Almanya’nın Hıristiyan Demokrat Başbakanı Friedrich Merz, 30 Ekim’de Türkiye’ye yaptığı ziyarette, partisinin uzun zamandır sürdürdüğü Türkiye politikasında önemli bir değişikliği ortaya koydu. Şimdiye kadar Türkiye’yi Avrupa Birliği (AB) dışında tutma yaklaşımı izleyen Alman Hıristiyan Demokrat Partisi (CDU/CSU), Merz ile birlikte Türkiye’nin AB’ye tam üyelik umudunu yeniden gündeme taşıdı. Merz, “Türkiye’nin tam üyeliğini destekliyoruz” diyerek, durdurulan üyelik sürecinin yeniden başlamasını mümkün kılabileceğini ifade etti. Ancak, Ankara’nın bu durumu tam olarak kavrayamadığı görülmekte.
Görüşmelerde Türkiye hükümeti, ‘Ankara Kriterleri’nden bahsetti. Ancak böyle bir kriterin varlığı söz konusu değil. 1963 tarihli AB katılım başvurusunun adı Ankara Anlaşması olduğundan, bu terimle bir yanlış anlamaya yol açılıyor. Asıl belirleyici olan Kopenhag Kriterleri, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve ekonomik ölçütler gibi unsurları içermektedir.
ALMAN BASINI ELEŞTİRDİ
Alman medyasında ise Merz’in ziyareti eleştirildi. Ünlü Handelsblatt gazetesi, Erdoğan’ın Kopenhag Kriterleri’ni kabul etmek yerine ‘Ankara Kriterleri’ ifadesini kullanmasını eleştirdi. Die Welt gazetesi ise “Merz’in Eli Ankara’da havada kaldı” başlıklı bir yorum yayınladı.
Merz’in bavulu AKP’lilere dert oldu
PR yakıştırması yapıldı ‘Kimse yemiyor’ denildi
Merz’in, Türkiye ziyareti uçaktan kendi bavulunu taşıyarak inmesi, birçok kişi tarafından olumlu bir karakteristik olarak değerlendirildi. İnsanların, sorumluluklarını diğerlerine aktarmaktansa kendi başına hareket etmesini takdir ettikleri gözlemlendi. Ancak bazı eleştirmenler, bir liderin kendi işlerini başkalarına gördürme yükümlülüğüne sahip olduğunu belirtti. Bu görüşü paylaşanlardan biri, AKP MKYK Üyesi Emre Cemil Ayvalı oldu. Ayvalı, sosyal medya üzerinden “Batılı liderlerin böyle rutinleri olduğuna inananlar genelde ev zencileridir” diyerek Merz’i eleştirdi.
Ayvalı, “Bu PR çalışmalarını bizdekiler hariç artık kimse yemiyor. İbret almak isteyenler için Trudeau, Zelensky, Çipras, Macron gibi örnekler mevcut. Kaldı ki, bavulunu kendi taşıyan verimsiz ve edilgen bir aptaldansa, hayatın olağan akışı içinde işini görebilen sorumluluk sahibi bir lideri tercih ederim” ifadelerini kullandı.