AB'nin “gölge filo” önlemleri hukuki açıdan zayıf bulundu
AB'nin “gölge filo” önlemleri hukuki açıdan zayıf bulundu

AB’nin “gölge filo” önlemleri hukuki açıdan zayıf bulundu

Avrupa Birliği’nin Rusya’nın “gölge filosu”na karşı aldığı son önlemler, Lloyd’s List tarafından hukuki olarak yetersiz değerlendirildi. 23 Ekim 2025’te yayımlanan analizde, AB’nin üye devletlere tankerleri denetleme yetkisi vermek amacıyla hazırladığı yeni deklarasyon taslağının, Rus petrolünün yaptırımları aşarak taşınmasını gerçekten engellemeyeceği belirtildi.

Kallas: AB daha kararlı bir yanıt arayışında

AB’nin dış politika yüksek temsilcisi Kaja Kallas, bakanlar toplantısında “gölge filoya” karşı daha kararlı bir yanıt arayışında olduklarını ve bu kapsamda gemi denetim yetkilerini genişletmeyi planladıklarını açıkladı. Brüksel, uluslararası deniz hukukunu güçlendirmeyi hedefleyen bir deklarasyon taslağı hazırladı ve bunu diğer uluslararası kuruluşlarla müzakere etmeye başladı. Ancak uzmanlara göre, bir gemiye çıkmak bile yeterli değil; denetim sonrası adım atmak için güçlü bir hukuki dayanak gerekecek.

Uzmanlar: Denetimlerin hukuki zemini zayıf

Lloyd’s List uzmanlarına göre, deklarasyona katılan devletler, denetim yaptıkları gemiler üzerinde işlem yapma hakkına sahip olmayacak. Bu durum, denetleyen ülkeyi “seyrüsefer özgürlüğünü ihlal etmekle” suçlanma riskiyle karşı karşıya bırakabilir. Hukuki gerekçe yalnızca sabotaj eyleminin planlandığı veya gerçekleştirildiği kanıtlanabilirse geçerli sayılabilecek. Bu nedenle, “gölge filonun” gemilerini hukuki dayanak olmadan alıkoymak, Rusya’nın Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi’ne başvurmasına yol açabilir.

19. yaptırım paketi 117 yeni gemiyi hedef aldı

AB, 23 Ekim’de onayladığı 19. yaptırım paketinde, “gölge filo” kapsamında faaliyet gösteren 117 tankeri daha yaptırım listesine ekledi. Böylece toplamda 558 gemi yaptırım altına alınmış oldu. Ayrıca, sekiz tankere sahte bayrak belgeleri sağlayan üç şirkete de cezai yaptırım uygulanması önerildi. CFTS ve Ekonomichna Pravda analizlerinde belirtildiği üzere, bu önlemler sembolik önem taşısa da, uygulamada sınırlı etki yaratabilir.

Bayrak değişimleri yaptırımları etkisizleştiriyor

Uzmanlar, AB’nin bazı “bayrak devletleriyle” ikili anlaşmalar imzalasa bile, “gölge filo” gemilerinin bu engelleri hızla aşabileceğini vurguluyor. Çünkü yaptırımlı gemiler, son aylarda benzeri görülmemiş bir hızla bayrak değiştiriyor. Bu nedenle, AB’nin bir ülkeyle yaptığı anlaşma, gemilerin başka bir kayıtsız veya sahte bayrak altına geçmesini önleyemiyor.

Batı’nın koordineli yanıtı kritik önemde

Batılı ülkeler, “gölge filo”nun sadece yaptırımları delmekle kalmadığını, aynı zamanda çevre güvenliği ve uluslararası hukuk açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguluyor. Filoda 900 ila 1400 arasında gemi bulunduğu tahmin ediliyor. Bu gemiler, petrol ticaretinin yanı sıra hibrit operasyonlar, gözetleme ve AB ile NATO’nun deniz altyapısına yönelik casusluk faaliyetleri için de kullanılabiliyor.

İzleme teknolojileri ve sigorta kısıtlamaları gündemde

Batılı devletlerin “hayalet tankerlerle” mücadelede daha kararlı adımlar atması bekleniyor. Uydu teknolojilerinin kullanımıyla AIS sistemlerini kapatan gemilerin izlenmesi, bu filoyu sigortalayan veya onlara hizmet sağlayan şirketlerin yaptırım listelerine alınması tartışılıyor. Ayrıca, AB, ABD, Birleşik Krallık ve Norveç’in ortak bir finansal ve liman erişimi engelleme mekanizması oluşturması, bu alandaki boşlukları kapatabilir.

AB, Rusya’nın “gölge filosu”nu sınırlamaya çalışırken, bu adımların etkinliği ancak uluslararası koordinasyon ve net hukuki mekanizmalarla güçlendirilebilir.

Yorum ekle

Your email address will not be published.

Kaçırmayın

ABD, Hürmüz'de 27 Geminin Geri Dönmesi İçin Talimat Verdi

ABD, Hürmüz’de 27 Geminin Geri Dönmesi İçin Talimat Verdi

CENTCOM, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformu üzerinden Hürmüz Boğazı’ndaki durum…