Sualtı arkeoloğu Alexandre Monteiro, Portekiz kıyılarında, 22 ton altın ve gümüş taşıyan efsanevi İspanyol kalyonuyla birlikte 250’si hazine dolu olan binlerce batık gemiyi tespit etti. Bu keşif, tarihin en büyük sualtı keşiflerinden biri olarak değerlendiriliyor. Ancak, bu değerli deniz mirası, define avcıları, modern yapılaşma ve doğal erozyon tehditleri altındadır ve Portekiz’in bu hazineleri korumak için acil bir planı bulunmamaktadır.
Monteiro’nun titiz arşiv araştırmaları ve dalışları sonucunda, Portekiz sularında toplam 8.620 batık gemiden oluşan geniş bir veritabanı oluşturuldu. Bu batıklardan en az 250’sinin, Keşifler Çağı’na ait altın, gümüş ve diğer paha biçilmez eserler taşıdığı doğrulandı. Fırtınalar, savaşlar ve korsanlık nedeniyle batan bu gemiler, Portekiz’in denizcilik tarihinin sessiz tanıkları olarak Atlantik’in derinliklerinde yer almaktadır.
Dört Yıllık Araştırmanın Keşfi
Bu keşfin en dikkat çekici parçası, 1589’da batan ve resmi kayıtlara göre 22 ton değerinde altın ve gümüş taşıyan İspanyol kalyonu Nossa Senhora do Rosário’dır. Monteiro, bu gemiyi bulabilmek için dört yıl boyunca arşivleri incelediğini belirtiyor: “Bu geminin tarihini inceledim; hatta kaptanın annesinin adını bile biliyorum,” diyor. Dört yıllık araştırmanın ardından, yaptığı ilk dalışta geminin enkaz noktasını bulmayı başardığını ifade ediyor.
Bu keşif, eski deniz arşivlerinde belgelenmiş diğer hazine gemilerinin de okyanusun altında keşfedilmeyi beklediğinin en büyük kanıtı olarak öne çıkıyor.
Yağmalanmasından Korkuyorlar
Ancak, bu tarihi keşif aynı zamanda acil bir uyarı niteliği taşıyor. Monteiro, Portekiz’in bu tarihi alanları koruyacak uygun bir plana sahip olmadığından endişeli. “Hazinelerle dolu 250 gemi var ve bir gün, bir liman çalışması sırasında bunlardan biri bulunacak. Ama böyle bir bulguyu korumak için acil bir planımız yok,” diye belirtiyor.
Hükümet müdahalesi olmadan, bu paha biçilmez miras üç önemli riskle karşı karşıya:
Define avcıları: Yetkisiz kurtarma ekipleri, tarihi eserleri yağmalayarak geri dönülmez hasarlar verebilir.
Kıyı geliştirme projeleri: Liman genişletmeleri ve sualtı sondajları gibi inşaat faaliyetleri, batık alanlarının kazara yok edilmesine sebep olabilir.
Doğal erozyon: Okyanus akıntıları ve fırtınalar, arkeologların inceleme fırsatı bulamadan bu batıkların daha fazla hasar görmesine yol açabilir.
Monteiro, bu değeri yüksek mirasın yok olmasını önlemek için acil eylem çağrısında bulunuyor. Arkeolog, Portekiz hükümetinin tarihi batıklar için deniz koruma bölgeleri oluşturması, sıkı düzenlemeler uygulaması ve sualtı araştırmalarını finanse etmesini talep ediyor.
Monteiro’nun çalışmaları, Portekiz sularının altındaki bu büyük hazinenin varlığını ortaya koydu; ancak onu gelecek nesiller için koruma yarışı daha yeni başlıyor.