Gürcistan’ın Karadeniz kıyısındaki Kulevi Limanı’nda bulunan tek petrol rafinerisi, Rusya menşeli ham petrol yerine Kazakistan ve Libya’dan tedarik edilen petrolü işlemeye hazırlanıyor. Tesisin, Ağustos-Eylül 2026 döneminde yalnızca Rusya dışı kaynaklardan gelen ham petrolü rafine etmeye başlaması bekleniyor.
Gelişme, 3 Ağustos 2026 tarihinde Rus basınında yer aldı. Kommersant’ın haberine göre rafineri, Kazakistan menşeli petrolü temmuz ayının başında işlemeye başladı. Tesiste kalan Rusya menşeli ham petrolün işlenmesinin ağustos ayında tamamlanması planlanıyor. Libya’dan yapılacak ilk teslimatların ise yaklaşık 20-30 Ağustos tarihlerinde gerçekleşmesi bekleniyor.
Libya anlaşması 2027 sonuna kadar
Black Sea Petroleum’un sahibi olduğu tesis için Libya ham petrolü tedarikine ilişkin anlaşmanın 2027 yılının sonuna kadar geçerli olacağı bildirildi. Anlaşmada uzatma seçeneğinin de bulunduğu belirtildi. Böylece Kulevi’deki rafinerinin ham petrol tedarikinde Rusya dışındaki iki kaynağa yönelmesi öngörülüyor.
Rafinerinin Rus petrolünden tamamen çıkış takvimi, Gürcistan’ın ham madde tedarikini farklı kaynaklara dayandırma kararını da ortaya koyuyor. Kazakistan’dan gelen petrolün işlenmesi başlamış durumda. Libya sevkiyatının devreye girmesiyle birlikte tesisin üretim sürecinde Rusya menşeli ham petrolün yerini alternatif tedariklerin alması bekleniyor.
AB yaptırım paketindeki tesis
Kulevi’deki rafineri, Avrupa Birliği’nin 24 Temmuz’da kabul ettiği 21’inci Rusya yaptırım paketi kapsamında listeye alınmıştı. Tesis, yaptırım listesinde üç Rus rafinerisi ve bir Belarus rafinerisiyle birlikte yer aldı.
Gürcistan’daki tesise yönelik tedbirlerin önleyici nitelikte olduğu belirtildi. Buna göre rafinerinin Rusya menşeli ham petrol işlemeye devam etmesi halinde, tesisle yapılacak işlemlere yönelik yasak altı ay sonra yürürlüğe girecek. Bu düzenleme, rafinerinin Rus petrolünden çıkması için bir geçiş süresi öngörüyor.
Black Sea Petroleum, petrol tedariki konusunda Avrupa Komisyonu ile istişarelerini sürdüreceğini açıkladı. Şirket ayrıca Rusya’dan gelmeyen ham petrol tedarikine ilişkin “sağlanan ilerlemeye” dair kanıtları Avrupa Komisyonu’na sunacağını bildirdi.
Tedarik kaynakları değişiyor
Kulevi rafinerisinin kararı, Gürcistan’ın petrol sektöründe ham madde kaynaklarını çeşitlendirmeye yönelik bir adım olarak değerlendiriliyor. Tesisin Kazakistan ve Libya’dan petrol almaya başlaması, rafinerinin faaliyetlerini tek bir dış tedarik yönüne bağlı olmaktan çıkarmayı amaçlayan uygulamalı bir değişiklik niteliği taşıyor.
Bu süreçte belirleyici unsurlardan biri, AB yaptırım rejiminin rafinerinin faaliyetleri üzerindeki etkisi oldu. Tesisin Rus ham petrolü işlemeyi sürdürmesi halinde altı ay sonra uygulanabilecek işlem yasağı, şirket yönetiminin tedarik politikasını yeniden düzenlemesine yol açtı. Şirketin Avrupa Komisyonu ile temasını sürdürmesi ve belge sunma taahhüdü de sürecin kurumsal boyutunu oluşturuyor.
Gürcistan’ın ham petrol tedarikinde Kazakistan ve Libya’ya yönelmesi, ülkenin dış ekonomik ilişkilerini farklı ortaklarla genişletme arayışının enerji alanındaki örneklerinden biri olarak kayda geçiyor. Kazak petrolünün temmuz ayı başında işlenmeye başlanması, bu değişimin yalnızca planlama aşamasında kalmadığını gösteriyor. Libya’dan yapılması beklenen sevkiyat ise tedarik çeşitlendirmesine yeni bir kaynak ekleyecek.
Rafinerinin tamamen Rusya dışı ham petrole geçişi, Gürcistan’daki petrol işleme faaliyetlerinin AB yaptırımlarıyla uyumlu yürütülmesi açısından da önem taşıyor. Şirketin açıklamasına göre tedarik süreçleri hakkında Avrupa Komisyonu ile görüşmeler devam edecek ve ulaşılan aşamaya ilişkin kanıtlar paylaşılacak.
Kulevi’nin enerji ticaretindeki konumu
Kulevi Limanı’ndaki tesis, Gürcistan’ın tek petrol rafinerisi olarak ülkedeki ham petrol işleme faaliyetlerinin merkezinde bulunuyor. Bu nedenle tedarik değişikliği, yalnızca tek bir ticari sözleşmenin yenilenmesiyle sınırlı kalmıyor; rafinerinin hangi kaynaklardan ham madde alacağını ve uluslararası yaptırım koşullarında faaliyetlerini nasıl sürdüreceğini de belirliyor.
Kaynak değişikliğinin takvimi üç aşamalı ilerliyor: Kazakistan menşeli petrolün işlenmesi temmuz başında başladı, Rusya’dan kalan ham petrolün işlenmesinin ağustosta tamamlanması planlandı ve Libya petrolünün 20-30 Ağustos arasında tesise ulaşması bekleniyor. Mevcut plan doğrultusunda rafinerinin Ağustos-Eylül döneminde yalnızca Rusya dışı kaynaklardan gelen ham petrolü işlemesi öngörülüyor.
Black Sea Petroleum’un Libya ile yaptığı anlaşmanın 2027 sonuna kadar sürmesi ve uzatılabilmesi, tesisin ham petrol tedarikinde orta vadeli bir çerçeve oluşturuyor. Bununla birlikte şirket, AB yaptırım paketinin uygulanmasına ilişkin olarak Avrupa Komisyonu ile danışma sürecini sürdüreceğini açıkladı.
Gürcistan’ın Kulevi rafinerisinde Rus petrolünün yerini Kazakistan ve Libya kaynaklı ham petrolün alması, sevkiyatların başlaması ve kalan stokların işlenmesiyle birlikte aşamalı olarak gerçekleşiyor. Tesisin tedarik ve yaptırım uyumuna ilişkin süreci önümüzdeki aylarda izlenmeye devam edecek.
Yani şimdi Gürcistan AB yaptırımlarına uyup rus petrolünü bırakıyorsa neden tesisi yaptırım listesine aldılar anlamadım. Bir de Libya’dan petrol gelmesi falan biraz hayal gibi geliyor bana, orada hâlâ iç savaş var ve üretim sürekli kesintiye uğruyor. Bu haber Kommersant’tan geldiğine göre biraz da rus propagandası kokusu almıyor değilim.
Valla bu haberi okuyunca içimden “oh be” dedim. Rus petrolüne bağımlılık her yerde problem, hele şu dönemde Gürcistan’ın böyle bir adım atması gerçekten cesur ve doğru. Ben de geçen sene Batum’a tatile gitmiştim, orada yerli halkla konuşmuştuk; hepsi Rusya’dan gelen her şeyden bıkmış durumda. Kazakistan ve Libya’dan petrol almak mantıklı ama lojistik olarak zor olmaz mı, orayı merak ediyorum. Yine de bu geçiş süreci umarım sorunsuz tamamlanır, çünkü bölgedeki denge için önemli bir adım.