Rusya’nın yaptırım delmek için kullandığı gölge filosundaki tankerlerde, üniformalı ve mürettebat dışındaki kişilerin bulunduğu ortaya çıktı. Bu kişilerin gemide kaptanın üzerinde yetkiye sahip olduğu ve Rusya’nın paralı asker gruplarıyla bağlantılı olduğu belirtiliyor. Konuyla ilgili haber, Maritime Executive tarafından yayınlanan bir araştırmaya dayanıyor.
Araştırmaya göre, Rusya’nın gölge filosundaki tankerlerde bulunan bu kişiler, eski askerlerden oluşuyor ve Çeçenistan ile Suriye’de görev yapmış veteranlar arasından seçiliyor. Görevleri arasında geminin rotasından sapmamasını sağlamak, kaptanın veya NATO’nun talimatlarına rağmen rotayı korumak, günlük raporlar vermek ve mürettebatın konuşmalarını izlemek yer alıyor. Bu sistem sayesinde Rusya, yabancı denizcileri kullanırken kontrolü birkaç kendi vatandaşı aracılığıyla sağlıyor.
Rusya’nın gölge filosu, yaklaşık 1.500 eski tankerden oluşuyor ve sahiplik yapısı şeffaf değil. Kremlin bu filoyu, AB ve ABD yaptırımlarını aşarak petrol ihraç etmek için kullanıyor. AB, savaşı finanse eden bu kaynağı kesmek için sürekli yaptırım paketleri güncelliyor ve onlarca gemiyi kara listeye alıyor. Ayrıca Avrupa ülkeleri, deniz kuvvetlerini kullanarak gölge filosundaki tankerleri durdurup denetliyor. Eylül 2025’te Fransa’nın ele geçirdiği Boracay tankerinde iki Rus istihbarat ajanı bulunmuştu. Bu ajanlar, özel bir Rus şirketi olan Moran Security Group adına çalışıyordu ve gemide güvenlik, mürettebat izleme ve istihbarat toplama görevi yapıyordu. Boracay’ın, 2025’te Danimarka’da büyük havalimanları ve askeri tesisler üzerinde uçan insansız hava araçlarıyla bağlantılı olduğu belirtiliyor.
Uzmanlara göre, gölge filosu yalnızca yaptırım delmek için değil, aynı zamanda hibrit savaş stratejisinin bir parçası haline geldi. Son iki yılda bu filo sayesinde Kremlin’in yaklaşık 25 milyar dolar ek gelir elde ettiği tahmin ediliyor. Bu gelir, Rusya’nın Ukrayna savaşını finanse etmesine olanak sağlıyor. Gölge filosu ayrıca ticari taşımacılığı istihbarat ve sabotaj operasyonları için paravan olarak kullanıyor.
Gemide mürettebat üyesi olmayan kişilere kaptanın üzerinde yetki verilmesi, uluslararası denizcilik normlarına ve güvenlik ilkelerine aykırı. Bu durum, gemi sorumluluk sistemini zayıflatıyor ve uluslararası deniz ticaretinde ek riskler yaratıyor. Avrupa açısından gölge filosu, yaptırımları etkisizleştirmenin ötesinde, hibrit baskı aracı olarak da tehdit oluşturuyor. Bu nedenle filoyla mücadele yalnızca ekonomik yaptırım meselesi olarak değil, aynı zamanda AB ve NATO’nun ortak güvenlik meselesi olarak ele alınmalı.