Marshall Adaları, Nükleer Atıkla Yüzleşiyor
Marshall Adaları, ABD’nin 1950’lerde gerçekleştirdiği nükleer denemelerin kalıntılarıyla boğuşuyor. Pasifik Okyanusu ortasında yer alan “cennet” olarak bilinen bu bölgede, Runit Kubbesi, iklim değişikliği ve yükselen deniz seviyeleri nedeniyle ciddi bir tehdit oluşturuyor.
18 KİLOTONLUK NÜKLEER TESTTEN SONRAKİ TEHLİKE
Olaylar, 1958’de ABD ordusunun Enewetak Atolü’nde “Kaktüs” kod adlı 18 kilotonluk nükleer test yapmasıyla başladı. Bu test, adanın zemininde büyük bir krater oluşmasına neden oldu. 1970’lerin sonlarına gelindiğinde, ordunun bu bölgedeki nükleer atıkları temizlemek amacıyla topladığı 120 bin tondan fazla radyoaktif toprak ve moloz, bu kraterin içine boşaltıldı.
BETON KUBBE: GEÇİCİ ÇÖZÜM, KALICI TEHLİKE
1977-1980 yılları arasında inşa edilen 115 metre genişliğindeki beton kubbe, kalıcı bir çözüm olarak değil, geçici bir önlem olarak planlandı. Uzun yıllar boyunca varlığını sürdüren ve binlerce yıl yok olmayan ölümcül plütonyum barındıran iç yapısının, geçirimli bir mercan tabakasının üzerine inşa edilmesi, durumu daha da tehlikeli hale getirdi.
YÜKSELEN DENİZ SEVİYESİ, ÇATLAYAN KUBBE
Günümüzde, beton kubbenin fiziksel durumu uzmanların en büyük korkusu haline gelmiş durumda. 50 yıllık yapıda büyük çatlaklar oluşmuşken, Columbia Üniversitesi’nden kimyager Ivana Nikolic-Hughes, 2018’de bu çatlakları doğrudan gözlemledi. Küresel ısınma nedeniyle yükselen deniz seviyeleri, kubbenin altındaki gözenekli yapıya sızarak radyoaktif maddeleri okyanusa aktarmaya başladı.
GELECEK KAYGI VERİCİ
Woods Hole Okyanusbilim Enstitüsü’nden Ken Buesseler, mevcut sızıntının “nispeten küçük” olduğunu ifade etse de, deniz seviyesindeki yükseliş ve fırtınaların mevcut durumu ciddi bir şekilde etkileyebileceği konusunda uyarıda bulundu. 2024’te yayımlanan bir rapor, şiddetli bir fırtınanın kubbedeki radyoaktif maddeleri tüm atol boyunca yayabileceğini kanıtladı.