İstanbul’un Sazlıdere bölgesinde, yerel halkın itirazlarına rağmen inşaat faaliyetleri devam ediyor. Uzmanlar, bu projeleri doğaya karşı bir tehdittir olarak nitelendirerek, İstanbul’un su deposu Sazlıdere Barajı’nın yok olma riskiyle karşı karşıya olduğunu ve inşaata yatırım yapanların mağdur olabileceğini belirtiyor. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Sekreteri Nuri Cem Ceylan, bilirkişi raporlarında yer alan 72 görüşten 58’inin inşaatların aleyhinde olduğunu aktardı. Ceylan, “İdari mahkemelerde aldığımız iptal kararlarına rağmen, istinaf mahkemeleri farklı gerekçelerle kararları iptal ediyor,” dedi.
Havza koruma alanları içerisinde yer alan ve normal şartlarda inşaat yapılamayacak bölgelerde de konut projelerinin başlaması, bölgedeki yapılaşmayı artırıyor. Ceylan, Sazlıdere Barajı’nın 2039 yılına kadar İSKİ tarafından borçlanmaya devam edeceğini ve bu durumun barajın yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakacağını belirtti.
YARIM TRİLYONLUK MALİYET
Ceylan, ÇED raporlarında ve çözüm planlarında yeni barajların inşasına yönelik fizibilite çalışması yapılmadığını ifade ederek, “Bu projelerin toplam maliyeti tahminen yarım trilyon lirayı bulacak. Sazlıdere Barajı yok olduğunda, İstanbul’a yeni su sağlamak için milyarlarca lira harcamak zorunda kalacağız,” dedi. Ayrıca, “Danıştay, bu projenin durdurulmasına yönelik kararlar verebilir,” diyerek, yatırımcıları uyardı. Ceylan, bu durumda konutların ruhsatının alınamayacağını ve yatırım yapanların mağdur olabileceğini vurguladı.
“Sazlıdere Barajı’na çok ihtiyacımız var”
TMMOB’den Nuri Cem Ceylan, İstanbul’un Sazlıdere Barajı’na acil ihtiyacı olduğunu belirtti. Barajın, İstanbul’un su ihtiyacını karşılamakta kritik bir öneme sahip olduğunu söyleyen Ceylan, “Sazlıdere Barajı, 2-3 milyon kişinin su ihtiyacını karşılıyor ve İstanbul’un barajlarında su seviyesi yüzde 25’e düştü. Bu kayıplar ileride su kesintilerine yol açabilir,” dedi.
‘2 milyonluk ek nüfus gelecek’
Kanal İstanbul bölgesindeki inşaatların İstanbul’a ek 2 milyon nüfus katacağına dikkat çeken Ceylan, “Mevcut imar planları kullanılacak olursa 23 milyona kadar yapılaşma imkanı bulunuyor. Bu nedenle, projeleri hayata geçirmek yerine kentin riskli binalarının dönüştürülmesi gerekiyor,” şeklinde konuştu.