Fransa’nın başkenti Paris’teki Louvre Müzesi’nde, gündüz vakti gerçekleşen büyük bir soygunun ardından, ülke genelindeki kültürel alanların güvenliği yeniden değerlendirilecek. Yetkililer, gerekli görüldüğü takdirde ek güvenlik önlemleri alacaklarını açıkladı.
“YÜZYILIN SOYGUNU”
Olay, hafta sonu gerçekleşirken, dört kişilik bir grup, bir vincin yardımıyla müzenin üst kat penceresini kırarak içeri girdi. Hırsızlar, Fransız kraliyet mücevherlerinin sergilendiği bölümden çok değerli eserleri alarak motosikletlerle olay yerinden kaçtılar.
Fransız medyasında “yüzyılın soygunu” olarak nitelendirilen bu hadise sebebiyle müze pazar günü kapatıldı ve ertesi gün de ziyaretçilere açılmadı.
GÜVENLİK ZAAFİYETİ
Fransa Adalet Bakanı Gérald Darmanin, soygunun ülkenin “itibarını zedelediğine” dikkat çekerek, mevcut güvenlik önlemlerinde bir zaafiyet olduğunu vurguladı. Darmanin, “Birileri Paris’in tam ortasına vinç getirip dakikalar içinde paha biçilemez mücevherleri çaldı. Bu durum, Fransa için utanç verici.” ifadelerini kullandı.
Kültür Bakanı Rachida Dati ve İçişleri Bakanı Laurent Nunez, olayın ardından ülke genelindeki müze ve kültürel kurumların güvenlik önlemlerinin yeniden gözden geçirilmesi yönünde acil bir toplantı gerçekleştirdi. Dati, “Ziyaretçilerin güvenliğine uzun süredir önem veriyoruz, ancak sanat eserlerinin güvenliği yeterince ele alınmamış durumda.” dedi.
Paris Savcısı Laure Beccuau, hırsızların silahsız olduğunu ancak güvenlik görevlilerini spiral taşlama makineleriyle tehdit ettiklerini belirtti. Soygunun toplamda 6 ila 7 dakika sürdüğü bilgisi geldi.
Çalınan eserler arasında 19. yüzyıla ait Kraliçe Marie-Amélie ve Kraliçe Hortense’e ait taç ve safir küpeler yer alıyor. Aynı zamanda, İmparatoriçe Eugénie’ye ait zümrüt ve elmaslarla süslenmiş tacın müze yakınında, kaçış sırasında düşmüş halde bulunduğu bildirildi.
ULUSAL BİR UTANÇ
Olay, muhalefet partileri tarafından hükümete yönelik sert eleştirilerin gündeme gelmesine sebep oldu ve “ulusal bir utanç” olarak tanımlandı. Aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi lideri Jordan Bardella, “Bu olay, devletin çöküşünün ulaştığı boyutları gözler önüne seriyor.” şeklinde konuştu.
Dünyaca ünlü sanat eseri Mona Lisa’ya da ev sahipliği yapan Louvre Müzesi, 2024 yılında 8,7 milyon ziyaretçi ağırlamıştı. Soygun sonrası müzenin kapıları kapalı tutulurken, yetkililer, faillerin yakalanması için özel bir polis biriminin görevlendirildiğini açıkladı.
Müze önünde bekleyen turistler hayal kırıklığını gizleyemedi. Kolombiyalı ziyaretçi Samuel Joya, “Bir ay önceden bilet almıştım, çok üzücü.” derken, ABD’li Maryanne Day, “Böylesine önemli bir müzede böyle bir olayın yaşanması inanılmaz.” şeklinde ifade etti.
Uzmanlar, bu olayın tüm müzeler için bir uyarı niteliği taşıdığına dikkat çekiyor. Sanat Eserleri Kurtarma Uluslararası Kuruluşu’nun kurucusu Christopher Marinello, “Louvre gibi iyi finanse edilen bir müze bile hedef alınıyorsa, hiçbir müze tamamen güvende değildir.” değerlendirmesinde bulundu.