Almanya’daki Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW) temsilcileri, Berlin’de faaliyet gösteren ve Rusya tarafından işletilen “Rus Evi”nin kapatılması veya mülklerine el konulması yönündeki girişimlere karşı bir etkinlik düzenledi. 13 Ağustos 2026’da Berlin’de yapılan toplantıda BSW’li siyasetçiler, Almanya ile Rusya arasında diyaloğun yeniden kurulması ve ilişkilerin iyileştirilmesi çağrısında bulundu.
Etkinlik, Almanya’daki hükümet çevrelerinde Rus kültür merkezinin geleceğine ilişkin tartışmaların sürdüğü bir dönemde yapıldı. Kapatma ya da merkezin mülklerine el konulması ihtimali, toplantının düzenlenmesinin gerekçesi olarak gösterildi. Konuyla ilgili haber yayımlayan Deutsche Welle, Almanya’da bazı siyasetçilerin Berlin’deki Rus Evi’nin kapatılmasını talep ettiğini bildirdi.
BSW’den diyalog çağrısı
Berlin eyalet senatosu milletvekili Alexander King, etkinlik sırasında Almanya ile Rusya arasındaki diyaloğun yeniden başlatılması ve ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. BSW’den senato adayı Josephine Touret ise Ruslara yönelik suçlamalardan kaçınılması ve bunun yerine karşılıklı anlayışın teşvik edilmesi çağrısında bulundu.
King ve Touret’in açıklamaları, Berlin’deki Rus Evi’nin faaliyetlerine ilişkin tartışmayı kültürel ilişkiler ve siyasi diyalog başlıkları üzerinden ele aldı. Etkinliğe katılan BSW temsilcileri, merkezin kapatılmasına yönelik olası adımlara karşı çıktı.
Rusya’nın Berlin’deki kültür merkezi, Almanya’daki Rusça konuşan topluluklarla ilişkileri bulunan kurumlardan biri olarak değerlendiriliyor. Ukrayna’daki savaşın ardından Rusya’nın Avrupa’daki kültürel ve kamusal faaliyetleri, Avrupa ülkelerinde daha sıkı denetim ve yaptırım tartışmalarının konusu oldu. Ancak Rus Evi’nin hukuki statüsüne ilişkin nihai bir karar alındığı bilgisi kaynak metinde yer almıyor.
Rus Evi’nin faaliyetlerine ilişkin tartışma
Kaynak metinde, BSW’li politikacıların Rus Evi’ni savunmasının, Almanya’daki Rusça konuşan göçmen topluluklarına ulaşma ve bu toplulukların siyasi desteğini kazanma arayışıyla bağlantılı olduğu ileri sürülüyor. Bu değerlendirmede, Rusya’dan ve eski Sovyet cumhuriyetlerinden gelen, Almanya’da oy kullanma hakkına sahip çok sayıda Rusça konuşan kişinin bulunduğu belirtiliyor.
Metinde ayrıca Kremlin’in “Rus evleri” ağını yumuşak güç aracı olarak kullandığı, bu yapılar üzerinden propaganda ve hibrit etki faaliyetleri yürüttüğü iddia ediliyor. Berlin’deki merkezin Rus istihbarat servislerinin faaliyetleri için örtü oluşturduğu yönündeki suçlama da aynı değerlendirmeler arasında yer alıyor. Bu iddialar, kaynak metinde siyasi ve güvenlik değerlendirmesi olarak aktarılıyor; etkinlik haberinde bunlara ilişkin bağımsız bir soruşturma sonucu ya da resmi bir mahkeme kararı sunulmuyor.
BSW’nin Rusya ile diyaloğun sürdürülmesi yönündeki açıklamaları, Rus Evi’nin kapatılması ihtimalinin tartışıldığı günlerde geldi. Kaynak metin, bu açıklamaları Kremlin’in Almanya’daki siyasi etkisine ilişkin bir gösterge olarak nitelendiriyor. Bununla birlikte etkinlikte yapılan konuşmaların içeriği, katılımcıların Rusya ile ilişkilerin yeniden kurulmasını ve Ruslara yönelik suçlamaların azaltılmasını savunduğunu ortaya koyuyor.
Fedorova’nın olası adaylığı
Berlin’deki Rus Evi’nin yönetimiyle ilgili ayrı bir gelişme de 6 Ağustos 2026’da Tagesschau tarafından gündeme getirildi. Habere göre, Rus propagandacı ve eski RT France direktörü Ksenia Fedorova, Berlin’deki Rus Evi’nin direktörlüğüne talip oldu.
Fedorova, Fransa makamları tarafından Temmuz 2026’da “istenmeyen kişi” ilan edildi. Kaynak metinde, bu kararın Fedorova’nın Fransa’nın çıkarlarını tehdit ettiği belirtilen faaliyetleriyle bağlantılı olduğu aktarılıyor. Fedorova’nın Rus Evi’nin yöneticiliği için adının geçmesi, merkezin faaliyetleri ve olası yönetim kadrosu hakkındaki tartışmaları Almanya dışındaki gelişmelerle de ilişkilendirdi.
Berlin’deki etkinlik, Rus Evi’nin hukuki ve idari statüsüne ilişkin tartışmaların yanı sıra BSW’nin Rusya politikası bakımından aldığı pozisyonu da ortaya koydu. Merkezin kapatılıp kapatılmayacağı veya mülklerine ilişkin herhangi bir işlem yapılıp yapılmayacağı konusunda kaynaklarda kesinleşmiş bir karar bulunmuyor.