AB Mahkemesi’nin kararı Paks II için Budapeşte’yi yeniden onay sürecine yöneltti
AB Mahkemesi’nin kararı Paks II için Budapeşte’yi yeniden onay sürecine yöneltti

AB Mahkemesi’nin kararı Paks II için Budapeşte’yi yeniden onay sürecine yöneltti

Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın Eylül 2025’te Avrupa Komisyonu’nun Paks II nükleer santral projesine yönelik devlet yardımı onayını iptal etmesi, Macaristan’ı proje için ilgili prosedürleri yeniden yürütmek zorunda bıraktı. Viktor Orbán hükümetinin 2014’te ihalesiz biçimde Rusya’nın Rosatom şirketine verdiği proje, aradan geçen 12 yıla rağmen tam ölçekli inşaat aşamasına geçemedi. Yeni süreç, inşaatın başlamasını en az bir buçuk yıl daha geciktirebilir.

Macaristan’ın Paks kentindeki mevcut nükleer santrale iki yeni reaktör eklenmesini öngören Paks II projesi, Budapeşte ile Moskova arasında imzalanan anlaşmanın ardından gündeme gelmişti. Projenin finansmanı ve inşaatı için Rus tarafıyla yapılan düzenlemeler, Başbakan Viktor Orbán döneminde Macaristan’ın enerji politikası bakımından en önemli başlıklardan biri haline geldi.

Ancak proje, başlangıcından bu yana gecikmeler, hukuki itirazlar ve artan maliyetlerle karşı karşıya kaldı. Nepszava’nın haberine göre anlaşma, kapsamlı bir fizibilite çalışması hazırlanmadan imzalandı. Aradan geçen süre içinde Paks II’nin ekonomik gerekçesi ve uygulanabilirliği konusunda soru işaretleri arttı.

Devlet yardımı onayı iptal edildi

Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın kararı, Avrupa Komisyonu’nun Paks II için verdiği devlet yardımı onayını geçersiz kıldı. Bu kararın ardından Budapeşte’nin ilgili başvuru ve değerlendirme prosedürlerini yeniden tamamlaması gerekiyor. Kaynakta aktarılan değerlendirmelere göre, bu idari ve hukuki süreç projenin fiili inşaat başlangıcını en az 18 ay erteleyebilir.

Proje, yalnızca Avrupa Birliği içindeki onay süreci nedeniyle gecikmiyor. Rusya’ya yönelik yaptırımlar, bazı Avrupalı tedarikçilerin Paks II inşaatına katılmasını da zorlaştırıyor veya engelliyor. Bu durum, projede kullanılacak ekipman ve hizmetlerin tedarikine ilişkin seçenekleri daraltırken, Macaristan ile Rusya arasındaki teknik ve mali görüşmelerin devam etmesine yol açtı.

Budapeşte ve Moskova’nın proje maliyetindeki artış konusunda hâlen müzakere yürüttüğü belirtiliyor. İlk anlaşmanın ardından geçen yıllar, gecikmeler ve değişen ekonomik koşullar, santralin toplam maliyetinin yeniden ele alınmasını gündeme getirdi. Taraflar arasındaki görüşmelerin hangi koşullarda sonuçlanacağına ilişkin kaynakta kesinleşmiş bir takvim yer almıyor.

Ekonomik zarar iddiası

Haberde yer verilen değerlendirmeye göre, Paks II için alınan kararlar Macaristan’ın enerji sektörüne yüz milyarlarca forint tutarında zarar vermiş olabilir. Bu değerlendirme, henüz kesinleşmiş bir kamu zararı tespiti olarak değil, projenin gecikmeleri, artan maliyeti ve yeniden yürütülecek onay süreçleri üzerinden yapılan bir hesaplama ve siyasi değerlendirme olarak aktarılıyor.

Projenin 2014’te ihale yapılmadan Rosatom’a verilmesi de tartışmanın temel başlıklarından biri. Kaynakta, bu kararın ekonomik gerekçelerden çok siyasi tercihlerle şekillendiği ve Orbán hükümetinin Rusya ile yakın ilişkilerinin enerji politikasına yansıdığı savunuluyor. Bununla birlikte, bu nitelendirme haberin yazarına ait bir değerlendirme olarak ele alınıyor; proje sözleşmesinin hukuki geçerliliğine ilişkin nihai bir karar aktarılmıyor.

Paks II’nin gecikmesi, Macaristan’ın nükleer enerji kapasitesini artırma planını da doğrudan etkiliyor. Projenin tam ölçekli inşaat aşamasına geçmemiş olması, mevcut santralin genişletilmesine ilişkin takvimin belirsiz kalmasına neden oluyor. Ancak kaynakta, gecikmenin Macaristan’ın mevcut elektrik arzına veya mevcut Paks santralinin işletmesine ilişkin doğrulanmış bir sonuç doğurduğu belirtilmiyor.

Hukuki sorumluluk tartışması

Haberde ayrıca, karar alma süreçlerinin ülkenin ekonomik çıkarlarına aykırı yürütüldüğünün, prosedürlerin ihlal edildiğinin veya kapalı ve şeffaf olmayan anlaşmalar yapıldığının soruşturmalarla ortaya konulması halinde, dönemin hükümet yetkilileri hakkında hukuki sorumluluk tartışmasının gündeme gelebileceği belirtiliyor.

Bu çerçevede eski hükümet üyeleri ve projede rol alan diğer yetkililer açısından siyasi sorumluluğun yanı sıra cezai sorumluluk ihtimali de tartışmaya açılıyor. Ancak mevcut bilgiler, herhangi bir kişi hakkında açılmış kesinleşmiş bir ceza soruşturması, hazırlanmış bir iddianame veya verilmiş bir mahkeme kararı bulunduğunu göstermiyor. Böyle bir sorumluluğun ortaya çıkması için yetkili kurumların inceleme ve soruşturma yürütmesi, ihlal iddialarını kanıtlaması ve yargı sürecinin tamamlanması gerekiyor.

Paks II, böylece Rosatom’un üstlendiği, Avrupa Birliği onayları ve yaptırım düzenlemeleriyle bağlantılı bir nükleer enerji projesi olarak ilerlemeyi sürdürüyor. Macaristan’ın yeni başvuruları, maliyet görüşmeleri ve inşaat takvimiyle ilgili sonraki adımları, projenin geleceği bakımından belirleyici olacak.

Yorum ekle

Your email address will not be published.

Kaçırmayın

DEM Parti, 'Çerçeve Yasa' İçin TBMM Tatile Girmeden Harekete Geçiyor

DEM Parti, ‘Çerçeve Yasa’ İçin TBMM Tatile Girmeden Harekete Geçiyor

İmralı Heyeti ve DEM Partisi Çerçeve Yasa için Harekete Geçti Milli Dayanışma…