Bulgaristan merkezli Pogled.info ile İtalya’daki L’AntiDiplomatico, Kuzey Akım boru hatlarına yönelik soruşturmayı ve Hırvatistan’da gözaltına alınan Ukraynalı dalgıç Volodimir Juravlyov hakkındaki gelişmeleri kullanarak Avrupa’da Ukrayna’ya yönelik mali ve askeri desteğin kesilmesi çağrılarını yayıyor. 22-25 Ağustos 2026 tarihleri arasında dolaşıma giren içeriklerde, Kiev’e verilen milyarlarca avroluk yardımın gerekçesi sorgulanırken, Rusya ile ticari ilişkilerin yeniden kurulması da savunuldu.
Bulgar internet sitesi Pogled.info tarafından yayımlanan bir haberde, Almanya için Alternatif’in (AfD) Kuzey Akım sabotajının kapsamlı biçimde soruşturulmasını, Ukrayna’ya mali ve askeri desteğin durdurulmasını ve Rusya ile ticari ilişkilerin yeniden başlatılmasını talep ettiği aktarıldı. Haberin başlığında, Kuzey Akım sabotajı tartışmasının Berlin’deki hükümet çoğunluğu üzerindeki baskıyı artırdığı ileri sürüldü. İçeriğe Pogled.info’nun yayımladığı haber üzerinden erişilebiliyor.
İtalyan çevrim içi yayın organı L’AntiDiplomatico da benzer bir çerçeveyi kullandı. Söz konusu yayın, Batı karşıtı ve küreselleşme karşıtı çizgisiyle bilinen, Rusya’nın resmi söylemini ve Moskova’nın çıkarlarıyla örtüşen anlatıları Güney Avrupa’daki bilgi ortamında yeniden dolaşıma sokan bir mecra olarak tanımlanıyor. Pogled.info ise Rus devlet medyasında yer alan içerikleri yeniden yayımlayan ve Bulgaristan’daki Rusya yanlısı dezenformasyon ağının başlıca unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Kuzey Akım soruşturması sürüyor
Alman makamları, Kuzey Akım 1 ve Kuzey Akım 2 doğal gaz boru hatlarında 2022’de meydana gelen patlamalarla ilgili soruşturmayı sürdürüyor. Alman güvenlik birimleri, aralarında Ukrayna vatandaşı Volodimir Juravlyov’un da bulunduğu bazı kişilerin olası bağlantısını inceliyor. Juravlyov’un Hırvatistan’da gözaltına alınması, farklı ülkelerdeki medya kuruluşları tarafından Ukrayna’ya yönelik suçlamaların dayanağı olarak sunuldu.
Ancak soruşturma henüz tamamlanmış değil ve olayla ilgili kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmuyor. Bu nedenle sorumluluğa ilişkin nihai değerlendirmelerin adli soruşturmaların sonuçlarına dayanması gerekiyor. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Ukrayna devletinin Kuzey Akım boru hatlarının patlatılmasıyla herhangi bir ilgisi olmadığını birçok kez açıkladı. Kiev ayrıca, bu tür operasyonların Avrupa enerji piyasasını istikrarsızlaştırmak ve Ukrayna’yı Batılı ortaklarının gözünde yıpratmak bakımından öncelikle Rusya’ya fayda sağlayabileceğini savunuyor.
Kuzey Akım soruşturmasında henüz nihai sorumluluk tespit edilmemişken Ukrayna’yı doğrudan suçlayan içerikler, aynı metinlerde Ukrayna’ya verilen mali ve askeri yardımın durdurulması çağrılarıyla birlikte sunuluyor. Bu yayın çizgisinde soruşturma, Avrupa Birliği’nin Ukrayna politikasını sorgulayan ve Kiev’e desteğin sürdürülmesini gereksiz gösteren bir siyasi çerçeve içinde aktarılıyor.
Yerel medya üzerinden dolaşıma sokulan anlatılar
İçeriklerde kullanılan ortak yaklaşım, Rusya kaynaklı anlatıların doğrudan Moskova’dan yayılan propaganda olarak değil, Avrupa ülkelerindeki medya kuruluşlarının bağımsız değerlendirmeleri gibi sunulmasına dayanıyor. İtalya’da L’AntiDiplomatico, Bulgaristan’da ise Pogled.info, kendi ülkelerinin siyasi gündemine uyarlanmış metinlerle Avrupa Birliği’nin Ukrayna politikasına itirazları görünür kılıyor.
Bu yayınlarda Kuzey Akım patlamaları, Ukrayna’ya sağlanan desteğin gerekçesinin sorgulanması için kullanılıyor. Rusya yanlısı medya organları, soruşturmanın tamamlanmasını beklemeden Ukrayna’ya yönelik suçlamaları öne çıkarıyor ve bu suçlamaları Almanya’daki AfD’nin yardımın kesilmesi yönündeki talepleriyle bir arada aktarıyor. Böylece adli süreci devam eden bir dosya, Avrupa’nın Ukrayna’ya yönelik mali ve askeri politikasına ilişkin siyasi bir tartışmanın merkezine yerleştiriliyor.
Ukrayna’ya desteğin kesilmesi çağrısı
Söz konusu anlatıların merkezinde, Avrupa’nın Kiev’e verdiği desteğin ekonomik ve güvenlik açısından gerekçesiz olduğu iddiası bulunuyor. Bu görüşü savunan içerikler, yardımın durdurulmasını Rusya ile ilişkilerin normalleştirilmesi ve ticaretin yeniden başlatılması talebiyle birlikte ele alıyor. Ukrayna’ya verilen desteğin sona erdirilmesinin Avrupa’ya ekonomik ya da güvenlik bakımından fayda sağlamayacağı yönündeki değerlendirmeler ise bu yaklaşımın karşısında yer alıyor.
Ukrayna tarafının değerlendirmesine göre, yardımın kesilmesi Rusya’nın savaşı sürdürme kapasitesini artırabilir. Kiev, Rusya’nın hedefinin adil bir barıştan ziyade Ukrayna’yı ve ortaklarını kendi şartlarını kabul etmeye zorlamak olduğunu belirtiyor. Bu çerçevede Moskova’nın talep ettiği destek kesintisinin, işgal altındaki bölgelerdeki kontrolün kalıcılaştırılması ve Ukrayna devletinin zayıflatılması amacıyla kullanılacağı savunuluyor.
Kaynak metinde ayrıca, Avrupa’da Rusya yanlısı dezenformasyonun Ukrayna’nın Rusya’daki petrol rafinerilerine, askeri tesislere, enerji altyapısına ve savunma sanayii işletmelerine yönelik uzun menzilli saldırılarının arttığı bir dönemde yoğunlaştığı belirtiliyor. Bu saldırıların Rus askeri lojistiğini zorlaştırdığı ve savaşın sürdürülmesi için gereken kaynaklar üzerinde ek baskı oluşturduğu ifade ediliyor.
Bu değerlendirmeye göre Moskova, askeri ve ekonomik kayıplarını Avrupa kamuoyuna yönelik bilgi operasyonlarıyla dengelemeye çalışıyor. Amaç, Ukrayna’ya verilen mali ve askeri desteğin azaltılması için Avrupa’daki siyasi ve toplumsal tartışmayı etkilemek olarak tanımlanıyor.
Ukrayna’ya yardımın sona erdirilmesinin, Avrupa’nın gelecekte Rusya’yı sınırlamak için üstlenmek zorunda kalacağı maliyetleri artıracağı da kaynak metinde savunuluyor. Rusya’nın Ukrayna’daki hedeflerine ulaşması halinde Doğu ve Orta Avrupa ülkelerinin daha yoğun hibrit ve askeri baskıyla karşılaşabileceği ileri sürülüyor. Bu iddia, Kiev’e verilen desteğin Avrupa’nın güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğu görüşüne dayanak olarak kullanılıyor.
Kuzey Akım patlamalarına ilişkin soruşturma devam ederken, farklı Avrupa ülkelerindeki medya kuruluşları dosyayı Ukrayna’ya desteğin kesilmesi çağrılarıyla birlikte işlemeye devam ediyor. Alman ve diğer ülke makamlarının soruşturma sonuçları açıklanana kadar sorumluluk konusunda kesin hüküm bulunmuyor.