Avrupa Birliği (AB), on yılı aşkın bir süredir üzerinde çalıştığı dijital sınır kontrol sistemi “Giriş-Çıkış Sistemi (EES)”ni 12 Ekim 2025 itibarıyla yürürlüğe soktu. Yeni uygulama ile birlikte, pasaportlara damga basma uygulaması sona eriyor; bunun yerine, yolcuların biyometrik verileri parmak izi ve yüz tanıma sistemleriyle kayıt altına alınacak. Uzmanlar, sistemin ilk günlerinde havaalanları ve tren istasyonlarında uzun bekleme sürelerinin yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
PASAPORTA DAMGA YOK, YÜZ TARAMASI VAR
AB’ye giriş yapacak yolcular artık biyometrik verileri parmak izi ve yüz fotoğrafı ile kaydettirecek. Bu durum, sınır kapılarında pasaport damgalama işlemlerini tamamen ortadan kaldırıyor. Yeni sistem, AB’ye kısa süreli giriş yapan yolcuların, ülkede ne kadar süre geçirdiklerini otomatik olarak izleyecek ve vize süresini aşan ya da izinsiz kalan yolcuları anında tespit edecek. Kısa süreli ziyaret tanımı ise 180 gün içinde en fazla 90 gün olarak belirleniyor.
TÜRK VATANDAŞLARI DA ETKİLENECEK
Sistem, Türkiye dahil AB dışından gelen tüm yolcuları kapsıyor. Vizesi olan Türk vatandaşları da Avrupa’ya girişte parmak izi ve yüz tanıma sisteminden geçecek. Ancak, Kıbrıs Cumhuriyeti ve İrlanda, Schengen bölgesi dışında kaldıkları için uygulamanın dışında tutulacak. Toplanan veriler, İzlanda, Norveç, İsviçre ve Lihtenştayn gibi Schengen üyesi ülkelerde de kullanılacak ve üç yıl boyunca saklanacak. AB yetkilileri, biyometrik veri toplama sürecinin ilk kayıt sırasında zaman alabileceği, ancak sonraki seyahatlerde işlemlerin daha hızlı gerçekleştirileceğini ifade ediyor.
KUYRUK ENDİŞESİ: HAVALİMANLARI TEDİRGİN
Yeni sistemin en çok tartışılan yönü yoğunluk riski. Avrupa’nın en yoğun havalimanlarında parmak izi ve yüz taraması sürecinin uzaması, uzun bekleme kuyruklarına yol açabilir. Fransa ve Almanya gibi büyük ülkeler, başlangıçta sınırlı sayıda kontrol yaparak sistemi kademeli olarak devreye sokacak. Estonya ve Lüksemburg ise sistemi ilk günden itibaren tam kapasiteyle uygulama kararı aldı. Hırvatistan’da veri toplama süresi başlangıçta günde 4 saat olacak ve Aralık ayından itibaren 12 saate çıkacak. Slovenya da bazı sınır kapılarında sistemi aşamalı olarak uygulayacak.
“PASAPORTUN GERÇEK SAHİBİNİ DOĞRULAYACAK”
Avrupa Parlamentosu raportörü Assita Kanko, yeni sistemin sahte pasaport kullanımını önlemeyi hedeflediğini belirterek, “Bu sistem, pasaportu taşıyan kişinin gerçekten o kişi olduğunu doğrulama imkânı sağlayacak. Büyük sistemlerde başlangıçta bazı aksaklıklar olabilir ama kademeli geçiş planı bu riskleri azaltacak,” dedi. Kanko, yaşanacak yoğunluk veya teknik sorun durumunda, yerel sınır görevlilerinin sistemi geçici olarak devre dışı bırakabileceğini de ekledi.
DÜZENSİZ GÖÇE KARŞI YENİ HAMLE
Avrupa Komisyonu, EES sisteminin düzensiz göç ve vize suistimallerini önlemeye yardımcı olacağını vurguladı. Fransa İçişleri Bakanlığı’na göre, sistem sayesinde kısa süreli turist vizesi ile girip sonradan oturma izni başvurusu yapan kişilerin hareketleri de izlenebilecek. Ayrıca, iltica başvurusu reddedilen kişilerin Schengen Bölgesi’ni terk edip etmediği de bu sistemle takip edilebilecek.
SONRAKİ ADIM: ETIAS GELİYOR
EES sistemi, Avrupa’nın bir sonraki dijital sınır planı olan ETIAS (Avrupa Seyahat Bilgileri ve Yetkilendirme Sistemi) için de zemin hazırlıyor. ABD’nin ESTA sistemine benzeyen bu uygulama, gelecek yıl devreye alınacak. ETIAS kapsamında, vizesiz seyahat hakkı bulunan ülkelerin vatandaşları Avrupa’ya gitmeden önce çevrimiçi form dolduracak, 20 euro ücret ödeyecek ve onay bekleyecek. ETIAS izni bulunmayan yolcular, uçuşa alınmayacak veya Schengen sınırında geri çevrilecek.
10 YILLIK BEKLEYİŞ SON BULDU
AB, EES’yi yaklaşık on yıldır planlıyordu ancak sistem, pandemi ve teknik sorunlar nedeniyle birkaç kez ertelendi. Yeni uygulama ile birlikte Avrupa Birliği, dijital sınır güvenliği konusunda tarihi bir dönüşüm gerçekleştirmiş oldu. Yetkililer, “Amaç, güvenliği artırmak; ancak bekleme süreleri kısa vadede artabilir,” diyerek seyahat edecekleri sabırlı olmaya çağırıyor.