Macaristan’da Viktor Orbán hükümetinin, nisan ayında yapılması planlanan seçimlerden önceki aylarda, kamu kaynaklarından en az 500 milyar forinti (yaklaşık 1,3 milyar avro) kamuya açık olmayan ve şeffaf olmayan kararlarla dağıtmış olabileceği bildirildi. Konuya ilişkin haber, 1 Eylül 2026’da yayımlandı. Belgeler, bütçe aktarımlarının yanı sıra iktidara yakın şirketlere, vakıflara, derneklere, kilise kuruluşlarına ve spor faaliyetlerine yönelik finansmanı da kapsıyor.
Macaristan merkezli 24.hu’nun kamuya açık bilgi talebi üzerinden elde ettiği verilere göre, Viktor Orbán’ın imzasını taşıyan 55 hükümet kararı tespit edildi. 28 belgenin ise kamuoyuna açıklanmadığı ve gizli tutulmuş olabileceği belirtildi. Açıklanan kararların önemli bölümü, bütçe kaynaklarının farklı kalemler arasında yeniden dağıtılmasına ve belirli şirket ya da kuruluşların finansmanına ilişkin.
Şirketlere ve kuruluşlara aktarımlar
Belgelerde, 16 şirkete toplam 47 milyar forint tutarında yardım öngörüldüğü aktarıldı. Kararların diğer bölümleri vakıflara, derneklere, kilise yapılarıyla bağlantılı kuruluşlara, spor etkinliklerine ve gayrimenkul alımlarına ayrılan kaynakları içeriyor. Bu kararların hangi ölçütlerle alındığına ilişkin bilgilerin ise kamuoyuna sunulan belgelerde her durumda açık olmadığı belirtildi.
Haberlerde söz konusu kaynak aktarımının, Macaristan’daki iktidar çevresiyle bağlantılı şirketleri ve yapıları içeren NER sistemiyle ilişkili işletmeleri de kapsadığı ifade edildi. NER, Orbán döneminde hükümet ve iktidara yakın iş çevreleriyle bağlantılı siyasi-ekonomik yapıyı tanımlamak için kullanılan bir ifade olarak yer alıyor.
Devletin üstlendiği mali risk yalnızca doğrudan bütçe aktarımlarıyla sınırlı kalmadı. Hükümet, devlete ait Eximbank’ı sürece dahil etti ve NER sistemiyle bağlantılı iki şirketin tahvilleri için garanti sağladı. Bu garantilerin toplam hacmi 500 milyon avro, yani yaklaşık 200 milyar forint olarak verildi.
Şeffaflık ve yasal tartışma
Transparency International Hungary Hukuk Direktörü Miklós Ligeti, kamu kaynaklarının dağıtımı için kamuya açık olmayan hükümet kararlarının kullanılmasının hukuka aykırı olduğunu söyledi. Ligeti’ye göre bu tür kararların resmî olarak yayımlanması gerekiyor.
24.hu’nun bilgi talebiyle ulaştığı 55 karar, hükümetin seçimlerden önceki aylarda bütçe kaynaklarını hangi alanlara yönlendirdiğine ilişkin sınırlı da olsa bir kayıt oluşturdu. Bununla birlikte, 28 belgenin açıklanmamış olabileceği yönündeki bilgi, kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin mevcut tablonun tüm kararları içermeyebileceğine işaret ediyor. Bu değerlendirme, belgelerin tamamının kamuya açık olmadığına dair haber aktarımına dayanıyor.
Konuya ilişkin ayrıntılar, Nepszava’nın hükümet kararları ve kamu kaynaklarıyla ilgili haberinde yer aldı. Haberde, hükümetin gizli ya da kamuya açıklanmayan kararlarla yaptığı tahsislerin kapsamı, Eximbank garantileri ve şirketlere verilen destekler birlikte ele alındı.
Bütçe açığı ve ekonomik tablo
Kaynak aktarımı tartışması, Macaristan’ın kamu maliyesine ilişkin verilerin gündemde olduğu bir dönemde ortaya çıktı. Verilen bilgilere göre Avrupa Komisyonu, Macaristan’ın bütçe açığının 2026’da gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 6,2’sine ulaşmasını bekliyor. Bu oran, Avrupa Birliği içinde kamu maliyesi açısından dikkat çeken seviyelerden biri olarak aktarılıyor.
Aynı çerçevede, Macaristan’da hanehalkı tüketiminin Avrupa Birliği’ndeki en düşük seviyelerden biri olduğu belirtildi. Kamu maliyesindeki bozulma ile hükümet kararları üzerinden dağıtılan yüksek miktardaki kaynaklar, haberlerde aynı ekonomik tablo içinde değerlendirildi. Ancak kaynak metinde bu aktarımların bütçe açığı üzerindeki doğrudan etkisine ilişkin ayrı bir hesaplama yer almıyor.
Ortaya çıkan belgeler, bir yandan şirketler ve çeşitli kuruluşlara ayrılan bütçe kalemlerini, diğer yandan devlet bankası aracılığıyla verilen tahvil garantilerini gösteriyor. Garantilerin toplam tutarı yaklaşık 200 milyar forinte ulaşırken, şirketlere doğrudan yardım öngören kararların belgelenen kısmı 47 milyar forint olarak kayda geçti.
Macaristan’da kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin tartışmanın sonraki aşaması, açıklanmadığı belirtilen 28 kararın içeriği ve bu kararların hangi hukuki gerekçeyle kamuoyuna sunulmadığına ilişkin bilgilerle şekillenecek.