolik” olarak değerlendiriyor.
Amerikan Denizcilik Ortaklığı, bu kararı “hukuksuz” ve “Amerikan işçisine darbe” olarak nitelendirerek protesto etti. Sektör temsilcileri, bu muafiyetin pompa fiyatlarına etkisinin galon başına bir centten bile az olacağını belirtiyor. Amerikan Şoförler Birliği (AAA) verilerine göre, kurşunsuz benzinin galon fiyatı, savaşın başladığı günden beri %32 artarak 3,84 dolara yükseldi.
“PETROL 120 DOLARA ÇIKACAK!”
Piyasa analizleri, krizin en kötü noktasına henüz ulaşılmadığını gösteriyor. Citi analistleri, petrol fiyatlarının birkaç gün içinde 120 dolara, benzin fiyatlarının ise 4 doların üzerine çıkacağını öngörüyor. Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması, üretim tesislerinin kapanmasına neden olacak ve bunların tekrar faaliyete geçmesi haftalar alabilir. FED Başkanı Jerome Powell, “enflasyon şoku kapıda” uyarısında bulunarak, 2026 baharının sadece askeri füzelerin değil, yükselen fiyatların ve zayıflayan enerji güvenliğinin mevsimi olacağını vurguladı.
Kaynak: The Washington Post, AAA ve Citi Bank