Londra’daki Doğa Tarihi Müzesi’ndeki uzmanlar, uzun süredir peşinden koştukları gizemli mavi taşın sırlarını nihayet çözdü. Hikaye, 1995 yılında yayıncı ve jeolog Anna Grayson’ın üçgen biçimindeki parlak mavi minerali müzeye getirmesiyle başladı. Dr. Gordon Cressey liderliğindeki ekip, bu taşın kimliğini belirlemek için yoğun bir araştırma sürecine girdi.
Grayson, taşı 1980 yılında Fas’ın Fes kenti yakınlarındaki bir tezgahtan satın almıştı. Satıcı, mineralin “lapis lazuli” olduğunu iddia etse de Grayson şüphe içerisindeydi. Müzenin halka açık bir etkinliğinde uzmanlara danıştığında, araştırmacılar taşın kimliğini doğrulamak için tam bir yıl harcadı ve bunun tamamen yeni bir mineral türü olabileceğini öne sürdü.
“AERİNİT” OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI
Gizemi çözmek için gelişmiş teknolojiler devreye girdi. Senkrotron X-ışını analizi, taşın aslında 1876’da tanımlanan “aerinit” olduğunu ortaya çıkardı. Yunanca “mavi gökyüzü” anlamına gelen bu mineral, rengini demir atomları arasındaki elektron transferinden alıyor.
Aerinitin büyüleyici mavisi, milyonlarca mikroskobik kristal lif tarafından oluşturuluyor. Bu lifler, ışığı çeşitli açılarda yansıtarak taşın bazen renksiz, bazen de canlı mavi tonlarında görünmesini sağlıyor.
MÜZE KOLEKSİYONUNA EKLENDİ
30 yıl süren analizlerin ardından bu özel örnek, nihayet müze koleksiyonuna katıldı. Dr. Paul Schofield, çalışmanın yalnızca bir minerali tanımlamakla kalmayıp, müzedeki diğer isimsiz örneklerin sınıflandırılmasına da katkı sağladığını belirtti. Artık bu mavi taş, Doğa Tarihi Müzesi’nin mineral galerisinde ziyaretçilere ücretsiz olarak sunuluyor.