Nestle, Su Birimini Satışa Çıkardı
Financial Times’ın haberine göre, Nestle, aralarında San Pellegrino ve Perrier gibi prestijli markaların bulunduğu su birimini %50 pay ile satışa sunma kararı aldı. Gelişen ihalede, bu birime biçilen 5,5 milyar euroluk değerleme, Türkiye’nin ekonomisinde önemli bir yer tutan şirketlerin piyasa değerleriyle kıyaslandığında dikkat çekici bir dengesizlik ortaya koyuyor.
Türk Şirketleri ‘Uygun Fiyattan’ Değerleme Alıyor
Haber Hürriyeti’nden Ercan İnan’ın vurguladığı bu karşılaştırma, Türk şirketlerinin gerçek potansiyellerinin altında değerlendirildiğini yeniden gündeme taşıyor. Nestle’nin su birimi, 2025 yılında 1,1 milyar euro ciro ve yaklaşık 126 milyon euro kâr üretirken, 5,5 milyar euro piyasa değeri üzerinden değerlendiriliyor. Bu durumda, birimin kârının 43,5 katına değer bulduğu görülüyor. Diğer taraftan, Türkiye’nin teknoloji grubu Turkcell’in piyasa değeri 5,2 milyar dolar, Anadolu Efes’in değeri 2,2 milyar dolar ve Arçelik’in piyasa değeri ise 2 milyar dolar seviyelerinde kalıyor. Bu kapsamda, Nestle’nin su markaları, Türkiye’nin en büyük iletişim ve sanayi şirketlerinden daha yüksek bir piyasa değerine sahip.
Şirketlerin Değeri Değil, Ülke Riski Fiyatlanıyor
Analizlerde dikkat çeken bir diğer unsur ise, bu düşük değerlemelerin nedeninin şirket yönetimleri değil, Türkiye’nin genel “marka değeri” olduğu belirtildi. Hukuk sistemi, vergi düzenlemeleri, ekonomik durum ve jeopolitik riskler gibi faktörler, büyük şirketlerin değerini olumsuz etkiliyor. Uzmanlara göre, eğer Turkcell bir Alman şirketi olsaydı, mevcut verilerle piyasa değeri 20 milyar doları aşabilirdi. Ancak Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik durum, büyük firmaları küresel rakipleri karşısında dezavantajlı bir konuma itiyor.
Devlet Yönetiminin Önemi Vurgulanıyor
Analizde, geçmiş dönemlerdeki istikrarın Türk bankalarına yabancı yatırımcı çektiği hatırlatılarak, mevcut durumun “moral bozucu” olduğu ifade ediliyor. Sonuç olarak, Türkiye’deki şirketlerin piyasa değerlerinin hak ettiği seviyeye ulaşması için devlet yönetiminin atacağı adımlar belirleyici olacak. Ankara’nın hukuk ve ekonomi alanında gerçekleştireceği başarılı hamlelerin, Türk devlerini piyasada daha rekabetçi hale getirmesi bekleniyor.