Dünya düzeni köklü değişimler yaşıyor. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana etkin olan “Dolar-Petrol” ortaklığı, artık sarsıntı geçiriyor. Exeter Üniversitesi’nden Profesör Laleh Khalili, İran’ın petrol satışlarında Çin Yuanı şartı getirmesinin, Amerikan hegemonyasının sonunu getiren bir gelişme olduğunu açıkladı.
İran Devrim Muhafızları, İsrail’in Güney Pars gaz sahasını bombalamasının ardından “savaşın yeni bir aşamasının” başladığını duyurdu. Bu olay, ABD ve İran’ın 28 Şubat’ta İran’a saldırmasının ardından petrol fiyatlarının %60 artarak varil başına 118 dolara ulaşmasıyla meydana geldi.
Profesör Khalili, dünyadaki “petrol için en önemli darboğazlardan” biri olan Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasının küresel ekonomik etkilerini değerlendirerek, “Bu durum, ortalama ABD vatandaşına fayda sağlamıyor ama petrol şirketlerine yarar sağlıyor.” dedi. Petrol fiyatlarının yükselmesiyle, sürdürülebilir alternatiflerin maliyetinin düştüğünü ve bunun da Çin’in teknoloji üretimindeki avantajını artırdığını vurguladı.
TANKERLER “KURBANLIK KOYUN” GİBİ BEKLİYOR!
Hürmüz Boğazı’nın sıkışmasıyla birlikte, küresel petrol ve doğal gaz fiyatları hızlı bir yükseliş gösteriyor. İran, İsrail saldırısına misilleme olarak Katar’daki sıvılaştırılmış doğal gaz üretim tesisine saldırılar gerçekleştirdi. Petrolün varil fiyatı bugün 118 dolara ulaşarak, ABD ve İsrail’in İran’a karşı eylemleriyle %60 oranında arttı.
Eski Başkan Trump, İran’ın saldırılarına devam etmesi durumunda Güney Pars doğalgaz sahasını havaya uçurmakla tehdit etti. Trump, ABD’nin bu saldırıyla ilgili olarak “haberdar olmadığını” öne sürdü ancak Wall Street Journal’a göre, bahsi geçen saldırıyı onun onayladığı iddia ediliyor.
MİLYON DOLARLIK “SAVAŞ HARACI” CEBİMİZİ YAKIYOR!
Sigorta primleri, savaş gerekçesiyle gemi değerinin %5’ine fırladı. 200 milyon dolarlık bir tanker için talep edilen “savaş primi” 10 milyon dolara kadar çıktı. Bu durumda, sigorta şirketleri, hem İran’ın tehditleri hem de savaş riskine dair doymak bilmeyen iştahlarıyla, vatandaşların cebindeki son kuruşu hedef alıyor.
DOLARIN SALTANATI YIKILIYOR!
“Dolar-Petrol” ortaklığının çöküşü, İran’ın petrol satışlarında Çin Yuanı şartı getirmesiyle hızlanıyor. Profesör Khalili, “Doların saltanatı bitti” diyerek çok kutuplu dünyanın kapılarını araladığını savundu. ABD, yıllarca kullandığı finansal yaptırımları kaybetmiş durumda.
İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ABD’nin emperyal düzeni, petrol ve dolar üzerinden şekillendi. Küresel ölçekli üretim ve finans, ABD’nin bu akışı garanti ettiği dönemde petrol bağımlılığına dönüştü. Ancak son yıllarda bu durum, özellikle alternatif enerji kaynaklarıyla değişmeye başladı.
SAVAŞIN KAYMAĞINI ÇİN YİYECEK!
Müttefiklerini vuran Washington, krizden en büyük kazancı elde edenin Uzak Doğu olduğunu kanıtlıyor. Fosil yakıtların pahalılaşmasıyla, dünya alternatif enerji kaynaklarına yönelmek zorunda kalıyor. Bu bağlamda, teknolojik üstünlüğü elinde bulunduran Çin, enerji dönüşümünde merkez konumda kalmaya hazırlanıyor.
ABD’nin Rusya’nın durumunu çözme yeteneği sınırlı. Coğrafi yakınlık ve teknolojik yeterlilik konularında zaaflar yaşıyor. Son yıllarda, Çin’in sürdürülebilir enerji üretiminde ve elektrifikasyonda sağladığı ilerleme, petrol fiyatlarının yükselmesiyle birlikte büyük bir dönüşümün habercisi oluyor. Bu süreçte, petrol şirketlerinin kısa vadeli kazançları, uzun vadeli endişelere dönüşüyor, çünkü alternatif enerji kaynaklarına geçiş hız kazanıyor.