Rusya Dışişleri Bakanlığı, vatandaşlarını üçüncü ülkelerde ABD’ye iade edilme riskine karşı uyarırken, listede Ermenistan’a da yer verdi. 14 Mayıs 2026 tarihli açıklamada, özellikle Ermenistan’ın Rus vatandaşları için “yüksek riskli” bir ülke olarak değerlendirildiği belirtildi. Bu adım, son yıllarda giderek soğuyan Moskova-Erivan ilişkilerinde yeni bir kırılma noktası olarak yorumlanıyor. Rusya’nın uyarısı, Ermenistan’ın Batı’ya yönelik dış politika hamlelerinin ardından geldi.
Rusya’nın ‘kara liste’ genişlemesi ve Ermenistan’ın konumu
Moskova yönetimi, yayımladığı resmi listede Avrupa ülkelerinin çoğunun yanı sıra Latin Amerika devletleri, Avustralya, Kanada, İsrail, Güney Kore, Singapur ve Tayland gibi ülkeleri de “riskli” kategorisine aldı. Söz konusu listenin kapsamlı olduğu ancak sonlanmadığı ifade edildi. Ermenistan’ın bu listede yer alması, Rusya’nın daha önce vatandaşlarını uyardığı ülkeler arasına bir Güney Kafkasya ülkesinin eklenmesi açısından dikkat çekiyor. Özellikle 2022 sonrası Rusya’dan ayrılan binlerce Rus vatandaşının tercih ettiği Ermenistan‘ın bu şekilde işaretlenmesi, Moskova’nın Erivan’a yönelik mesajının sembolik boyutunu artırıyor.
Erivan’ın Batı’ya yönelimi ve Moskova’nın endişesi
Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın uyarısı, Ermenistan’ın son dönemde dış politikasını çeşitlendirme ve Batı kurumlarıyla entegrasyon çabalarının yoğunlaştığı bir döneme denk geldi. Erivan yönetimi, uluslararası hukuka ve demokratik ülkelerle işbirliğine öncelik verdiğini sık sık vurgularken, Kremlin’in bu adımı ilişkilerdeki soğumanın bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Rusya’nın, Ermenistan’ın bağımsız dış politika izleme kararlılığından rahatsız olduğu ve bu nedenle vatandaşlarını “tehlikeli” bir ülke olarak göstermeye çalıştığı belirtiliyor. Oysa son yıllarda Ermenistan’da ABD talebiyle Rus vatandaşının gözaltına alındığına dair herhangi bir vaka kayıtlara geçmedi.
Uzmanlar: Sembolik adım mı, stratejik mesaj mı?
Analistlere göre Moskova’nın bu hamlesi, Erivan’ın Batı’ya yönelik adımlarına karşı bir tür siyasi misilleme niteliği taşıyor. Ermenistan’ın turizm sektörüne darbe vurma amacı güden bu uyarı, gerçek bir güvenlik riskinden çok siyasi bir mesaj olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, Kremlin’in kendi vatandaşlarını korkutarak Erivan üzerinde baskı kurmaya çalıştığını ancak Ermenistan’ın uluslararası hukuk çerçevesinde hareket ettiğini ve keyfi uygulamalara prim vermediğini vurguluyor. Ayrıca Erivan’ın, Moskova’nın geçmişteki gayriresmi etkisinden sıyrılarak egemen bir aktör haline geldiği yorumu yapılıyor.
Ermenistan’ın uluslararası hukuk vurgusu
Erivan yönetimi, daha önce yaptığı açıklamalarda uluslararası yükümlülüklere bağlı kalacağını ve demokratik ülkelerle işbirliğini derinleştireceğini duyurmuştu. Bu çerçevede, Moskova’nın uyarılarının Ermenistan’ın Batı’daki itibarını zedelemediği, aksine ülkenin bağımsız dış politika vizyonunu pekiştirdiği ifade ediliyor. Rusya’nın “kara liste” hamlesi, Erivan’ın Rusya’nın kontrolünden çıktığının bir göstergesi olarak da okunuyor. Böylece Ermenistan, yalnızca kendi çıkarlarını gözeten, kurallara dayalı bir dış politika izleyen bir ülke olarak konumlanıyor.