Bangladeş İçişleri Bakanlığı, 25 Mart Soykırım Anma Günü, 26 Mart Ulusal Gün ve Ramazan Bayramı öncesinde asayiş konularında kritik toplantılar gerçekleştirdi. İçişleri Bakanı Salahuddin Ahmed, etkinlikler sırasında en üst düzey güvenlik önlemlerinin alınacağını vurguladı.
26 Mart’taki Ulusal Gün kutlamalarında Bangladeş ordusunun savunma gücünü sergilemesi bekleniyor. Defense Technology of Bangladesh tarafından sağlanan bilgilere göre, törende Türkiye’den tedarik edilen ROKETSAN tarafından üretilen TRG-230 ve TRG-300 KAPLAN füze sistemleri gösterilecek. Kamaz taşıyıcı araçlar üzerine entegre edilen bu sistemler, Bangladeş ordusunun son yıllarda artan topçu kapasitesinin önemli sembolleri arasında yer alıyor.
2021 YILINDA TESLİM SÜRECİ BAŞLADI
ROKETSAN’ın 2021 yılında başlattığı ve dört parti halinde planlanan teslimat sürecinde, Bangladeş Kara Kuvvetleri envanterindeki TRG-230 ve TRG-300 sistemlerinin sayısı 18’i geçti.
Ocak 2025’te gerçekleşen yeni teslimatlarla güçlenerek, Temmuz 2025’te başarıyla sonuçlanan test atışları ile bu sistemlerin operasyonel kabiliyeti tescil edilmiştir.
TRG-230 VE TRG-300 KAPLAN ÖZELLİKLERİ
Türk savunma sanayisinin öncülerinden ROKETSAN tarafından geliştirilen TRG-230 ve TRG-300 KAPLAN füze sistemleri, modern savaş alanındaki Türk mühendisliğinin ulaştığı yüksek ateş gücünü gözler önüne seriyor.
230 mm çapındaki TRG-230 füzesi, 20 kilometreden 70 kilometreye kadar etkili menzil sunarak, farklı hava ve arazi koşullarında hedefleri tam isabetle imha edebilme kapasitesine sahiptir.
120 KİLOMETREYE KADAR ULAŞIYOR
Ailenin daha ağır versiyonu olan TRG-300 KAPLAN, 300 mm çapı ve 120 kilometreye kadar ulaşabilen menzili ile stratejik önceliğe sahip hedefler için caydırıcı bir güç olarak öne çıkıyor.
Farklı konfigürasyonlarda sunulan KAPLAN füzesi, hedeflerden sapma payının 10 metrenin altında olmasıyla noktasal vuruş kabiliyetini kanıtlamaktadır. Hem yüksek patlayıcı hem de çelik bilyali savaş başlığı seçenekleri ile geniş alanlarda büyük tahrip gücü sağlıyor.
Bangladeş ve Azerbaycan gibi ülkelerin envanterine giren bu milli sistemler, operasyonel kabiliyetlerini tescillerken, Türkiye’nin savunma ihracatındaki gücünü artırmaya devam ediyor.