Trump’ın Siyasi Sonu: Azil İhtimali Yüzde 67’ye Ulaştı

Trump’ın Siyasi Sonu: Azil İhtimali Yüzde 67’ye Ulaştı

İran savaşı 4. haftasına girerken, ABD Başkanı Donald Trump için tehlike çanları çalmaya başladı. Eski Cumhuriyetçi Kongre çalışanı ve jeopolitik analist Brandon Weichert, Trump’ın “Operation Epic Fury” (Destansı Öfke) operasyonunun onun siyasi geleceğini tehdit ettiğini savundu. Weichert’e göre, küresel elitler Trump’ı savaşa soktu ve şimdi popülaritesini bitirerek onu görevden almak üzere harekete geçmeye hazırlanıyor.

“GEORGE W. TRUMP” BENZETMESİ

Trump’ın geniş bir kitleyi arkasında toplayan etkileyici kimliğinin yok olduğuna dikkat çeken Weichert, çarpıcı bir benzetmede bulundu:

“Yaşamım boyunca gördüğüm en iyi üç kampanyacıdan birini aldılar ve onu George W. Bush’a dönüştürdüler. Tabanının en az yarısını kendisine küstürdüler. Cumhuriyetçilerin bu çöküşünün sorumluluğu tamamen Trump’a kesilecek.”

“AZİL KAPIDA: YÜZDE 67 İHTİMAL!”

Analiz piyasalarındaki veriler, Trump’ın görevden azledilme ihtimalinin yüzde 67 seviyesine yükseldiğini gösteriyor. Weichert, Demokratların planlarını ifşa ederek şu ifadeleri kullandı:

“Önce onu ülke turuna çıkararak ‘Bakın, kararları yüzünden ne kadar popülaritesini kaybetti’ diyecekler. Bu, elitlerin son alaycılığı olacak. Ardından düğmeye basacaklar ve Trump bu kez gerçekten görevden uzaklaştırılacak.”

“MAVİ TSUNAMİ” GELİYOR

İran savaşının yol açtığı akaryakıt zamları ve ekonomik kriz, 2026 ara seçimlerinde Demokratların ezici zaferiyle sonuçlanacak bir “Mavi Tsunami” yaratacağı öngörülüyor. Temsilciler Meclisi’nin kontrolü el değiştirirse, Trump’ın “hatalı savaş kararları” gerekçe gösterilerek azil sürecine girmesi bekleniyor.

Kaynak: Bu haber, Brandon Weichert’in 26 Mart 2026 tarihli açıklamaları ve güncel analiz piyasası verileri ışığında hazırlanmıştır.

Yorum ekle

Your email address will not be published.

Kaçırmayın

Çifte standart: ABD nükleer enerjide kendi çıkarlarını savunuyor

Çifte standart: ABD nükleer enerjide kendi çıkarlarını savunuyor

Amerika Birleşik Devletleri’nin nükleer politikalarındaki “çifte standart” bu kadar net bir şekilde…