Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) iç kesimlerine elektrik sağlamak amacıyla Abu Dabi ile El-Ayn arasındaki El-Hazne bölgesinde inşa edilecek 1,5 gigavat kapasiteli Hazne Güneş Enerjisi Santrali projesinin inşaat aşamasına geçildi. 19 Ocak 2026 tarihinde finansal kapanışı gerçekleştirilen projeye, BNP Paribas, HSBC ve KfW IPEX gibi yedi uluslararası banka tarafından finansman sağlanıyor.
Proje, BAE merkezli yenilenebilir enerji şirketi Masdar (%60) ve Fransız enerji şirketi ENGIE (%40) ortaklığında yürütülüyor. Yatırım, ENGIE’nin dünya genelindeki en büyük tekil fotovoltaik kurulumu olma özelliğine sahip. BAE’nin su ve elektrik planlama otoritesi EWEC (Emirates Water and Electricity Company), iki şirketle 30 yıllık elektrik satın alma anlaşmasını (PPA) Ekim 2025’te imzalamıştı.
İNŞAATIN 2 YIL SÜRMESİ BEKLENİYOR
Anlaşma modeline göre EWEC, yalnızca şebekeye fiilen teslim edilen net elektrik enerjisi için ödeme yapacak. Masdar ve ENGIE, tesisin tasarımından, finansmanına, inşaatından işletmesine kadar tüm süreçlerden sorumlu olacak. Bu yıl başlanması planlanan inşaatın iki yıl sürmesi bekleniyor.
ŞEBEKEYE KESİNTİSİZ ENERJİ AKTARIMI SAĞLANACAK
Hazne projesi, geleneksel güneş santrallerinden farklı olarak, üretim pencerelerini optimize etmek amacıyla güneş panelleriyle entegre batarya depolama sistemleri içerecek. Tesis, Nesnelerin İnterneti (IoT) destekli sensörler, bulut tabanlı izleme, büyük veri analitiği ve robotik panel temizleme sistemleri gibi teknolojileri kullanacak.
Güneş takip yazılımları, panellerin açılarını gün boyunca güneşe göre aktif olarak ayarlayacak. Depolama sistemi ve takip yazılımlarının birleşimi, güneş enerjisindeki dalgalanmaları dengeleyerek şebekeye düzenli ve kesintisiz enerji aktarımı sağlayacak.
160 BİN HANEYE ENERJİ SAĞLANACAK
2028 yılında tam kapasiteyle faaliyete geçmesi planlanan Hazne Güneş Enerjisi Santrali, yaklaşık 160.000 hanenin elektrik ihtiyacını karşılayacak. Projenin, Abu Dabi’nin yıllık karbon emisyonunu 2,4 milyon metrik ton azaltması bekleniyor, bu da yıllık yaklaşık 470.000 benzinli aracın trafikten çekilmesine eşdeğer bir karbon tasarrufu anlamına geliyor.