Rus askeri istihbaratıyla bağlantılı olduğu bildirilen bir dezenformasyon ağı, Fransa’da 2027 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde sol merkezli Place Publique hareketinin lideri Raphaël Glucksmann’ı hedef aldı. 4 Ağustos 2026’da yayımlanan haberlere göre, kampanyada Fransız kamuoyunda bilinen Blast adlı haber kuruluşunun internet sitesini taklit eden sahte bir platform kullanıldı.
Glucksmann, X hesabından yaptığı açıklamada, “Rus istihbarat servisleri 2027 seçim kampanyasını istikrarsızlaştırmaya yönelik bir operasyon başlattı. Bu sadece başlangıç” ifadelerini kullandı. Sahte sitede yayımlanan video ve yazılarda Glucksmann’ın siyasi itibarını zedelemeye yönelik iddialar yer aldı.
Bu içeriklerden birinde, Glucksmann’ın partneri Léa Salamé’nin, onun hakkında olumlu bir imaj oluşturacak ve seçim programını tanıtacak yazıların yayımlanması karşılığında medya kuruluşlarına rüşvet vermeye çalıştığı öne sürüldü. İddiaya ilişkin doğrulanmış bir kanıt sunulmadı. Dezenformasyon içerikleri, gerçek bir medya kuruluşunun yayınları gibi gösterilerek dolaşıma sokuldu.
Olayla ilgili ayrıntılar Euronews’ün haberinde yer aldı.
Fransa’da seçim takvimi
Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçiminin iki tur halinde 18 Nisan ve 2 Mayıs 2027’de yapılması planlanıyor. Görevdeki Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, anayasal sınırlama nedeniyle üçüncü kez aday olamayacak.
Ulusal Birlik partisinin lideri Marine Le Pen, temmuz ayında cumhurbaşkanlığı için adaylığını açıkladı. Ancak Avrupa Parlamentosu fonlarının kötüye kullanılmasıyla ilgili davada verilecek mahkeme kararı, adaylığının önünde engel oluşturabilir.
Ulusal Birlik, kamuoyu araştırmalarında ilk sırada bulunuyor. Partiye ilk turda destek verenlerin oranı yüzde 35 ile 37 arasında ölçülüyor. Le Pen’in en yakın rakipleri arasında, eski başbakan ve merkez sağ Horizons partisinin kurucusu Édouard Philippe ile aşırı sol çizgideki Boyun Eğmeyen Fransa hareketinin lideri Jean-Luc Mélenchon bulunuyor. Philippe’in desteği yüzde 17-19, Mélenchon’un desteği ise yüzde 13-16 aralığında gösteriliyor.
Ulusal Birlik adayının ikinci tura kalması araştırmalarda büyük ölçüde beklenen bir sonuç olarak öne çıkıyor. Ancak partinin ikinci turdaki zafer ihtimali kesin görülmüyor. Bu tablo, seçim kampanyası başlamadan önce adaylara ilişkin yanlış ve manipülatif içeriklerin siyasi tartışmada kullanılabileceği bir ortam oluşturuyor.
Fransız siyasetçileri hedef alan içerikler
Glucksmann’a yönelik kampanya, Rusya’nın Fransa’daki seçim süreçlerini etkilemeye çalıştığına ilişkin daha önceki suçlamaların ardından geldi. Rusya, 2024’teki parlamento seçimlerine ve 2026’daki belediye seçimleri kampanyasına müdahale etmekle suçlandı.
Temmuz ayının sonunda, Rus askeri istihbaratıyla ilişkilendirilen Storm-1516 ağı da Édouard Philippe’i hedef aldı. Ağ üzerinden Philippe’in sağlık durumuna ilişkin sahte mesajlar yayıldı. Bu içeriklerle, 2027 seçimlerinin potansiyel favorilerinden biri olarak görülen eski başbakanın kamuoyu nezdindeki konumunun zayıflatılmasının amaçlandığı bildirildi.
Glucksmann’a yönelik operasyonda ise sahte bir haber sitesinin kullanılması dikkat çekti. Blast’ın internet sitesine benzeyecek şekilde hazırlanan platform, gerçek bir yayın organının adı ve görünümünden yararlanarak uydurma haberleri daha inandırıcı göstermeye çalıştı. Bu yöntem, siyasi kişilere yönelik yanlış iddiaların yanı sıra bağımsız medya kuruluşlarının güvenilirliğini de doğrudan hedef alıyor.
Le Pen ve Rusya politikası
Marine Le Pen’in liderliğindeki Ulusal Birlik, Kremlin’le geçmişteki ilişkileri nedeniyle uzun süredir Rusya’ya yakın bir siyasi güç olarak değerlendiriliyor. Parti, resmi açıklamalarında bu imajdan uzaklaşmaya çalışıyor ve Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığını kamuoyu önünde kınadığını belirtiyor.
Bununla birlikte parti, Ukrayna’ya yönelik askeri yardımın genişletilmesine karşı çıkıyor, yaptırım politikasını eleştiriyor ve Ukrayna’nın Avrupa Birliği ile NATO’ya üyelik perspektifini reddediyor. Ulusal Birlik ayrıca Fransa’nın “tarafsızlık” çizgisinde hareket etmesini savunuyor. Bu tutumlar, Rusya’nın Avrupa’nın Ukrayna’ya verdiği siyasi ve güvenlik desteğini sınırlama hedefleriyle örtüşüyor.
Bu nedenle Rusya’ya atfedilen bilgi operasyonlarında yalnızca tek tek adayların değil, Fransız seçmenlerinin siyasi tercihlerinin de hedef alındığı değerlendiriliyor. Glucksmann, Ukrayna’ya desteği ve Avrupa dayanışmasının güçlendirilmesi yönündeki tutumuyla bilinen siyasetçiler arasında yer alıyor. Ona yönelik sahte içeriklerin seçim süreci öncesinde dolaşıma sokulması, bu siyasi çizgiyi savunan adaylara karşı yürütülen kampanyanın bir parçası olarak sunuluyor.
Rusya’nın kullandığı yöntemler arasında sahte haber siteleri, manipüle edilmiş videolar ve gerçek kişilere ilişkin uydurma iddialar bulunuyor. Fransa’daki son örneklerde hedef alınan isimler arasında farklı siyasi çizgilerden gelen Glucksmann ve Philippe’in bulunması, operasyonların seçim yarışında öne çıkan adaylara yöneldiğini gösteren kaynaklı gelişmeler olarak aktarılıyor.
Fransız makamlarının ve siyasi partilerin bu içeriklere nasıl karşılık vereceği, 2027 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesindeki tartışmaların başlıklarından biri olmaya devam ediyor.