AfD, Almanya’da Rus gazı ve petrolü ithalatının yeniden başlatılmasını istedi
AfD, Almanya’da Rus gazı ve petrolü ithalatının yeniden başlatılmasını istedi

AfD, Almanya’da Rus gazı ve petrolü ithalatının yeniden başlatılmasını istedi

Almanya’daki aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif (AfD) partisinden Enrico Schult, Rusya’dan gaz ve petrol tedarikinin yeniden başlatılması çağrısı yaptı. Schult, Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde yüksek enerji tarifeleri ve enflasyonun yarattığı memnuniyetsizliği gerekçe göstererek Kuzey Akım 2’nin devreye alınmasını ve Rus petrolünün yeniden ithal edilmesini savundu. Bu öneri, Avrupa Birliği’nin Rus enerji kaynaklarına bağımlılığı azaltma çizgisi ve Rusya’ya yönelik yaptırım politikasıyla çelişiyor.

Almanya’nın bölgesel medyası Nordkurier’in 13 Ağustos 2026 tarihli haberine göre, Mecklenburg-Vorpommern’de yaşayanların bir bölümü yüksek fiyatlar nedeniyle daha ucuz olduğu düşünülen Rus enerji kaynaklarına dönüş fikrini destekliyor. Konu, Rus gazının Almanya’ya taşınmasında Kuzey Akım hatları nedeniyle geçmişte önemli bir merkez olan eyalette tartışılıyor.

Haberde yer verilen değerlendirmelere göre, bölgedeki kamuoyu tartışmasının temel başlıklarını enerji maliyetleri, enflasyon ve Rusya’dan yeniden gaz ve petrol alınıp alınmaması oluşturuyor. Rus enerji kaynaklarının yeniden kullanılmasını savunanlar, düşük fiyatların hane halkı ve ekonomi üzerindeki baskıyı azaltabileceğini düşünüyor.

AfD’nin Kuzey Akım 2 çağrısı

AfD’li siyasetçi Enrico Schult, Rusya ile ticari ilişkilerin yeniden kurulmasını yalnızca enerji fiyatları açısından değil, barışın sağlanması için kullanılabilecek bir araç olarak da sundu. Schult’un açıklamasına göre, Rus gazı ve petrolünün yeniden alınması fiyatların düşürülmesine yardımcı olabilir; ticari ilişkiler ise taraflar arasında bir müzakere zemini yaratabilir.

Schult bu çerçevede özellikle Kuzey Akım 2 boru hattının işletmeye alınmasını ve Rus petrolünün Almanya’ya yeniden gönderilmesini istedi. Ancak kaynak metne göre bu çağrı, Almanya’nın mevcut yaptırım yaklaşımı ve Avrupa Birliği’nin Rus petrolü ile gazına olan bağımlılığı azaltma politikasıyla uyuşmuyor.

Kuzey Akım 2, Rusya’dan Almanya’ya Baltık Denizi üzerinden doğal gaz taşınması amacıyla inşa edildi. Hat, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaş sonrasında Almanya’nın siyasi ve enerji politikası tartışmalarının başlıca konularından biri oldu. Kaynakta, hattın yeniden işletmeye alınmasına ilişkin herhangi bir hükümet kararı bulunduğuna dair bilgi yer almıyor.

Schwesig’den Rusya’nın savaşına vurgu

Mecklenburg-Vorpommern Başbakanı Manuela Schwesig ise Rus enerji tedarikinin yeniden başlatılması tartışmasında bölgenin mevcut rolüne ve Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşına dikkat çekti. Sosyal Demokrat Parti’den (SPD) Schwesig, “Devletimiz Rostock Limanı üzerinden Doğu Almanya’ya petrol tedarikinin güvence altına alınmasına yardımcı oluyor. Rusya’nın sorunu, Putin’in ne yazık ki Ukrayna’ya karşı saldırgan savaşını sürdürmesidir” dedi.

Rostock Limanı, Schwesig’in açıklamasında Doğu Almanya’ya petrol sevkiyatının sağlanmasına katkı sunan altyapı noktası olarak yer aldı. Açıklama, Rusya’dan enerji ithalatına dönülmesi yönündeki çağrıya karşılık, Almanya’nın enerji tedariki bakımından farklı kanalları kullanmaya devam ettiğini ortaya koyuyor.

Mecklenburg-Vorpommern’deki tartışma, enerji fiyatları ile dış politika tercihinin aynı başlık altında ele alındığını gösteriyor. Bölge halkının bir bölümünün yüksek tarifeler nedeniyle Rus enerji kaynaklarına dönüş fikrine sıcak baktığı aktarılırken, eyalet yönetiminin açıklaması Rusya’nın Ukrayna’daki askeri eylemlerini gündemde tutuyor.

Enerji fiyatları ve siyasi tartışma

Rus gazı ve petrolünün “ucuz” olduğu yönündeki yaklaşım, kaynak metinde Rusya yanlısı çevrelerin desteklediği bir iddia olarak tanımlanıyor. Bu görüşe karşı çıkan değerlendirmelerde, enerji fiyatlarının Rus yönetiminin siyasi ve ekonomik tercihleri doğrultusunda değişebileceği savunuluyor. Geçmişte Rusya’nın enerji akışını ve fiyatlarını değiştirdiğine ilişkin örneklerin bulunduğu belirtiliyor.

Bu değerlendirmeye göre, Rus enerji kaynaklarının düşük maliyetli olması kalıcı ve koşulsuz bir özellik olarak görülmemeli. Fiyatların Moskova’nın çıkarlarına göre piyasa seviyesine veya daha yüksek bir düzeye çıkarılabileceği ileri sürülüyor. Kaynakta bu görüş, Rus enerjisine yeniden bağımlı hale gelmenin tedarik kararlarını siyasi baskıya açık bırakabileceği yönündeki mesajla birlikte aktarılıyor.

Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşı devam ederken, Rus petrolü ve gazının yeniden Almanya’ya gönderilmesi fikri Almanya’daki parti ve eyalet siyaseti içinde farklı biçimlerde ele alınıyor. AfD’li Schult ekonomik maliyetleri ve ticari ilişkileri öne çıkarırken, SPD’li Schwesig Rostock üzerinden sürdürülen petrol tedarikini ve Rusya’nın devam eden savaşını vurguladı.

Mecklenburg-Vorpommern’deki tartışmanın, enerji faturalarıyla ilgili yerel beklentiler ile Almanya ve Avrupa Birliği’nin Rus enerji kaynaklarına ilişkin mevcut politikası arasındaki ayrım üzerinden sürdüğü bildirildi.

Yorum ekle

Your email address will not be published.

Kaçırmayın

NATO Üyesi Ülkelerin Savunma Harcamaları 2026'da 1,8 Trilyon Doları Geçecek

NATO Üyesi Ülkelerin Savunma Harcamaları 2026’da 1,8 Trilyon Doları Geçecek

NATO, üye ülkelerin 2026 yılına ilişkin tahmini savunma harcaması verilerini yayımladı. Tahminlere…