Rusya, AB’nin 2027 yasağı öncesi gölge LNG filosunu büyütüyor
Rusya, AB’nin 2027 yasağı öncesi gölge LNG filosunu büyütüyor

Rusya, AB’nin 2027 yasağı öncesi gölge LNG filosunu büyütüyor

Rusya, Avrupa Birliği’nin 2027’de Rus sıvılaştırılmış doğal gazı (LNG) ithal ve transit etmeye yönelik yasağı tamamen yürürlüğe koymasından önce, deniz yoluyla ihracatı sürdürmek amacıyla özel bir “gölge” LNG filosu oluşturuyor. Financial Times’ın aktardığı Windward analizine göre Moskova, ikincil piyasadan en az sekiz LNG tankeri satın aldı. Filodaki gemi sayısının iki tanesi Rusya’daki Zvezda tersanesinde inşa edilen yeni gemiler olmak üzere 25’e ulaştığı bildirildi.

Planın temel amacı, AB pazarının Rus LNG’sine kapanmasının ardından ihracat akışını ve buna bağlı döviz gelirlerini korumak. Rusya, petrol taşımacılığında 2022’den sonra uyguladığı gölge filo modelini bu kez LNG sektörüne uyarlamaya çalışıyor. Ancak LNG taşımacılığı, ham petrol taşımacılığına göre daha özel gemiler, daha gelişmiş teknik sistemler ve daha karmaşık bir lojistik altyapı gerektiriyor.

İkincil piyasadan tanker alımları

Windward’ın değerlendirmesine göre Rusya, yeni filonun önemli bölümünü üçüncü ülkelerdeki yapılar üzerinden ikincil piyasadan edinilen tankerlerle kuruyor. Hedeflenen kapasitenin yaklaşık 25 gemiden oluştuğu belirtiliyor. En az sekiz geminin satın alınmış olması, Moskova’nın 2027’deki AB yasağı öncesinde deniz taşımacılığı için ayrı bir filo hazırladığını gösteren veriler arasında yer alıyor.

Bu tür alımlarda gemilerin mülkiyetinin ve işletme yapısının farklı şirketler üzerinden kurulması, gerçek sahiplerin belirlenmesini zorlaştırabiliyor. Kaynakta yer alan bilgilere göre Rusya’nın LNG filosu için kullandığı yöntemler, daha önce petrol sektöründeki yaptırımları aşmak amacıyla başvurulan uygulamalara benziyor. Gemiler Orta Doğu ve Güneydoğu Asya’daki şirket ağları üzerinden satın alınabiliyor; şirket yapıları ise mülkiyet bağlantılarını gizleyecek şekilde düzenlenebiliyor.

Gemilerin bayraklarının değiştirilmesi, sefer sırasında otomatik tanımlama sistemlerinin kapatılması ve şeffaf olmayan sigorta şirketleriyle çalışılması da kontrol mekanizmalarını zorlaştıran uygulamalar arasında sıralanıyor. Bu yöntemlerin kullanılması, yaptırım denetiminin yalnızca gemilerin kendisine değil, mülkiyet, işletme, sigorta ve liman hizmetleriyle bağlantılı yapılara da uzanmasını gerektiriyor.

LNG taşımacılığında teknik sınırlar

LNG gemileri, ham petrol tankerlerinden farklı olarak yükü yaklaşık eksi 162 derece sıcaklıkta tutan kriyojenik tanklara sahip olmak zorunda. Bu gemilerin inşa maliyetinin yaklaşık 300 milyon dolar olduğu belirtiliyor. Küresel LNG filosu da petrol tankerleri filosuna kıyasla daha küçük ve daha modern gemilerden oluşuyor. Bu durum, kullanılabilir gemilerin satın alınmasını ve mevcut filonun genişletilmesini daha maliyetli hale getiriyor.

Arktik rotalarda çalışacak gemiler için teknik gereksinimler daha da yüksek. Rusya’nın kuzey bölgelerindeki projelerinden LNG taşıyabilmek için yüksek buz sınıfına sahip, özellikle Arc7 standardındaki gemilere ihtiyaç duyuluyor. Bu gemilerin sayısı sınırlı. Bakım, sınıflandırma ve sigorta hizmetleri de az sayıda uluslararası şirketin kontrolündeki bir piyasaya bağlı.

Bu nedenle Rusya’nın LNG için kurduğu gölge filo, petrol taşımacılığındaki modelin doğrudan bir kopyası olarak işlemiyor. Gaz taşıyıcılarının özel yapısı, soğutma sistemleri, buz sınıfı gereksinimleri ve güvenlik standartları, filonun hızlı biçimde büyütülmesini sınırlandırıyor. Gemilerin satın alınması tek başına yeterli değil; bu gemilerin uygun rotalarda işletilmesi, sınıflandırılması, sigortalanması ve liman hizmetlerine erişmesi gerekiyor.

Yamal LNG ve Arktik LNG-2 ayrımı

Mevcut gölge LNG filosunun, Rusya’nın faaliyetteki Yamal LNG tesisinden yapılan sevkiyatların sürdürülmesine yardımcı olabileceği değerlendiriliyor. Yamal LNG, Rusya’nın Avrupa’ya deniz yoluyla yaptığı LNG ihracatının büyük bölümünü sağlıyor ve daha önce kullanılan lojistik güzergâhlara dayanıyor. Bu nedenle mevcut gemi kapasitesiyle Yamal’dan yapılan taşımaların devam ettirilmesi, yeni Arktik projelerinden sevkiyata kıyasla daha mümkün görünüyor.

Yeni Arktik LNG-2 projesi için ise tablo daha sınırlı. Proje, ABD’nin doğrudan bloke edici yaptırımları altında bulunuyor. Yüksek buz sınıfına sahip gemilerin eksikliği, sigorta ve sınıflandırma sorunları ile uluslararası denetimin sıkılaşması, bu tesisten tam kapasiteyle sevkiyat yapılmasını güçleştiriyor.

Kaynakta yer alan değerlendirmelere göre mevcut ve satın alınabilecek gemiler Yamal LNG’den düzenli ihracatın sürdürülmesini destekleyebilir; ancak Arktik LNG-2 başta olmak üzere yeni arktik kapasitenin tam olarak devreye alınması için yeterli değil. Bu projelerin ihracat potansiyeli, yalnızca üretim kapasitesine değil, uygun LNG gemilerinin bulunmasına ve bu gemilerin yaptırım ortamında çalıştırılabilmesine de bağlı.

Denetim ve yaptırım takibi

AB’nin 2027’de Rus LNG’sine yönelik ithalat ve transit yasağının ne ölçüde uygulanabileceği, ABD, AB ve Birleşik Krallık’ın gemileri, gerçek sahipleri ve bağlantılı altyapıyı tespit etme kapasitesine bağlı olacak. Yaptırım denetiminin yalnızca tankerlere yönelmesi, gemileri işleten ve hizmet sağlayan şirketlerin sistem dışında kalmasına yol açabilir.

Bu kapsamda işletmeciler, tersaneler, limanlar, sigorta şirketleri ve teknik servis sağlayıcıları da inceleme alanına giriyor. Gemilerin bakımını, sigortasını, sınıflandırmasını ve seferlerini mümkün kılan hizmetlerin izlenmesi, Rusya’nın LNG ihracatını alternatif bir taşıma ağı üzerinden sürdürme girişiminin takip edilmesi açısından önem taşıyor.

Rusya’nın kurduğu filo, yaptırımlar altında LNG ihracatını uzun süre devam ettirme arayışının bir parçası olarak ortaya çıkıyor. Filonun Yamal LNG sevkiyatlarını desteklemesi mümkün görünürken, daha yeni Arktik projeleri için gemi, sigorta ve teknik hizmet eksikleri sürüyor. Rusya’nın tanker alımları ve filo faaliyetleriyle ilgili değerlendirmeler izlenmeye devam ediyor.

4 Comments Yorum ekle

  1. Bu “gölge” filoyla Rusya sadece LNG değil, aslında tüm yaptırımların içini boşa çıkarmaya çalışıyor sanırım.

  2. Sanırım başlığı ve içeriği karıştırmışım; makalede bahsedilen projenin konusu Wicomico Nehri’ndeki çevresel restorasyon ve doğa canlandırma çalışmaları. Dolayısıyla Rusya’nın LNG filoları veya yaptırımlarla ilgili konuyla hiçbir alakası bulunmadığı için, söz konusu yorumun bu haberle bağdaşmadığını düşünüyorum.

  3. Kendi gemilerini inşa etmeye ihtiyaç duyacak kadar güçlü bir pazar mıydı ki, şimdi bu kadar çok ikinci el tankerle yetinmek zorunda kalsın? Bu ‘gölge filo’ planı aslında onların teknolojik altyapının bu kadar geride olduğunu da göstermiyor mu? 2027’de AB kapısını kapatınca gerçekten iş yapabilecek kapasiteye sahip olacaklaırnı şüpheyle izliyorum.

  4. Haklısınız, gemi inşa sektörünün teknolojik altyapısı ve yerli üretim kapasitesi konusunda ciddi endişelerimiz var, ancak bu haberde bahsedilen konu tamamen farklı bir boyutta. Yerel-Sen’in sert tepkisine odaklanan makalede, terörle müzakere edilemezliği vurgulanan mesajın aslında güvenlik stratejimizin temel bir parçası olduğunu görüyoruz. Yani bahsettiğiniz gölge filo veya teknolojik geriliğin bir sonucu olan bir kriz değil, terörle mücadelede tutarlı bir çizgi izlememiz gerektiğinin altı çiziliyor. Bu nedenle, gemi filosuyla ilgili ekonomik kaygılarımızın bu spesifik güvenlik tartışmasındaki yeri çok sınırlı kalıyor. Önemli olan, teröre karşı kılavuzluk ve müzakere etmemenin net bir şekilde ifade edilmesi gerektiği yönündeki ortak mesajı destek

Yorum ekle

Your email address will not be published.

Kaçırmayın

Bernardo Silva, Manchester City'e veda etti ve kulüp sevgisini dile getirdi

Bernardo Silva, Manchester City’e veda etti ve kulüp sevgisini dile getirdi

Bernardo Silva, Manchester City’ye Veda Etti Portekizli futbolcu Bernardo Silva, sezon sonu…