Küresel piyasalarda yatırımcıların dikkatini çeken merkez bankalarının faiz politikaları ve dünya ekonomisine ilişkin büyüme beklentileri sürmekte. Bu çerçevede, Almanya merkezli finans kuruluşu Commerzbank, emtia piyasalarıyla ilgili dikkat çekici bir değerlendirme yayımladı. Banka, küresel ekonomide yavaşlama belirtilerinin artması ve sanayi talebindeki zayıflama nedeniyle başta gümüş olmak üzere değerli metallerin fiyat tahminlerini aşağı yönlü revize etti.
Commerzbank’ın altın, gümüş, platin ve paladyum için açıkladığı güncel yıl sonu tahminleri şu şekildedir:
ALTIN: BEKLENTİLER AŞAĞI YÖNLÜ GÜNCELLENDİ
Commerzbank, güvenli liman olarak görülen altının uzun vadede güçlü bir görünüm sergilediğini belirtse de, kısa ve orta vadede daha temkinli bir yaklaşım benimsedi.
2026 yıl sonu ons altın tahmini: 5.000 dolardan 4.800 dolara indirildi.
2027 yıl sonu ons altın tahmini: 5.200 dolar seviyesinde korundu.
GÜMÜŞ: SANAYİ KAYNAKLI BASKI SÜRÜYOR
Gümüş fiyatlarına ilişkin tahminlerini düşüren Commerzbank, bunun gerekçesi olarak sanayi sektöründeki talepteki yavaşlamayı öne çıkardı. Bankaya göre küresel ekonomik büyümeye dair endişeler ve üretim faaliyetlerindeki zayıflama, gümüş fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor.
2026 yıl sonu ons gümüş tahmini: 90 dolardan 80 dolara revize edildi.
PLATİN VE PALADYUM: TAHMİNLER AŞAĞI ÇEKİLDİ
Commerzbank, sanayi sektöründe yaygın olarak kullanılan platin ve paladyuma yönelik beklentilerini de aşağı yönlü güncelledi. Banka, küresel büyümeye dair endişeler ve talep görünümündeki zayıflama nedeniyle her iki metal için de fiyat tahminlerini düşürdü.
2026 yıl sonu platin tahmini: 2.300 dolardan 2.100 dolara indirildi.
2026 yıl sonu paladyum tahmini: 1.800 dolardan 1.600 dolara revize edildi.
PİYASALARIN ODAĞINDA BÜYÜME VE FAİZ BEKLENTİLERİ VAR
Commerzbank’ın son tahmin güncellemeleri, değerli metallerdeki iyimser beklentilerin bir miktar zayıfladığına işaret ediyor. Analistler, önümüzdeki dönemde altın ve diğer değerli metallerin seyrinde küresel ekonomik büyüme verilerinin, sanayi faaliyetlerindeki görünümün ve merkez bankalarının faiz kararlarının belirleyici rol oynayacağını öngörüyor.