Rusya Devlet Duması, büyük su ve kanalizasyon işletmelerinin atık su deşarjlarından kaynaklanan çevre zararları için tazminat ödememesini öngören yasa teklifini ekim ayında ilk okumada ele alacak. 1 Haziran 2026’da parlamentoya sunulan teklif, günlük deşarj hacmi 20 bin metreküpün üzerinde olan işletmelerin, çevre programlarında belirlenen sınırların aşılması nedeniyle uygulanan bazı mali yaptırımlardan muaf tutulmasını öngörüyor.
Teklif, iktidardaki Birleşik Rusya partisine mensup milletvekilleri tarafından hazırlandı. Düzenleme, Rusya’nın Çevrenin Korunması Hakkında Federal Yasası’nın 78.1’inci maddesinde değişiklik yapılmasını içeriyor. Konuya ilişkin ayrıntılar Business Online’ın haberinde ve Rusya’daki diğer medya kuruluşlarının aktarımlarında yer aldı.
Yasa teklifinin gerekçesinde, konut ve kamu hizmetleri sektöründe faaliyet gösteren su işletmelerinin Sovyet döneminden kalma kanalizasyon ve arıtma şebekelerini yenilemek için yeterli kaynağa sahip olmadığı savunuluyor. Tasarı sahiplerine göre, çevre zararları nedeniyle açılan yüksek tutarlı davalar, nüfusun temel hizmetlerini sağlayan kuruluşları iflas riskiyle karşı karşıya bırakıyor ve atık su arıtma tesislerinin planlı biçimde modernize edilmesini zorlaştırıyor.
Arıtma tesisleri yeni standartlara yetişemiyor
Gerekçede, Rusya’da son yıllarda atık su arıtma kalitesine ilişkin kuralların sıkılaştırıldığı belirtiliyor. Ancak nüfus artışı, ekipmanların yıpranması ve atık suyun bileşimindeki değişiklikler nedeniyle çok sayıda arıtma tesisinin yeni standartları teknik olarak karşılayamadığı ifade ediliyor. Belgede, evlerde temizlik ürünlerinin daha yaygın kullanılmasının da atık suyun bileşimini değiştiren unsurlardan biri olduğu kaydediliyor.
Rusya Doğal Kaynaklar Denetim Kurumu, mevcut kanalizasyon arıtma tesislerinde düzenli denetimler yapıyor. Kurumun denetimleri sonrasında, hizmet sağlayan kuruluşlara çevreye verilen zararın karşılanması talebiyle milyonlarca ruble tutarında davalar açıldığı belirtiliyor. Yasa teklifini hazırlayan milletvekilleri, bu davaların işletmelerin kaynaklarını mahkeme süreçlerine yönlendirmesine ve altyapı yatırımlarının ertelenmesine yol açtığını ileri sürüyor.
Teklifin resmi gerekçesinde amaç, yatırımcıların su kalitesini ve Rusya’nın su kaynaklarını korumaya yönelik çevre yatırımlarına katılımını artırmak olarak tanımlanıyor. Metne göre, işletmelerin çevresel etkilerini azaltmaya daha fazla kaynak ayırması ve bölgelerde sürdürülebilir sosyoekonomik kalkınmanın desteklenmesi hedefleniyor.
Tazminat yerine modernizasyon yaklaşımı
Destekçileri düzenlemeyi, çevre zararını cezalandırmaya dayalı modelden altyapının onarılmasına dayalı bir modele geçiş olarak sunuyor. Bu görüşe göre, su işletmeleri kendilerine tahakkuk ettirilen zarar bedellerini ödeyemiyor; bu nedenle arıtma tesislerinin yenilenmesi için kullanılabilecek kaynaklar hukuki mücadelelere aktarılıyor.
Ancak tasarı, işletmelerin çevre zararından doğan mali sorumluluğunu azaltırken, deşarjların hangi takvimle ve hangi ölçülebilir hedeflerle düşürüleceğine ilişkin ayrıntılı ve bağlayıcı yükümlülükler getirmiyor. Bu durum, çevre tazminatlarının kaldırılmasının gerçek bir altyapı yenilemesiyle ilişkilendirilip ilişkilendirilmeyeceği sorusunu gündeme getiriyor. Kaynak metinde de, harcamaların nasıl denetleneceği ve arıtma tesislerinin yenilenmesinin hangi mekanizmalarla güvence altına alınacağına dair düzenlemelerin sınırlı olduğu savunuluyor.
Teklifin eleştirmenleri, çevre zararının silinmesinin işletmeler üzerindeki mevcut ekonomik baskıyı ortadan kaldıracağını belirtiyor. Bu değerlendirmeye göre, çevreye verilen zararın tazmin edilmesi yükümlülüğü, şirketleri arıtma tesislerinin inşası ve yeniden yapılandırılması için yatırım yapmaya yönlendiren başlıca araçlardan biri. Sorumluluk kaldırılırken yerine daha sıkı denetim, açık yatırım şartları ve bağımsız mali kontrol konulmadığı takdirde, maliyetin kamu bütçesine ve vatandaşlara yansıma riski bulunuyor.
Yenileme maliyetleri milyarlarca ruble
Rusya’daki kanalizasyon altyapısının yenilenmesi yüksek maliyet gerektiriyor. Lyubertsi arıtma tesislerinin yeniden inşası için 15,7 milyar ruble gerektiği belirtiliyor. Mosvodokanal’ın 2024-2028 dönemi yatırım programının toplam büyüklüğü ise yaklaşık 92 milyar ruble olarak veriliyor. Bu rakamlar, çevre tazminatlarının kaldırılmasının tek başına modernizasyon için gereken finansmanı karşılamayacağını ortaya koyuyor; fakat yasa teklifinde bu yatırımlar için yeni bir bütçe kaynağı açıklanmıyor.
Kaynakta ayrıca, 2026 yılında Rusya’nın “özel askeri operasyon” olarak adlandırdığı savaş için ayrılan kaynakların 13 trilyon rublenin üzerine çıktığı ve bu tutarın konut-kamu hizmetleri ile çevre alanındaki toplam bütçe harcamalarının yaklaşık 12 katına ulaştığı ileri sürülüyor. Bu karşılaştırma, tasarıyı eleştirenlerin değerlendirmesinde, altyapı finansmanındaki önceliklerin çevre yatırımlarını sınırladığı iddiasına dayanak olarak kullanılıyor.
Çevre kirliliği, Devlet Duması seçimleri öncesinde Rusya’daki seçmenler açısından hassas başlıklardan biri olarak sunuluyor. Kaynak materyalde, 80 milyondan fazla kişinin sürekli olarak kirliliğin etkilerine maruz kaldığı belirtiliyor. Aynı metinde, devletin kamu hizmetleri ve sanayi altyapısının kapsamlı biçimde yenilenmesi yerine işletmelerin çevre kirliliğine ilişkin sorumluluğunu azaltacak yöntemler aradığı savunuluyor.
Yasa teklifinin kabul edilmesi halinde, günlük 20 bin metreküpten fazla atık su deşarj eden büyük su işletmeleri için çevre zararının tazminine ilişkin mevcut uygulama değişecek. Tasarının ilk okuma görüşmesinin ekim ayında yapılması beklenirken, düzenlemenin nihai biçimi ve arıtma yatırımlarına ilişkin olası koşullar henüz kesinleşmiş değil.