As Pontes’te yaklaşık 60 yıl süren linyit çıkarma işlemleri, geride derinliği 300 metreyi aşan devasa bir açık ocak bıraktı. Bu süreçte toplamda yaklaşık 260 milyon ton kömür çıkarıldı. Maden kapatıldıktan sonra bu dev çukurun çevreye kazandırılması amacıyla göle dönüştürülmesi kararlaştırıldı.

547 MİLYAR LİTRE SUYLA DOLDURULDU

Dev maden çukurunun doldurulması, yalnızca su verilerek gerçekleştirilen basit bir işlem değildi. Mühendisler, suyun nereden temin edileceği, seviyenin hangi hızda yükseleceği ve maden içerisindeki minerallerin suyun kimyasal yapısını nasıl etkileyeceğini detaylı bir şekilde hesapladı.

Sonuç olarak, eski maden alanı 547 milyon metreküp, yani 547 milyar litre suyla doldurularak As Pontes Gölü oluşturuldu. Göl, yaklaşık 865 hektarlık yüzey alanına ulaşarak İspanya’nın en büyük yapay göllerinden biri haline geldi.

MADENİN YERİNDE DEV BİR GÖL VAR

Bir zamanlar ağır iş makinelerinin kömür çıkardığı bölge, bugün farklı bir amaca hizmet ediyor. Gölün kıyısına kumlu plajlar inşa edilirken çevresinde doğa yürüyüş yolları oluşturuldu. Bu alanda kano ve kayak gibi su sporları da yapılabiliyor.

Göl çevresinde zamanla çayır, çalılık ve ormanlık alanların yanı sıra sulak alanlar oluştu. Geçmişte maden atıklarının bulunduğu yamaçlarda bugün geyikler gözlemlenebiliyor. Bölgenin turizm açısından değerlendirilmeye başlaması, As Pontes için yeni bir ekonomik gelir kaynağı oluşturuyor.

Gölün altında dikkat çekici bir yapı mevcuttur. Su kütlesi, kimyasal özellikleri birbirinden farklı iki tabakadan oluşuyor. Üst tabaka oksijen açısından zenginken, yüzlerce metre derindeki su daha az oksijen içeriyor ve daha asidik özellik taşıyor. Araştırmacılar, bu farklılığın su kaynakları, sıcaklık ve mineral içeriğindeki değişikliklerden kaynaklandığını belirtiyor.

Sonuç olarak, yaklaşık 60 yıl süren kömür çıkarma işlemlerinin ardından derin bir çukur bırakmış olan As Pontes madeni, 547 milyar litre su ile büyük bir yapay göle dönüştü. Bugün bu bölge, madencilik faaliyetlerinin sona ermesinin ardından alanların nasıl yeniden değerlendirilebileceğine dair dikkat çekici bir örnek olarak gösteriliyor.