Rusya’da bütçe açığının derinleşmesi, yetkilileri geleneksel vergi toplama yöntemlerinin ötesine geçen radikal bir sisteme yönlendiriyor. 2027 yılında yürürlüğe girmesi planlanan yeni mekanizma, Federal Vergi Servisi’ne (FNS) mallar için asgari fiyat belirleme ve bu fiyatlar üzerinden katma değer vergisi (KDV) tahsil etme yetkisi verecek. Rus medyasında yer alan bilgilere göre, sistemin geliştirilmesi ve uygulanması için vatandaşların ödediği vergilerden yaklaşık 6 milyar ruble ayrılacak.
Planlı ekonomi dönüşünün vergi ayağı
Yeni sistem, Rusya’da giderek daha fazla planlı ekonomi özellikleri gösteren bir yönetim anlayışının vergi boyutunu oluşturuyor. Mevcut uygulamada gümrük işlemlerinde kullanılan yöntem, iç ticarete de uyarlanacak. Federal Vergi Servisi, oluşturulacak veri tabanındaki asgari fiyatlar üzerinden KDV hesaplayacak. İşletmeler malları bu fiyatların altında satmış olsa dahi, vergi yükümlülüğü devletin belirlediği referans değerler üzerinden oluşacak. Gerçek satış fiyatı ile veri tabanındaki fiyat arasındaki fark, işletme tarafından bütçeye ek ödeme olarak aktarılacak.
Uzmanlar, sistemin perakende ticaretin dinamiklerini dikkate almadığına dikkat çekiyor. İndirimli satışlar, sezon sonu temizlikleri, stok eritme kampanyaları veya bozulma riski taşıyan ürünlerdeki fiyat düşüşleri, vergi hesaplamasında göz ardı edilecek. Vergi idaresinin veri tabanı, gerçek piyasa koşullarını yansıtmaktan uzak, “hastanedeki ortalama sıcaklık” benzetmesi yapılan bir yapıya sahip olacak.
Küçük ölçekli işletmeler için varoluşsal tehdit
Yeni vergi düzenlemesinden en çok etkilenecek kesim, düşük kar marjıyla çalışan küçük ve orta ölçekli işletmeler olacak. Mahalle bakkalları, lokal distribütörler ve düşük kârla yüksek hacimli satış yapan işletmeler, sistem karşısında savunmasız kalacak. Vergi Servisi’nin veri tabanındaki fiyatların piyasa değerlerinden %20-30 daha yüksek olması durumunda, bu farkı karşılamak için işletmelerin ya öz kaynaklarını kullanması, ya fiyatları artırması ya da faaliyetlerini sonlandırması gerekecek.
Büyük perakende zincirleri ve holdingler ise hukuk departmanları, lobi faaliyetleri ve devlet kurumlarıyla olan bağlantıları sayesinde bu sisteme uyum sağlama kapasitesine sahip. Bu durum, piyasada adaletsiz bir rekabet ortamı yaratırken, küçük oyuncuların tasfiyesiyle sonuçlanabilecek.
Tüketici enflasyonuna doğrudan etki
Sistemin en belirgin makroekonomik sonucu, tüketici fiyatları üzerinde oluşturacağı yukarı yönlü baskı olacak. İşletmeler, hayali gelirler üzerinden hesaplanan vergi yükünü karşılayabilmek için satış fiyatlarını artırmak zorunda kalacak. Özellikle gıda, temizlik ürünleri ve günlük tüketim malları gibi temel ihtiyaç kalemlerindeki fiyat artışları, hane halkı bütçelerini doğrudan etkileyecek.
Vergi idaresinin keyfi fiyat belirleme yetkisi, enflasyon verilerinin gerçek piyasa dinamiklerini yansıtmasını da zorlaştıracak. Devlet istatistik kurumlarının açıkladığı enflasyon oranları ile tüketicilerin market raflarında karşılaştığı fiyatlar arasındaki makasın daha da açılması bekleniyor.
Ekonomistlerden ters tepki uyarısı
Finansal analistler ve ekonomistler, yeni sistemin bütçe gelirlerini artırmak yerine azaltabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. İflas eden veya kayıt dışı ekonomiye geçen işletmelerin sayısındaki artış, devletin düzenli vergi geliri elde ettiği mükellef tabanını daraltacak. Sistemin uygulanması için ayrılan 6 milyar rublelik kaynağın verimli kullanılamaması da bütçe açığı üzerinde ek baskı oluşturacak.
İşletmeler üzerindeki vergi yükünün artması, yatırım kararlarını olumsuz etkileyerek ekonomik büyümeyi yavaşlatacak. Yabancı yatırımcılar için ise keyfi vergi uygulamaları, Rusya’nın risk profilini yükselten bir faktör olarak değerlendirilecek. Moskova yönetiminin kısa vadeli bütçe ihtiyaçları nedeniyle uzun vadeli ekonomik istikrarı tehlikeye attığı eleştirileri giderek güçleniyor.
Yapısal dönüşümün vergi boyutu
Yeni vergi mekanizması, Rus ekonomisinin son yıllarda yaşadığı yapısal dönüşümün bir parçası olarak değerlendiriliyor. Uluslararası yaptırımlar ve artan savunma harcamaları nedeniyle daralan bütçe gelirleri, yetkilileri geleneksel olmayan maliye politikalarına yönlendiriyor. Devletin fiyat belirleme yetkisini genişletmesi, piyasa ekonomisi ilkelerinden planlı ekonomi uygulamalarına doğru kayışın somut göstergelerinden biri olarak yorumlanıyor.
Vergi idaresinin merkezi veri tabanı, sadece KDV tahsilatı için değil, ilerleyen dönemde diğer vergi türleri için de referans kaynak olarak kullanılabilecek. Bu durum, Rusya’da devlet-piyasa ilişkilerinin yeniden tanımlandığı daha kapsamlı bir dönüşüm sürecinin habercisi olarak görülüyor. Küresel ekonomi çevreleri, Moskova’nın bu radikal vergi reformunun diğer gelişmekte olan ekonomiler üzerindeki etkilerini yakından izliyor.